1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Taraftar Olmak Ne Demektir.
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Taraftar Olmak Ne Demektir.

A+A-

 

Hemen kafadan bodoslama konuya gireyim; ‘’ Vur,Kır,Parçala,Bu Maçı Al’’ diyen guruh taraftar filan değildir. Taraftarlık kisvesi altında her türlü Vandallığı yapmaya arzulu bir seviyesizliktir. Esasen Bu slogan, çakma Holigan Türklerden aşırılan, takid ve beş para etmez bir ifade biçimidir. Bu sloganı daha maç başlamadan söylemeye başlayanların futbola, oyuna saygısı yoktur. Topa, saygısı yoktur. Kendi takıma saygısı yoktur. Rakibe saygısı yoktur. Esasen bu slogan saygısızlığın taa kendisidir. 

Böyle düşünen ,böyle bağıran topluluklar asla taraftar kimliği kazanamazlar. Bunların ikinci icraatı sahaya her türlü maddeyi fırlatmaktır. Maçın gidişatına, oyunun ritmine bakmaksızın maçı sabote eden insansı varlıklardır. Maç, oyun umurlarında bile değildir. Varsa yoksa o an bedenlerini ele geçirmiş, baldan tatlı öfkeleridir. 

Tam yüz yıldır Türk futbol taraftarı böyle davranıyor. Peki bir sonuç elde edildi mi? Türk futbolu gelişti mi? Türk futbolu dünyada saygın bir yer edindi mi? Hayır. Tam tersine Türk futbolu gerilemeye devam ediyor. Elbette bunu tek sebebi taraftar değil. Ama eğer taraftar böyle davranmasa, taraftar oyuna saygı duysa, Kötü futbol ve oyunu protesto etse, her takım kendini değiştirmek zorunda kalır. Taraftarın böyle bir gücü var. 

Bu guruhun yaptığı üçüncü icraat stadyum malzemesine zarar vermektir. Özellikle oturma alanlarını parçalamaktır. Bunun tek anlamı var, kendi takımına düşmanlık. Sanki bu vandallığın bedeli kendi takımından tahsil edilmiyormuş gibi. Sanki kırk döktüğü şeylerin parasını kendi cebinden ödüyormuş gibi. Bu insanlar bilerek isteyerek takımlarına büyük zarar veriyorlar. 

Gerçek taraftarlığın bunun hiçbir ilgisi yoktur. Gerçek taraftar futbolu sevendir. Oyuna saygı duyandır. Rakibine saygı duyandır. Gerçek taraftar kendi takımı ile ilgilidir. Oyunun içine girer, oyuncusu ile birlikte hareket eder. Kendi takımını teşvik eder. Rakip üstünde centilmenlik sınırları içinde kalarak psikolojik baskı kurar. Oyunu çok iyi takip eder, oyun üstünlüğünün takımına geçmesi için onu şarkı, slogan ve söylemleriyle motive eder. 

Gerçek taraftar sonuçla pek ilgilenmez. Onu ilgilendiren takımının oyunudur. Takımı oyunun hakkını veriyorsa coşkuyla destekler. Takımı güç anlar yaşıyorsa sevgiyle merhametle onları teşvik eder, motive eder, kucaklar. Futbol oyunu üç neticeli bir oyundur. Dünyanın hiçbir takımı yenilmez değildir. Yok böyle bir şey. Her takım yenilir. Her takım maç içinde güç durumlara düşer, gol yer ve yenilir. 

İşte burada aklı başında, kendine ve takımına güvenen vakur taraftar, şefkatle kendi takımına sahip çıkar ona sarılır. Kendi takımının sorunlarını çözmesi için sabırla bekler. İlgisini, alakasını hiç kesmez. 

Gerçek taraftarların kendi özgün şarkıları olur. Hakikive onların kültürünü yansıtan tezahürat ve sloganları olur. Hakiki taraftar başka taraftar guruplarını taklit etmez. Eğer herkesin kullandığı tezahürat ve sloganları kullanıyorsanız, sizin kimliğiniz ve özgünlüğünüz nerede kalır. Sizi diğer taraftar guruplarından ayıran ne olur. Hiç. Kocaman bir hiç.. 

Hiçbir taraftar haklı değildir. Futbol oyunu haklılık haksızlık meselesi de değildir. Neyin hakkı? Ne veriliyor ne isteniyor? Taraftarlık gönüllü bir faaliyet değil mi? Peki gönüllü yapılan faaliyetler ne zamandan beri karşılığı beklenilen faaliyetler oldu?  

Dünya Türkiye’den ibaret değil. Dünyaya dönün yüzünüzü. Bakın oralarda taraftar neler yapıyor? Liverpool taraftarına bakın. Man-City, Paris, Atletico Madrit, Atletico Bilbao, Barselona taraftar guruplarını inceleyin. Göreceksiniz ki, buralarda taraftarlık bir sosyal statüdür. Taraftarlık, futbolu ve oyunu sevmektir. Taraftarlık, kendi takımını baskı altına almak değildir. Taraftarlık, özgün tezahürat biçimleriyle takımına enerji yüklemektir. 

Bu ülkelerde taraftar özgür ve organizedirler. Yayınlar çıkarırlar. Basın bültenleri hazırlarlar. Kendi anadilleriyle şarkılar besteleyip stadyumda hep birlikte icra ederler. Ve en önemlisi kendi takımlarının bileğini büken takımların başarısını alkışlamayı da bilirler. Böyle kompleksiz, böyle özgüvenli böyle adil ve adaletlidirler.

Önceki ve Sonraki Yazılar