1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Yoksa biz gerçek değil miyiz?
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yoksa biz gerçek değil miyiz?

A+A-

Ne siyasi parti liderlerinin
çizdiği pembe ya da kara tablolar,
ne de Avrupa Birliği'nin uzun ince yolu
günü kurtarma derdine düşmüş
vatandaşın gündemi.

O, karnının 
ne kadar doyduğuna göre 
şekillendiriyor yaşamını.
Ve içinde yer almadıkları
haber bültenlerini şaşkınlıkla izlerken,
başka dertleri dert edinen 
güzel insanları Türkiye'min 
bir teselli bulup,
kendince devam ediyorsa yoluna 
uzun uzun bilimsel açıklamalara 
gerek yok.

Söylemeden 
söylenerek yaşanan bir hayat bu.
Tehlike de oluşturmuyor artık karşıtlık.
Eskiden kahve duvarlarına 
asılı kalırdı sözler 
ya da sigara dumanı ile üfürülürdü dertler.
Şimdi sanal bir dünyada 
mastürbasyondan öte gitmeyen yazışmalarla 
sadece yalnız olmadığımızı görüyor,
bir şeyler yaptığımız kanısına varıyor
ve mutlu oluyoruz....

Başbakan bir şey söylüyor 
hep bir ağızdan 
“gündem değiştiriyor” diye bağırıp,
yazılarımızla değişmesine gündemin
destek oluyoruz...

Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Müyesser Yıldız
ve yüzlerce Silivri sakini 
neredeyse aileleri dışında,
unutuldu sanki.

“Düşünce özgürlüğü” olmayan bir ülkede 
ayrıntıdır diğer her şey.
“Korkularımızın sınırları”nın
müsaade ettiği oranda demokrat,
İstiklal Caddesi'nde 
Galatasaray'dan meydana yürüyecek kadar  
sıkı eylemcileriz hepimiz.

Haklı eylemlerinde işten atılan 
THY çalışanları için 
kaçımız kılını kıpırdattı?
İşe geri alınsınlar alınmasınlar
yaraya dönüştü.
Mücadele o konuda olumsuz kapanınca
hükümetin “gözdağı” operasyonu
“ileri demokrasi” tarihimize 
altın harflerle kazınmış oldu.

Hadi vatandaş kendi derdinde 
ve hükümet üyeleri gibi düşünüyor,
“kapıda bunca işsiz varken 
nankörlük ediyorlar” diye aldırmıyor.

Sendikaların aldırmazlığını 
aklınız alıyor mu?
“Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu”
peh peh peh, adı  büyük de,
küçücük bir iş yaptıklarını
gördünüz mü bu konuda? 
Varsa söyleyin, ayıp etmeyelim.
Eskiden tabela partileri vardı
şimdi tabela sendikaları oldu,
hepsi o...

Yani her şey 
“var mı var “cinsinden 
varlığını koruyor sanki.
Sorgulamaya başladım;
“biz ne kadar gerçeğiz” diye.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT