1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Türk Tarzı Oyun Pratiğinden Zihinsel Olarak Kopmak Gerekir.
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Türk Tarzı Oyun Pratiğinden Zihinsel Olarak Kopmak Gerekir.

A+A-

 

Futbol oyun pratiği benim için öncelikli olarak bir mimaridir. Alan, zaman ve 11 kişilik insan kaynağıyla inşa edilen bu mimari, dinamik yapısıyla zihnin hayal edebileceği her türlü geometri şekillerinde form bulabilir. Ve hiç kimse kusura bakmasın sonsuz derecede alternatifi olan söz konusu geometrik formları da bulmak teknik adamın biricik görevidir. Bana kalırsa, bir teknik direktör olarak onun en esaslı varlık nedenidir. Bir teknik direktör ne iş yapar sorusunun karşılığı budur; Alanı, zamanı ve üçünü değiştirme hakkıyla on bir kişilik oyuncu gurubuna bir oyun kurgulayıp tasarlamak ve o oyunu oynamak için geometrik formlar üretmek.

Ben yeteneğe inanmam. Yetenek denilen şey çok çalışarak, çok tekrar yaparak bedenimizin aldığı bir tür formdur. Bedenimizin, amaç olarak önümüze koyduğumuz faaliyeti yapmak için, daha doğru bir deyimle en uygun ve en eksiksiz şekilde yapmak için, çok çalışarak kazandığı otomatik hale gelme halidir.  Prensip olarak sahaya çıkmaya hak kazanmış olan her oyuncu yetenekli olması gerekir. Ve her oyuncu yeteneğine göre tasarlanmış olan o kurgusal oyunda yerini almalıdır. Buraya kadar olan hiçbir şeyde bir olağanüstülük yoktur. Bir oyuncu yetenekli olduğu için ona futbolcu deriz. Yetenekli olduğu için tasarladığımız oyunun bir parçasıdır.

Ama Türkiye de işler böyle yürümüyor. Daha da ilginç olanı hiç kimse neden işlerin böyle yürümediğini de sormuyor. Aradan tam bir yüzyıl geçmesine rağmen hala eski tarz Türk futboluna hakimse, hiç kimsenin soru sormadığı ya da mevcut durumu gözden geçirme ihtiyacı duymadığı kolayca anlaşılıyor.

Türk tarzı oyun pratiğinin iki büyük arızası var. Birincisi, teknik direktörlüğün bir meslek olduğu yeterince anlaşılabilmiş değil. Bütün teknik direktörler eski futbolcu ve salt kendi deneyimlerinden besleniyorlar. Bir parça Abdullah Avcıyı bu kervandan ayırsak bile, tanımlamamıza helal gelmiyor. Çünkü Abdullah Avcı hem yeni hem de görece yalnız başına.

İkincisi, Türk futbolu gözlerini yetenek meselesiyle kör etmiş durumda. Oyuncunun yetenekli olması öyle abartılmış ki, sanki yetenek her şeyin çözümüdür. Oysa futbol oyunu, ilke olarak daha çok yetenek gerektirmeyen işlere muhtaç. Yetenek fetişizmi öyle bir hal almış ki, teknik direktörler bile her şeyi, yetenekli olan oyuncunun ayak bileklerine bağlamış.

  Oysa yetenekli olan tek şey ya da yetenekli olması beklenilen tek, inşa edilen oyundur. Tek bireyin değil toplam oyuncu gurubunun total yeteneğidir burada ima edilen. Futbol, ölçülebilir bir oyun olduğu için, kesinliğe yakın bir şekilde yorumlanabilir. Ölçülebilen her şey gibi, futbol oyunu da, enin de sonun da öngörülen sonuçları doğurur.

Kürtlerin Türk tarzı oyun pratiğinden öğrenebileceğim hiçbir şey yoktur. Kaos ve belirsizlik dışında Türk tarzı oyun pratiği hiçbir şey vaat etmiyor. Kaos ve belirsizlik iş yapmak isteyenin değil, iş yapıyormuş gibi duranın umut edeceği bir vaziyet.

Kürt futbolu üstüne kafa yoranların bakacağı yerler İspanya, İtalya ve İngiltere’dir. Sistem ve ekol için en uygun ülkeler burasıdır. Çünkü bu ülkelerde futbol esas yaratıcılarına doğru bir hak teslimi süreci yaşıyor.  Oyuncuyu tahtından indirip yerine teknik adamı koyan bir süreç başlamış durumda. İngiltere hariç bu ülkelerde transfer çılgınlığı artık yaşanmıyor. Hiç kimse elindeki parasını oyunculara dağıtmıyor; tam tersine bir fikri, bir felsefesi ve kafasında bir oyun tarzı olan teknik adamlar rağbet görüyor.

Oyuncu yetiştirmek en az yarışmacı hazır takım kadar değer görüyor. Hiç kimse oyuncu yetiştirmeyi yarışmacı takımın sorunu olarak görmüyor. Bu iki alan birbirinden bıçakla kesilmiş gibi ayrı duruyor. Çünkü oyuncu yetiştirmek çok değerli bir şey ve uzun zaman istiyor. Bu iş yarışmacı olan takımın altından kalkabileceği bir iş değil. Herkes ciddiyetle işini yapıyor. Oyuncu yetiştirmeye ciddi zaman ve para ayırmayan takımların artık geleceği yoktur. Bu iki ayrı kulvarda var olmak futbol kulüplerinin birincil sorunsalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar