1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Unutulan şehir Diyarbakır
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Unutulan şehir Diyarbakır

A+A-

Diyarbakır unutuldu…

Bazen kaybedilen ama kaybı hemen fark edilmeyen bir eşya gibi unutulup gitti Diyarbakır.
Diyarbakır'ın, 90'lı yıllardan bu yana talep ettiği bazı yatırımlar var. Bu taleplerin başında uluslar arası uçuşlara açık bir hava alanı geliyor.

Bizi yirmi yıldır oyalayanlar, sonunda önümüze şehrin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, yine askeriye ile ortak pistin kullanılacağı basit bir proje koydular.
Yirmi yıldır havaalanı isteyen Diyarbakır oyalanırken, son iki üç yıldır yeni bir havaalanı isteyen İstanbul'a, göz açıp kapayıncaya kadar üçüncü hava alanı ikram edildi.
İstanbul'a yapılacak 3'üncü havalimanı için düzenlenen ihaleyi 22 milyar 152 milyon euro artı KDV ile Limak-Cengiz-Mapa-Kolin-Kalyon OGG kazandı.

Bu rakam Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesi olarak kayıtlara geçti. KDV ve 10 milyar Euro inşaat harcamasıyla birlikte toplam tutar 35 milyar Euro'ya çıkıyor. Bunun TL karşılığı ise 75 milyar yapıyor.
Şimdi bu 75 milyarın ne anlama geldiğine bakalım:

Türkiye'nin 2013 yılında, bütçe giderleri 404 milyar lira, bütçe gelirleri 370,1 milyar lira olarak onaylandı.
Yani 370 milyar liralık Türkiye bütçe gelirinin yaklaşık % 20'si İstanbul'a yapılacak yeni havaalanı için harcanacak.
Diyarbakır'ın taleplerini bütçe, güvenlik gibi gerekçelerle görmezden gelenler, istedikleri anda Türkiye bütçesinin beşte birini bulan projelere imzayı basıyorlar.
Bu duruma üvey evlat muamelesi görmek bile denemez, çünkü üvey evlatlar bu kadar ağır bir ayrımcılığa uğratılmazlar.
İstanbul'a yapılacak üçüncü havaalanı hepimize aittir. Hayırlı olsun dileyip, hep birlikte sevineceğimiz bir yatırımdır. Bu kıyaslamayı yapmamızdaki amaç sadece bir ihmale dikkat çekmektir.
Bir eleştiriyi de Limak'a yöneltmek istiyorum. Limak Holding'in sahibi Nihat Özdemir'dir. Nihat Bey, bir yanıyla Diyarbakırlı, bir yanıyla Bitlisli'dir. Nihat Özdemir, birkaç yıl önce İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı'nı da yap-işlet-devret modeliyle yapmıştı. Üçüncü havaalanını da aynı 20 yıllık bir sürede, her yıl devlete yaklaşık 1 milyar euro kira ödeyerek yapacak.

Sayın Nihat Özdemir Diyarbakır'ın sizden beklentileri var. Diyarbakır'a yapılacak havalimanı, İstanbul'a yapılacak olanın yanında devede kulak kalır. Ayrıca Diyarbakır'a yapılacak yatırım birkaç yıl içerisinde maliyetini çıkarıp, kara geçer.
Eğer mesele rant ise, Diyarbakır havalimanı kendi rantını yaratır.
Üç beş yıl sonra Diyarbakır'ın tarım arazilerinin neredeyse % 90'ında sulu tarıma geçilecek. Tarımsal ürünlerin hem miktarında, hem de çeşidinde büyük artışlar meydana gelecek. Diyarbakır'ın bir liman şehri olmadığını hepimiz biliyoruz. Madem limanımız yok, o zaman bu ürünleri nasıl taşıyacağız?
Karayolu ve demiryolu birkaç yıl sonra Diyarbakır'ın ihtiyaçlarını karşılamayacak. Kulübeden bozma bir havaalanı yerine, daha modern bir kulübe yaparak sorun çözülemez. Diyarbakır'ın, kesinlikle kargo uçuşlarına açık, gümrük sahası olan ve gümrük işlemlerinin yapılabildiği uluslar arası hava limanına ihtiyacı var.

Barış sürecinin başlattığı olumlu havanın sürmesi ve güçlenmesi için bazı adımlar atılabilir, bazı jestler yapılabilir.
Diyarbakır'ı dünyaya kapatmanın kimseye faydası olmaz. Bırakın bu kent dünyaya açılsın. Bırakın Diyarbakırlı, Londra'ya, Frankfurt'a, Paris'e, Erbil'e, Çin'e, Amerika'ya gidebilsin. 21'inci yüzyılda, küreselleşme çağında, bir kentin ayaklarına zincir vurmaya, bir kente ambargo uygulamaya kimsenin hakkı yok.

İstanbul için, üçüncü havaalanı gibi, üçüncü köprünün de startı verildi. Üçüncü köprünün yaklaşık maliyetinin 4,5 milyar TL olduğu açıklandı. Bu paranın binde biri ile, yani 4,5 milyon lira ile Dicle vadisi projesi başlatılabilir. DSİ'nin, Dicle nehir üzerinde yapacağı iki regülatör bile Diyarbakır'ın cehresini değiştirir.
Uluslar arası uçuşlara açık havalimanı talebimize karşı, hükümet, ağzımıza bir parmak bal çalıp bizi uyutmaya çalışıyor. Diyarbakır'ın talebi yeni bir terminal binası değildir. Elazığ, Malatya, Erzurum hava alanlarından, nasıl ki Avrupa'nın her şehrine gidiliyorsa, biz de aynı hakkı kullanıp dünyaya açılabilelim.

Yeri gelmişken, aylardan beridir Diyarbakır Gümrük Müdürlüğü'nün dile getirdiği bir talebi de hatırlatmak istiyorum. Gümrük müdiresi, yeni yapılan terminal binasında gümrük işlemlerinin yapılabilmesi için, müdürlüğe yer ayrılmasını istiyor. Bu talebini de, hava alanından ihracat-ithalat işlemlerinin gerçekleştirilmesi için istiyor. Aylardan beridir, ne bir destek, ne bir ses var. Ticaret Odası deseniz, seçim derdine düşmüş, gözü başka bir şey görmüyor. Olan her zaman olduğu gibi yine Diyarbakır'a oluyor.


Ne dersiniz, kendimize gelmenin zamanı gelmedi mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT