1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. UZAYLI BAŞKAN
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

UZAYLI BAŞKAN

A+A-

Daha yazıya başlamadan, “uzaylı başkan” nitelemesini Osman Baydemir için yaptığımı belirteyim. Zaten sizlerde anlamışsınızdır.
 

Bugün hiç blöf yapmadan ve lafı dolandırmadan kartlarımı masaya açıyorum.
Sayın Başkan önceki gün yaptığı açıklamada, Diyarbakır'daki temizlik problemine dikkat çekiyor ve şunları söylüyor:
“En nihayetinde bu kenti kirletenler yine bu kentte yaşayanlardır. Uzaylılar gelip bu kenti kirletmiyor”


Günaydın Sayın Başkan, günaydın.
Siz 9 yıldır bu kentin büyükşehir belediye başkanısınız. Diyarbakır'ın büyükşehir belediyesi olduğu 1993 yılından bu yana geçen 20 yılın yarısında bu şehir size emanet edildi.
1963 ile 1973 yılları arasında 10 yıl belediye başkanlığı yapan merhum Nejat Cemiloğlu'ndan sonra Diyarbakır'ı en uzun süre yöneten başkansınız.
Sayın Baydemir; “Apartmanların yüksek katlarından çöp atmaktan vazgeçin. Bu Diyarbakır'a yakışmaz” diyorsunuz.


Bir çok çıkışını ve Diyarbakır için yaptıklarını takdir ettiğim Sayın Başkanın her iki sözüne de şapka çıkarırım. Sözlerinde sonuna kadar haklıdır. Hepimizin bu sözlerin arkasında olması ve gereğini yapması gerekiyor. Ama geç kaldınız Sayın Baydemir, maalesef geç kaldınız. Dokuz yıl önce söylemeniz ve yapmanız gerekenleri belki de giderayak söyleyerek neyi değiştireceğinizi düşünüyorsunuz.
 

Binlerce yıllık geçmişe ve tarihe sahip Diyarbakır'ın düştüğü duruma bakın Sayın Baydemir. Diyarbakır büyükşehirdi, büyükköy oldu.
Gelin bu şehrin adını doğru koyalım:
Burası artık DİYARBAKIR BÜYÜKKÖY BELEDİYESİ'dir ve büyükşehirle zerre-i mıskal kadar ilgisi kalmamıştır.

 

Diyarbakır sadece büyükşehir değil, şehir olma vasfını da kaybetti. Bunu görmek için sadece 180 kilometre batımızdaki Şanlıurfa'ya bakmanız yeterli olur. Diyarbakır'ın Diyarbakır olduğu zamanlarda, adı Paris'le anılırken, Şanlıurfa fiziki bakımdan bir kasabadan farksızdı. Bugün Urfa'ya girdiğinizde yollarıyla, altyapısıyla, ışıl ışıl aydınlığıyla bir kent sizi karşılıyor. Bir de Diyarbakır'a bakın. Diyarbakır'ın düştüğü duruma bakın.
 

Önceki gün Urfa yolundan Ergani yoluna bağlanan yeni çevre yolundan geçtim. Sözüm ona yeni çevre yolunda bırakın tek bir lambayı mum ışığı bile yok. Aracın farlarıyla ancak yolu görebiliyorsunuz. Ergani yoluna dönerken dönüşü gösteren hiçbir işaret yok. Önce bir yokuş, sonra inişten sonra, ne olduğunu anlamadan Ergani (Elazığ) yoluna iniyorsunuz.
 

Çevre yolundan Ergani yoluna inmeden hemen sağ tarafta Araştırma Hastanesi olduğunu biliyorum. Araştırma hastanesine bakıyorum tam bir zifiri karanlık. Durup cep telefonuyla fotoğrafını çektim. Ekrana baktığımda hastanenin yerinde sadece simsiyah bir zemin var. Tek bir ışık bile yanmıyor.
 

Bu TEDAŞ'ın ayıbı Sayın Baydemir. Bu konunun sizinle ilgisi olmadığını biliyorum. Ama şunu da biliyorum, sizin belediyeciliğinizle TEDAŞ'ın elektrik hizmeti tencere kapak misali yuvarlanıp birbirini bulmuş.
 

Diyarbakır'ın sorunu sadece çöp ve elektrikten ibaret değil. Nereye dokunursanız dokunun bir sorun çıkıyor karşınıza. Şehir içi, şehir dışı fark etmez yollar çukurlarla dolmuş. Şehir iki damla yağmura teslim oluyor. Belediye'nin sorumlu olduğu yollarda maşallah köstebekler çoktan yuvalarını yapmışlar bile, AB fonlarından özellikle atık su, yağmur suyu ve alt yapı çalışmaları için aktarılan kaynaklardan neden istenilen sonuçlar alınamadı?

Diclekent'te ve 75 metre yol üzerinde yeni yollar yapılmış; ancak yolların sağına soluna yağmur suyu mazgalları yapılmamış(Sanırım unutulmuş). Göstermelik asfalt dökmekle bu sorunlar çözülmüyor Sayın Baydemir.
 

Diyarbakır'ın sorunları sadece Baydemir'le ilgili değil. Ancak Sayın Başkan bu sorunların en önemli aktörü olduğu için doğal olarak da eleştirilerden en fazla pay da onun hissesine düşer.
 

Sayın Baydemir çok iyi bir avukat, çok iyi bir baba, çok iyi bir misyon temsilcisi ama bir belediyeci değil, olamadı da. Zaten evveliyatını bilirsiniz. İHD Diyarbakır Şube Başkanlığı, İHD Genel Başkan Yardımcılığı, ABD eğitimi ve ardından başkanlık koltuğu…
 

Bundan sonra Diyarbakır'ın, Sayın Baydemir'in belediyeciliği öğrenmesini bekleyecek zamanı da yok. Bu şehire daha fazla zaman kaybettirmemek lazım. Diyarbakır'ın siyasi tercihleri belli. Bu tercihler doğrultusunda BDP'nin önümüzdeki dönem, Diyarbakır'a daha fazla haksızlık yapmamak adına, belediyeciliği çok çok iyi bilen bir başkan adayı belirlemesi gerekiyor. İnşallah Diyarbakır' yönetenler avukat furyasından olmaz, hal-i hazırda Diyarbakır'lıları avukatlar yönetiyor. Sayın Baydemir isminde yeniden ısrar etmek hem Diyarbakır'a hem de Baydemir'e yapılmış bir haksızlıktır.
 

BDP artık, belediyeciliğin siyasetten çok hizmet üreten bir yapı olduğunu görmek zorundadır. Türkiye'de belediyeciliği çok iyi yapan iller var. İyi örnekler, iyi uygulamalar var.

Ankara'da Melih Gökçek'in arkasında çok iyi bir teknik kadro var. Bu kadro içerisinde Diyarbakırlılar'da var. Ankaralı yıllardan beri bütün olumsuzluğuna rağmen, deyim yerindeyse küfür ede ede Melih Gökçek'e oyunu veriyor. Melih Gökçek, Ankara'da bir kaldırım taşı değişse dahi fark edebilecek kadar belediyeciliği iyi bilir; ancak makul bir adam olmadığını da herkes bilir. Benim kastım şudur: Sadece belediyeciliğin teknik boyutları Ankara, İstanbul, Eskişehir, Bursa gibi şehirlerden öğrenilebilir. BDP, teknik ekipler oluşturarak bu illerden destek alabilir.
 

Eskişehir'de AKP'nin her türlü engellemelerine rağmen Sayın Yılmaz Büyükerşen çok önemli bir belediyecilik başarısı elde etti. Kanalizasyonların akıtıldığı ve pis kokularla sizi karşılayan Eskişehir modern bir dünyaya kazandırdı.

İnşallah önümüzdeki yıllarda Diyarbakır çöplerinden, bozuk yollarından, karanlık sokaklarından değil, kültüründen, insanlığından, saflığından, temizliğinden bahsederiz.

 

Diyarbakır'lıların ''UZAYLI'' olduğuna belki sadece KADİR İNANIR…

Bu yazı toplam 14868 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT