Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yıl 2002

A+A-

AKP iktidarının ilk günleri.
DYP döneminden tanıdığım Hüseyin Çelik Milli Eğitim Bakanı.
Telefon açtı,“%100 Eğitime Destek Kampanyası'nı başlatıyoruz” dedi
ve içeriğini açıkladı.

Proje vatandaşların
okul yaptırmasını teşvik ediyordu.
Yani yıllardır
Yol Hikayesi Bam Teli'nde
amaçladığım hedefe
çok uygundu.

Bakan incelik gösterdi,
büromuza kadar geldi.
Arkadaşlarımla birlikte
sabaha kadar çalışarak
bir de film hazırladık hatta.
Ertesi gün MEB Şûr'a Salonu'ndaki sunuşu da
ben yaptım.

Proje çok da başarılı oldu.
Bugün sayısını hatırlayamıyorum ama
çok sayıda derslik
ve okul yapıldı.
Okul yaptıran o güzel insanları
programıma da konuk ettim
çoğu kez.

Daha sonraları
Haydi Kızlar Okula Kampanyası başladı.
Kimin ya da hangi iktidarın yaptığı
önemli değildi benim için.
Kız çocuklarının okutulması için
Anadolu'da ilçe ilçe, köy köy
kaymakam ve MEB müdürleri ile
dolaştım.

Aldığımız her olumlu sonuç
bizi mutlu etti.
Rahmetli Türkan Saylan da
projede büyük çaba sarf ediyordu
ve birlikte çok çalışmalarımız oldu.
İki ay önce köyünden alıp geldiğimiz kızların verdiği röportajlarda
mükemmel konuşmaları hayret vericiydi.

Sadece MEB ile değil, Sağlık Bakanlığı'nın da
aşı kampanyasında aynı özveriyle çalıştım.
Çünkü benim için
bu ülke insanına yapılan her hizmet
geleceğe güvenle bakmamızın bir yoluydu.

Hatta bazı arkadaşlar bu tür insani projelere destek veriyorum diye
beni iktidar yanlısı olmakla suçladı.

Aradan yıllar geçti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
ameliyat sonrasında, nereden ve nasıl geldiği bilinmeyen
bir öneriyle, 4+4+4 sistemini önerdi.

Kısa sürede yasalaştı ve şimdi uygulamaya konuldu.
Ne gariptir ki, bu sisteme karşı çıkınca da, aynı Başbakan ve iktidar
neredeyse ben ve benim gibi düşünenleri, hainlikle suçladı.

Bu, Türk siyasi hayatının bir çıkmazı.
Kim olursa olsun, düşüncelerine destek verirseniz
iyi insansınız, bu “yanlış” dediğinizde kötü.

Dün Kalkınma Bakanlığı'nın 10. Kalkınma Planı'nın Eğitim Sisteminin Kalitesinin Arttırılması toplantısına davetliydim.
Oluşturulan komisyonlarda
her kesimden çok değerli insanlar vardı.
Önümüzdeki 5 yıl içerisinde
eğitime dair düşüncelerimizi açıklamak üzere
oradaydık.

Ama hepimiz umutsuzduk ve şüphelerimiz vardı.
Biz ne söylersek söyleyelim,ne raporlar hazırlarsak hazırlayalım
bunun iktidar tarafından itibar görmeyeceği düşüncesindeydik.

Çünkü eğitim denen olgu yani Türkiye'nin geleceğine damga vuracak çocuklarımızı yetiştirecek politikalar,öyle bir günde alınamazdı.

Peki o zaman biz niye buradaydık?
Önümüzdeki yıllarda
“biz demiştik” demek için mi?
Yani dostlar,
Milli Eğitim Bakanı'nın bile haberinin olmadığı
ama “Başbakan'ın emri” diye
uygulamaya konulan 4+4+4 eğitim sistemi
onulmaz yaralar açacaktır.

Meseleyi imam hatiplere indirgemek kadar
basit bir düşüncenin esiri olamayız.
Ama en az
üç kuşağı kaybedeceğiz
haberiniz ola!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT