1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Veda Hayırlı Sonuçtu
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Veda Hayırlı Sonuçtu

A+A-

Maçın ilk yarısında Sporting Lisbon'un teknik direktörü Jorge Jesus enaz Beşiktaş'lı Olcay Şahan kadar bu maçı ciddiye almış olmalı ki defansını olası Beşiktaş karşı hücumları karşısında az adamla yakalanmamak için hiç ileriye çıkartmadı. Defans desteğinden yoksun Sporting Lisbon hücumları ne bildiğimiz o çok örgülü,çok paslı şaşırtıcı şahane oyuna vesile oldu ne de, kelimenin tam anlamıyla, Beşiktaş kalesinde “eyvah” diyebileceğimiz bir tehlikeye dönüşebildi. Futbolda temel kuraldır; eğer defansınız hücum girişimlerinin önemli aparatcıkları olarak görev üstlenmiyorsa, rakip takım karşısında ezici bir oyun üstünlüğü kurmanız mümkün olmaz.

Olcay Şahan inanılmaz dinamik ve çalışkan oyununa, enaz onun kadar dengesiz ve dağınık bir profil ekledi. 25. dakikada rakibinden adeta tahtadan kerpetenle çivi çeker gibi topu çeldikten sonra görüş mesafesindeki bomboş Gomez'i görmeyip, topa çok dengesizce vurması Olcay Şahan'ın yeteneksizliği ile açıklanamaz, olsa olsa iliklerine kadar hissettiği bu maçın büyük “baskısı”yla izah edilebilir.

Maçın ilk 45 dakikasında, Beşiktaş açısından ve Beşiktaş'ın oyununu belirleyen en önemli dışsal etken oyuncuların taa yüreklerinde hissettikleri maçın büyük baskısıydı. İlk 45 dakikanın oyun karakterinde çok görünür olan bu olgu Şenol Güneş'in yıldırımları emen bir paratöner gibi takımın ruhuna çöken bu uğursuz baskıyı kendinde toplayarak, etkisiz hale getiremediğiydi. Büyük teknik adamlar sadece büyük oyunlar inşa etmezler, onlar aynı zamanda hem soyunma odasını büyük bir adaletle yönetir ve  hem de ister içerden ister dışarıdan gelsin bütün baskıları Olimpos Dağı'ndaki Tiran gibi sadece kendilerinde toplar.

İlk yarının 0-0 sona ermesinin birinci nedeni Beşiktaş'ın hissettiği baskı ise, diğeri Jorge Jesus'un kontra bir oyun planlamasıydı.

Aslında önceki yazılarımın birinde Şenol Güneş'in UEFA Kupası yükünden bu sezon için kurtulmasının daha hayırlı olacağını söylemiştim. Hala bu görüşümü muhafaza etmekteyim. Şenol Güneş ve Beşiktaş'da inşa ettiği oyunun zamana ihtiyacı var ve bu sezonu Süper Lig'de şampiyon olarak tamamlamasının bu reformist girişim için daha iyi olacağını düşünüyorum. Tek kulvarda yarışacak olan Beşiktaş, oyun kurgusunu daha sağlıklı bir otomasyona dönüştürebilir.

Sporting Lisbon oyununun panzehiri hareket halindeki her Lizbon'luya daha topla buluşmadan, topu kontrol etme imkanını bulamadan yapılacak çoklu şok preslerdir. Eğer maçın 2. yarısında  Beşiktaş bu çoklu presi, özellikle Sporting Lisbon defansı ve orta-sahası arasında oluşan o boşlukta yapabilirse, bunu becerebilirse bu maçı sadece berabere bitirme değil kazanma ihtimali de oluşabilir.

Tam da Sporting Lisbon defansı ve orta-sahası arasında oluşan o boşluktan sözederken, İsmail Köybaşı tam da o boşlukta presle bir top kaptı ve Quaresma ile Gomez'in harika işbirliğiyle o şahane gol üretildi.

Belki futbolcu denilen bu insan türünden cesur olmasını istemek çok abartılı bir talep olarak görülebilir, değerlendirilebilir ama bu türün içinde ayaklarıyla değil de elleriyle oynayan kalecilerden cesur olmalarını beklemek makul bir talep olabilir. Beşiktaş'ın yediği ilk golde eksik olan şey kaleci Tolga Zengin'in yeteneksizliği ya da tecrübesizliği değil cesaretiydi. Tolga Zengin'in kolayca demoralize olmasının altında yatan psişik neden, büyük ihtimalle özgüven olarak ifade edebileceğimiz cesaret yetersizliğidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT