1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Yabancılaştırmanın yeni adı;Kentesel Dönüşüm
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yabancılaştırmanın yeni adı;Kentesel Dönüşüm

A+A-

Kaçımız farkındayız,
her sabah uyandığımız dünya aynı  dünya mı?
Bize sunulan dünyaya mı açıyoruz gözlerimizi?
Yoksa kirlettiğimizi örtmek için
her gün yeniden cilalanıp
önümüze sunulan sanal dünyaya mı?
 
Pencerelerimiz nereye bakıyor?
beton yükseltilerin haşmetine mi,
yoksa yan komşunun balkonuna mı?
Sentetik yeşillerle süslenmiş
bahçenize mi yoksa?
 
Bir arada yaşamamız için değil,
bir arada durmamız için inşa edilmiş
"kendi evim" diye bildiğiniz,
giriş çıkışında güvenlik görevlisine hesap verdiğiniz
maket evler
ne kadar bu dünyaya ait sizce?
Gökleri delmekle övünen burgulu, düz
ya da pirinç örgü yapılarda
ne kadar güvendesiniz?
Sizi sizden koruyorlar
farkında mısınız?
 
 İnsanlar yan yana birbirini tanır
üst üste değil.
Kaç komşunuzun ne olduğunu,
nasıl kazandığını
ya da kaybettiğini,
nereden geldiğini biliyorsunuz?
Eşlerini duvarınızdan sızan kavgalardan,
yüzlerini asansörden tanıyorsunuz.
Güvendesiniz öyle mi?
Denemek için koridorda bağırmayı deneyin
bir kere " imdat" diye.
Bakın, kaç kapı açılacak?
 
Bir arada yalnızlaşmanın adıdır
bizim yaşadığımız.
Biz ne kadar gerçeğiz peki?
Sabah kalktığınızda,
kupanıza kahvenizi koyarken
bilinçaltına işlenmiş
bir Amerikan filmi figüranı olduğunuz gerçeğinden
ne kadar kaçacaksınız?
"Yoo kahvemi içmeden kendime gelemem" dediğinizi
duyar gibiyim.
Bu replik artık Hollywood'da kullanılmıyor bile,
onlar direkt reklam yapıyorlar,
sizler gibi kendi hayatlarını oynamıyorlar.
Bize nasıl ve nerede yaşayacağımızı öğütleyen
yeni sahnelerin çekimindeler.
 
Bizim hayatlarımız
betonların arkasına gizlediğimiz ovalarda,
dağlarda, yaylalarda kaldı.
Ağaçlardan yüksek,
içinde nasıl hareket edeceğimiz bile planlanmış
göklere yakınmış gibi duran
bu süslü betonlar
bana süslü mezarlar gibi
gelmekte.
 
Dünyayı görmeden
sevemezsiniz onu.
Nemli buğusuyla, şiir gibi kayarak
yer değiştiren bulutlarını görmüyor
ya da görmek için
yaz ayları memlekete gitmeyi bekliyorsan,
daha da vahimi elimizden alınan bu mutluluğu,
şimdilerde parayla satın alıyorsak,
bu dünyanın ne kadarı bizim Allah aşkına.
 
En büyük yalanın adıysa
şimdilerde "kentsel dönüşüm",
bu, yoksulların
rant yapan merkezlerden
şehir dışına atılma operasyonudur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT