1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Urfa Spor-Amed Spor
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Urfa Spor-Amed Spor

A+A-

Bu kadar çok adamla defans yapıp bu kadar etkisiz bir savunmanın altına imza atmak Tugay Kerimoğlu'nun teknik direktörlük başarısı mıdır? Kerimoğlu'nun defansif karekterli bir oyuncu deneyiminden geldiğini biliyoruz. Ama her defansif oyuncudan otomatikman defansif teknik direktör çıkar kuralı yoktur. Amed Spor'un her iki golünden sonra Kerimoğlu'nun sahayı öfkeli bakışlarla tehdit ediyor olması bir acizliği mi yoksa haklı bir öfkeyi mi temsil ettiğini anlamakta zorlanmadım. Çünkü o öfkeli bakışlar kesinlikle bir acizliğin bir yetersizliğin göstergesiydi. Takımına oynattığı oyun bu hantal ve katı defansif oyun sanki kendi eseri değilmiş gibi tuhaf bir biçimde oynanan oyun ile kendi arasına bakışlarıyla bir mesafe koymaya çalışması hiç de ahlaki durmuyor.

    Urfa Spor öyle gelişigüzel, belirsiz ve her halinden acemice olduğu görünen bir oyun oynamaya çalıştı ki bu oyunun yorumlanmaya değer hiç bir özelliği yoktu. Tugay Kerimoğlu ve Mehmet Gönülaçar ikilisinin Urfa'da hangi işle meşgul olduğunu oynanan oyuna bakıp anlamak mümkün olamadı. Ben her oyunun teknik direktörün oyunu olduğuna inandığımı söyledim ve bu maçı bundan istisna tutmayacağım. Bu ikilinin bu maçta oynattığı oyun eğer bir kriterse (ki kesinlikle kriterdir)başarılı olduklarını söylemek mümkün değil belki de "yeterliliklerini" tartışmak gerekir.

    Urfa Spor'a karşı Amed Spor bu maçta bir LaLiga takımı gibi oyunun iktidarını elinde tuttu ve oyunun hiç bir döneminde kalecinin uzun vurmasına müsaade edilmedi, ve her atak girişimi dengeli, kısa paslarla, üstelik alan da kat ederek sonuçlandırıldı. Doğrusu Amed Spor, hem Urfa Spor seviyesinin üstünde hem de kendi liginin seviyesinin üstünde bir performans sergiledi. Takımın hücum planını Deniz Naki'nin üstlenmesi doğru bir karardı. özellikle 31.dakikada Naki'nin harika bir derin pasıyla Abdullah Çetin'i defansın arkasına sarkıtması ve Abdullah Çetin'in de sabırla bir taraftan topla birlikte ceza sahasına doğru yaklaşması öte taraftan ceza sahasına doğru giren arkadaşlarının pozisyon almasını sabırla beklemesi Türkiye Süper Ligi'nde bile tanık olmadığımız nitelikte golle sonuçlandırılan bir hücum örneğiydi. Aslında bu gol girişimi ve final pas organizasyonunu futbol okullarında ders olarak okutmakta fayda var. 

    Amed Spor oyununa dair söylenebilecek biri cidden önemli diğeri de telafi edilebilir olumsuzluklardan söz etmeden bu oyunu yorumlamak adil bir davranış olmaz. 28. dakikada Şeyhmus Özer'in geriden bir koşu ile ceza sahasında kafa ile attığı o güzel gole rağmen Amed Spor hücum planının en zayıf halkası olduğunu söylemek lazım. Zaten bu durum hemen ilk bakışta farkedilen bir olumsuzluktur. Takımın dinamik, akışkan oyununa santroforu olan Şeyhmus Özer'in statik ve tek hamleli oyunu hiç yakışmıyor. Eğer çoklu ve dengeli paslarla alan kat ede ede rakip ceza sahasına girmeyi tasarlıyorsanız ya da planlıyorsanız sizin pivot bir santrafora ihtiyacınız yok. Tam tersine takımın bu çok seçenekli, çok opsiyonlu oyun tarzına uyum sağlayacak her pozisyonu bekleyen değil bizzat her pozisyonun içinde yer alan bir hücumcuya ihtiyacınız olur. 

    Eğer bu ligin seviyesinde bir planlamayı yeterli görür, benim Şeymus Özer gibi rakip defansa korku salacak bir korkuluğa ihtiyacımız var diyorsanız ben de eleştirilerimi baki olarak görür, geçerim. 

    Telafi edilebilir olumsuzluk olarak değerlendirdiğim durum defansın açılış paslarını ileriye kullanmaktan çok yana ve geriye doğru kullanmasıdır. Ki bu durum rakibin ceza sahanıza yerleşmesine imkan tanıdığı gibi takımın hızla birinci bölgeden ikinci bölgeye geçişini gereğinden fazla geciktiriyor. Açılış paslarında takımın birinci ve ikinci bölgesinde oynayan oyuncuların dikine bir şekilde seçenek olmaları hem topu kendi kalenizin önünde eveleyip gevelemekten kurtarır hem de rakip dengeli bir savunma imkanı bulamadan gol yollarını zorlama avantajını elde edersiniz. 

    Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Sertaç Küçükbayrak'ı, bu pozitif, olgun ve ne yaptığını bilen oyundan ötürü içtenlikle kutlamak gerekiyor. 

Bu yazı toplam 6569 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT