1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Ya Başbuğ Bahçeli'yi kabul etmezse...
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ya Başbuğ Bahçeli'yi kabul etmezse...

A+A-

Bu kadar kan dökülmesi gerekli miydi,
göz göre göre saklanmak gerçekten,
reddetmek, yok saymak bir halkı
“kart, kurt” benzetmeleri,
“tasada kıvançta” birlikte yalanları,
işkenceler zaten hepimizin malumu...
12 Eylül sonrası sadece
cezaevleri ile sınırlı kalmayan
bir Türkçe konuşturma
sevdası.

PKK'nın yıllardır
“üç beş çapulcu” olmadığını anlamak için
kırdırmak mı gerekiyordu
bu ülkenin çocuklarını.
Örgütün arkasındaki Dünya desteğini
hiçe sayarak,
“sözde” koyarak her cümlenin başına
“oyalandığımızı “anlamak için,
iki kuşağı harcamamız mı lazımdı?

“Bilanço ağır”,
bedelini gençlerimizle ödedik.
Şimdi herkes şaşkın,
herkes beklemede.
“Ya tutarsa” diye
umut etmekteyiz “barış”ı.
Kuşkularımız var elbette.
Hükümet bu girişimi ödev gibi,
hani birileri istemiş te,
“bizden günah gitti” demek için ,
yapar gibi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç
İmralı ile barış görüşmelerini
“biz yapmıyoruz, devlet yapıyor” diye
garip bir ısrar içinde.
Ya inanmıyor
ya da sonuçları olumsuz olursa
siyasi sorumluluğu üstlenmek istemiyorlar
havası veriyor.
Oysa belki de
bu tarihi fırsatı iyi değerlendirirse,
kanın durmasından
en çok pirimi hükümet yapacak.
O zaman da
“biz değil, devlet yaptı” diyecekler mi?

13 Ocak itibarı ile
durum tespiti yapacak olursak:
Kürt sorununun çözümünde
en önemli adım
atılmıştır artık.
Bugün bir sonuç alınmasa bile
PKK'nın meşruiyeti sağlanmıştır.
Devlet “terör örgütü” dediği
PKK'nın lideri ile
masaya oturmuştur.
Bugün olmasa  yarın,
bu hükümet olmasa başka hükümet,
er ya da geç tanıdığı örgütle
uzlaşmak zorundadır.

Yıllardır anlaşılmaz bir tutumla,
30 yıldır 35 insanımızın hayatına mal olan olayları
“terör” olarak değerlendirmekten vazgeçmiş,
bölgede yaşayanların ve bizlerin
“bu kirli bir savaştır” tezini
kabullenmiştir.
Yani gerçekle yüzleşmiştir Türkiye,
şaşkınlığı ondandır.

Daha da önemli bir gelişme ise
MHP'nin Abdullah Öcalan'ı
“terörist başı” olarak görmekten
vazgeçmesidir ki,
bunu açıkça söylemese bile
“siz Apo'ya gidiyorsanız,
ben de İlker Başbuğ'a giderim'' diyerek,
Öcalan'la Başbuğ'u aynı kefeye koymasından
belli olmuştur.
Ya İlker Başbuğ Devlet Bahçeli ile görüşmeyi,
“Öcalan'ın alternatifi değilim” diyerek,
kabul etmezse.
O zaman ne yapacak Bahçeli
merak etmekteyim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT