1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Van artık hayalet şehir
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Van artık hayalet şehir

A+A-

Bir kaç gün önce Bam Teli'nin bu pazar yayınlanacak bölümünün çekimleri için Van'daydım.

Gelenler bilir,

bir zamanlar bu caddelerde o kadar çok insan ve araç trafiği olurdu ki, şimdi giderek boşalan Van'a bakınca, insanın içi acıyor.

 

Binalar yaralı, kepenkler kapalı.

Sanki gündüzle gece aynı olmuş.

Açık olan birkaç yer bu direnişin simgesi gibi.

Merhabalar buruk, sitemler hazır dudaklarda.

Esnaf belki de, en çok zarar göreni bu depremin.

Çekler, senetler dönmüş, hep faizli.

Ertelenen borçlar için 3 aylıktı süre, o da bitmek üzere.

 

Başbakan “ne gerekiyorsa yapılacak”demiş

ve Ankara'dan gerekli karaları almıştı.

Esnafa KOSGEB'ten kredi uygulamasının

adı geldi Van'a,

kendi büroksiye takıldı.

 

Geceleri deprem korkusuyla,

her an sobalar nedeniyle,

yagın tehlikesi bulunan çadırda

geçirerek başlayan günü,

hayal bile etseniz

anlarsınız

Van'da durum ne merkezde.

 

 

Bir yanda açılamayan,

açılsa bile müşterisi olmayan dükkanlar,

diğer yanda

yıllarca biriktirilenin

bir anda uçup gitmesi.

Daha da önemlisi

eğitimlerine yatırım yaptıkları çocuklarının

okulsuz kalışı.

 

Büyük bir bölümü de

kent dışına,

akrabaların yanına göndermiş çocuklarını,

okusun geri kalmasın yarıştan diye.

Başbakanlığın genelgesi de var

gittikleri yerlerde

öncelik tanınacak

ve yardım edilecek diye bu çocuklara.

Ama aldığımız duyumlar,

bu genelgenin bürokrasiye takıldığının

bir işareti.

Bürokrasidekiler "bize mi sordunuz gelirken,

gelmeseydiniz" diye karşılıyorlarmış

depremzedeleri.

 

Sorun sadece devletin,

hükümetten beklenen de değil.

Gariptir elbette

hepsi değil ama

mülk sahiplerinin büyük bir bölümü

zaten girilmeyen kapalı dükkan

ve evlere "kira verin"

ya da "çıkın" dayatmasında

bulunuyorlarmış.

Sanki onlar çıkınca

başka bir kirakı bulacakmış gibi.

 

Bir de  konuşması yasak olan

kesim var ki,

onların derdini dile getirmek de

bizim işimiz.

 

Memurlar, kamuda çalışan işçiler,

sağlık personeli, polisler ve öğretmenler

onların izin şansı bile yok.

Barınma olanakları çoğu zaman

çadır az da olsa konteynırlar.

Yani banyodan vazgeçtik,

traş olmak bile zor.

Çocuklarını başka illere göndermiş

imkanı olanlar.

Yani depremzede sayılmıyorlar.

Bir yanlıştan dönülsün diye

söylüyorum.

Memur ve öğretmenlere, polislere

bir ek para verilecekmiş

ancak kötü niyetle olmasa bile

coğrafyadan haberleri olmadığından,

bu yardım

Van ve Erciş merkezle sınırlanmış.

En çarpıcı örnek ise

9 kilometre uzaktaki

Edremit'te görev yapan bir memur,

Van'da oturuyor,

ancak görev yeri Van olmadığı için,

depremzede sayılmıyor.

 

Mahalle aralarında

ve çadırkentlerde

yaşam savaşı veren ailelerin durumuna gelince,

bir ay önce böylesine

ayyuka çıkmamıştı şikayetler.

Soğuk daha

bir yüzleştirmiş gerçekle onları.

 

Ve bunca giden yardımdan sonra

göremeyince cocukların

başlarında üstlerinde,

Aklımıza tek soru geliyor;

"Bu yardımlar nerede?"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT