Güngören Belediye spor maçı da geride kaldı!
Yine koskoca bir hüsran,yine galibiyet özleminin dinmediği bir hafta daha…
Lig başından beri kendi sahasında tek galibiyet alamamış ve tarihinin en başarısız sezonunu yaşayan bir Diyarbakır spor var karşımızda.
Mevcut Yönetimsel tarz modeliyle bu takımın başarılı olamayacağını bile bile yine de içimizde ağır basan Diyarbakırspor sevgisine yenik düşerek ve her hafta takımın başarılı olacağı umudunu koruyarak takım ile beraber mücadele vermeye çalışıyoruz.
Hem sanal,hem yazılı, hem de görsel yerel medya'da,hatta yazarı olduğum ulusal bir futbol dergisinde de adeta haykırırcasına dile getirilen Diyarbakır spor ile ilgili eleştirel söylemlerimize rağmen halen bir şeylerin değişmemesi Diyarbakırspor'u uçurumun kenarına itmiş bulunmakta.
Şöyle ki; Ne yönetim kurulu kendine çeki düzen vermenin çabası içerisinde,ne de futbol takımı yaptığı işin ciddiyetinde.
Yalan rüzgarlarının estiği,entrikaların döndüğü,kirli işlerin pazarlığının yapıldığı,samimiyetin olmadığı,kapılarını dışa kapatan vede şeffaf olmayan Etik anlayıştan yoksun bir zihniyetle yönetilen bir Diyarbakırspor'dan da bundan fazlası da beklenemezdi zaten.
Dün akşam ki Güngören Belediye spor maçın da gördük ki,Diyarbakırspor'lu futbolcular bu işi kafalarında bitirmişler.Maç kazanma azmi kalmayan,sahadaki en basit hareketi bile yapmakta zorlanan,sorumsuz ve profesyonelikten uzak futbolcu topluluğu kesinlikle bu klübü ligde tutacak beceri ve forma sevdasına sahip değiller.
Koskoca 90'dakika boyunca ve karşısında bu ligin en kötü takımlarından biri var iken sadece yakalanan 3 net gol pozisyonu ve bu net gol pozisyonlarını hovardaca heba eden bir takım izledik. Hafızalarımızda sizlere anlatabileceğimiz ne organize bir oyun şablonu var,ne de o oyun şablonuna uyan taktik beceri.
Evet! Diyarbakırspor,menejerleri aracılığıyla her istediğini klüp başkanına yaptıran,ek sözleşmeler ile alacağını garanti altına fazlasıyla alan ve kafasında Diyarbakırspor'u bitiren bir futbolcu grubuna sahip.
Menajerler ve yöneticiler klübü borç altına sokacak fahiş rakamlarla imzalanan karşılıklı sözleşmeleri yaparak Diyarbakırspor'u bitme noktasına getirmişlerdir.
Kentteki mülki amirler ve yerel yöneticiler,bu yok oluşa doğru giden süreçte kendilerini Diyarbakır'ın ismini tek başına dünyaya duyuran ve bir çok seveni olan Diyarbakırspor'dan soyutlayarak bu idam sehpasındaki takımın ipini çektiklerinin farkında değiller.
''Benden uzak olsun,ne olursa olsun'' zihniyeti maalesef bu takımı bitirdi.Yönetime müdahale etmeyen,kayıtsız kalan,sorunlara kulak tıkayan Kent yöneticileriyle, Menejerleri aracılığıyla her istediğini klüp başkanına yaptıran,ek sözleşmeler ile alacağını garanti altına fazlasıyla alan ve kafasında Diyarbakırspor'u bitiren bir futbolcu grubuyla Ve Diyarbakırspor tarihinin en başarısız,en basiretsiz,en temsil kabiliyeti olmayan ve Diyarbakırspor'u kendi kötü emellerine alet eden bir Yönetim kurulu ile Diyarbakırspor'un ihanete uğradığını görüyoruz.
Bunun adına ben ''Kolektif İhanet'' diyorum.Varın sizler ne derseniz deyin.
Saygılarımla.







































