1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. VITOR PEREIRA: HAYALLER VE GERÇEKLER
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

VITOR PEREIRA: HAYALLER VE GERÇEKLER

A+A-

Galiba Vitor Pereira'nın nasıl bir oyun oynatmak istediğinden önce bu oyundan kendisinin ne anladığını, futbolun kendisi için ne ifade ettiğini uzun uzun düşünmesi gerekiyor. Bir oyunun içerebildiği her tür sonuçtan ve bir sezon boyunca sürdürülen çabaların olası genel hedeflerinden bağımsız olarak futbol oyunu o'nun için ne ifade ediyor? Futbol oyununun anlamı konusunda yeterli ve doyurucu kişisel fikirlere sahip değilseniz, sonuç olarak, bu oyunun sizin için taşıdığı anlam sabit, efektif ve uygulanabilir bir pratiğe kolayca dönüşmez. 

Topu rakibe bırakmamak, diğer bir ifadeyle topun sürekli sahibi olmak ve buna bağlı olarak oyun içinde bir egemenlik ilan edip, iktidar oluşturmak salt topun sizde olmasıyla sağlayabileceğiniz bir üstünlük değildir. Bunun için ayrıca o topla rakibi sürekli baskı altında tutacak yaratıcı buluş ve şaşırtıcı bulmacalara ihtiyacınız olur. Elbette buradaki varsayım oyuncu gurubunuzun atletik ve fiziksel özellikler itibariyle fit olmasını esas alır. Bilinen bir gerçektir; her pratik o pratiği hayata geçirecek yeterli ve güçlü bir bedensel iradeyi gerektirir. 

Ben Vitor Pereira'nın insan olarak samimiyetinden kuşku duymuyorum ve yine Vitor Pereira'nın gelişkin, yetkin bir oyun düşüncesi ve pratiğine sahip olduğuna da inanıyorum. Sorun, Vitor Pereira'nın insan olarak karakter özelliklerinde ya da bir uygulamacı olarak bilgisinde değildir. Sorun, sezon öncesi Fenerbahçe'nin başına geçtikten sonra kamuoyuna deklare ettiği futbol manifestosu ile Fenerbahçe'nin klüp olarak verili durumunun arasındaki “sıkışmışlık “ halidir. 

Bir teknik direktör olarak Pereira'nın, manifestosunun temel taşlarını oluşturan; topa daha fazla sahip olmak, oyunun içinde rakipten daha fazla agresif karakter sergilemek ve rakibi sürekli baskı altında tutacak hızlı ve sert oyun vaadlerini yerine getirebilmek için ciddi bir çaba içinde olduğuna kuşku yok. Ama elinin altındaki oyuncu gurubunun buna uygun olup olmadığı  ya da hangi zaman dilimi içinde Vitor Pereira'nın arzuladığı oyun malzemesi haline dönüşecekleri hala belirsizliğini koruyor. 

Van Persie ve Nani gibi hem çok yüksek egolu hem de kısmen organizasyon karşıtı anarşizan tavırlar sergileyen bu iki oyuncuya Markovic'in tek yanlı ve gelişmemiş oyun bilgisini eklediğimizde, Fenerbahçe hücum hattının Vitor Pereira için ne denli çetin bir problem olduğu görülebilir. De Souza ve Aboulaye Ba'nın yavaş ve hantal oyunlarına, bir blok olarak Fenerbahçe defansının oyuna çok gerilerden katıldığını da eklersek Vitor Pereira'nın sezon başında hayal ettiği o oyundan ne kadar uzakta olduğu daha kolay anlaşılır. 

Vitor Pereira, açık ki, hala zamana ihtiyaç duyuyor. Fenerbahçe'yi yapılandırmaya çalışırken bu geçiş sürecinde Diego'ya yüklediği misyonun kafasındaki oyun modeli için uygun bir araç olduğu kanısında değilim. Diego tarzı oyuncuların miadı çoktan doldu. Dolayısıyla buradaki israr çözüm değil çözümsüzlük üretir. 

Ajax maçı yukarıdaki analizlerimizin en somut kanıtı olmakla kalmayıp, esas olarak Vitor Pereira'nın yaşadığı dramın temel özelliğini açığa çıkardığı için de çok zengin bir tecrübe olduğuna şüphe yok. 

Bu yazı toplam 9165 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT