1. YAZARLAR

  2. Av.Aysel ABA KESİCİ

  3. Ve Şimdi ne olacak? Zarrab Sanık mı Tanık mı?
Av.Aysel ABA KESİCİ

Av.Aysel ABA KESİCİ

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ve Şimdi ne olacak? Zarrab Sanık mı Tanık mı?

A+A-

Ve Şimdi ne olacak? Zarrab Sanık mı Tanık mı?

 

2010 yılında, Birleşmiş Milletlerin İran’a, yaptırımlar öngören, ambargo uygulama kararına Türkiye, Brezilya ve Lübnan muhalefet yapmalarına rağmen, karar diğer devletlerin oy birliği ile alındı ve Türkiye dahil herkes bu kararın gereklerini yerine getirdi. Söz konusu karar öncelikli olarak,  İran’la yapılacak ticarette, doların kullanılmasını yasaklıyordu. Bu yasak kararına karşılık İran,  petrol ve doğal gaz satışlarında dolar yerine altın kabul etmeye başladı. Türkiye ve İran arasında yapılan iki anlaşmada,  Altının yanı sıra TL de kullanılmaya başladı. Bu durum, Türkiye’ye büyük bir ekonomik avantaj sağladı. 2012 yılına gelindiğinde Türkiye’nin İran’la ticaret hacmi 22 milyar dolara ulaşmıştı.

 

2013 yılının şubat ayında ABD, İran’ın bu avantajını ortadan kaldırmak için tek taraflı olarak ambargo koşullarını ağırlaştırdı. Altın dahil her türlü parasal ödeme sistemlerini yasakladı. Türkiye, dönemin başbakanı ağzından, bu ambargoya uymayacağını açıkladı ve İran ile ticaretine devam etti. Kamuoyunda, Reza Zarrab davası, olarak bilinen davanın özü bu dönemdeki ticaretin, ABD nezdinde suç sayılmasıdır.

 

Dün itibariyle, ABD’ de görülmeye başlanan Reza Zarrap davası, Türkiye’nin başını ciddi biçimde ağIrtacak nitelikler taşımaktadır.

 

Sanıklara iddianamede altı suçlama yöneltiliyor: 1-ABD ve özellikle ABD Hazine Bakanlığı'nı dolandırmak için kumpas kurmak, 2- Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası'nı delmek için kumpas kurmak 3- Bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak 4- Bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak için kumpas kurmak 5- Kara para aklamak 6- Ve kara para aklamak için kumpas kurmak.

 

Dün yapılan duruşmada, ortaya çıkan tablo, hukuk tekniği bakımından, suçu sabit gören ama suçluyu işaret etmek için, başka adresler arayan bir mantık örgüsü içindeydi. Anlaşılan o ki, Reza Zarrap  adli yetkililer ile bir anlaşma yapmıştır. Bir suçlu olarak gözaltına alınan Zarrap, savcının iddialarını sunduğu konuşmasında tanık olarak ifade edildi.

 

Zarrab'ın iddia makamının "yıldız tanığı" olduğunu belirten Savcı David Denton ise Hakan Atilla’yı, işlendiği iddia edilen suçların “baş mimarı”olarak nitelendirdi. Zarrab’la birlikte ABD yaptırımlarını deldiklerini, ABD bankalarını dolandırdıklarını, İran’ın kirli parasını akladıklarını söyleyen Savcılık, jüriye hitaben, “Reza Zarrab'tan işin iç yüzünü öğreneceksiniz. Kendisi ABD yasalarını çiğnediği için suçlu olduğunu kabul etti ve devlet ile işbirliği yapma kararı aldı. Size bu suçun işlendiğini hem içeride hem dışarıda kanıtlayacağız. İçeriden suçun ortağı olan ve suçlu olduğunu kabul eden, savcılıkla anlaşma yapan Zarrab’ın ifadesini dinleyeceksiniz. Dışarıda ise Türkiye’de 15 ay boyunca bu suçu araştıran ve rapor haline getiren Türk polisini dinleyeceksiniz” dedi.

 

Savcı Denton, Zarrab'ın ifadelerinin 17-25 Aralık soruşturmalarına da ışık tutabileceğini mahkeme salonunda ifade etti. Denton, Zarrab'ın şirketlerinin para transferlerini gerçekleştirdiğini,  ancak "finans ve ekonomik yaptırımlar konusunda uzman" olarak tanımladığı Hakan Atilla'nın, bu transferleri organize ettiğini öne sürdü. "Zarrab niyeti ifade etti, Hakan Atilla metodu sağladı" diyen Denton, savunmada bulunan isimlerin gizlilik adına yalan söylediklerini de kaydetti.

 

Bütün bunlar davanın nasıl bir seyir izleyeceğine dair çok ciddi ipuçları veriyor. Eğer Reza Zarrap sanık değilse, o bir tanık durumundaysa, peki o zaman Hakan Atilla’nın şahsında kim yargılanıyor. Yanıt hukuki olarak basittir. Halk Bankası. Halk Bankası bir kamu bankası olduğuna göre kim yargılanıyor? Elbette Türkiye ve dönemin siyasi yöneticileri.

Önceki ve Sonraki Yazılar