1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Üniforma değil “Halk” korur Cumhuriyetini
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Üniforma değil “Halk” korur Cumhuriyetini

A+A-

Eskisi yenisi yok aslında

bayramlar hep aynıydı.

Eski olan kötüyü

bilinçaltına attığı için,

iyi hatırlanan birkaç anıydı

hepsi o.

Yoksullar yine yoksullar gibi,

varsıllar yine göstermelik

birkaç tavırla kutladı

bayramı....

Hele şu klasikleşmiş

"tüm İslam âleminin" diye başlayan

demeçler yok mu,

külliyen "basmakalıp" bir hale sokuyor bayramları.

"İslam âlemi" bayramı bile

aynı gün kutlamıyor.

Ve sürekli emperyalist devletlerin güdümünde birbirini yiyor, yemezse de kuyusunu kazıyor, kan gövdeyi götürüyor.

Bu arada aklı evvelin biri de

bu karışıklığı "hilafet" kurumunun olmamasına bağlayarak aklınca üstü kapalı mesajlar yolladı.

Aman ha "ne olacak bir kişi saçmalamış ne var bunda"

demeyin.

Böyle böyle alıştırdılar

bizi karşı devrime,

her bayram en komik olan da

siyasi partilerin

birbirini göstermelik ziyaretidir ki,

verilen dostluk kardeşlik mesajları

gözle görülür şekilde

eğreti durur ağızlarda.

Ya şu kaçan kurban hikayeleri...

Böyle bir ilkellik bizim çocukluğumuzda da yaşanırdı, değişen bir şey yok yani.

Yeni olan televizyonlarda

yayınlanıyor olması.

Bu görüntüler belki bizi güldürüyor ama

ülke imajı açısından bakarsanız

içler acısı.

Geçen gün sohbette Aydın Boysan

güzel bir şey söyledi.

"Gelişen konfor,

insan ilişkileri geriliyor" dedi.

Altımızdaki arabalar

en ileri teknoloji ama

Kurban Bayramı'nı vahşete dönüşmekten

kurtaramıyoruz.

"Hiç mi iyi bir şey yok" derseniz,

var elbette.

Yazar İhsan Eliaçık'ın açıklamaları.

Kurban kesmenin zorunlu olmadığı,

bunun Şaman hatta Pagan döneme

ait bir ritüel olduğunu söylemesi,

devrim niteliğindeydi.

Ve sanılandan daha

fazla bir çalkalanma yarattı.

Yüzlerce yıllık

bir eksik bilgiyi düzeltmek

en zorudur ve bunların tartışılması

sevindirici geldi bana.

Yani bildik bir Kurban Bayramıydı.

"Trafik kazaları dâhil

aynı fotoğrafları

bir kez daha gördük" desek,

yeridir.

..........Gelelim Cumhuriyet Bayramı'na.......

Hani bayramlar stadyumlardan çıkacaktı,

halkın bayramları olacaktı.

Neden Cumhuriyet Bayramı'na gelince,

ille de Hipodrum.

Bu gelenek

hani eski demir perde ülkelerindeydi.

Eski Meclis önünden başlayacak yürüyüşe neden izin verilmiyor anlayanınız var mı?

"İstihbarat almışlar" yemedik,

gargara yapıyoruz.

Böyle bir istihbarat varsa,

önlemek devletin görevi değil mi?

Şimdi 7'den 80'e,

çoluk çocuk yarın

saat 11'de Eski Meclis Binası'nın önüne gelecek, yani devlet erkanı değil, halk orada olacak.

Cumhur'un üzerine Cumhuriyetin askeri, polisi tazyikli su mu,

biber gazı mı sıkacak?

Aklınızı başınıza devşirin beyler

bu sefer altından kalkamazsınız.

Yürüyecek olanların

yaş ortalamasına bakarsanız,

ne demek istediğimi anlarsınız.

Cumhuriyet'in üniforma ile korunmadığını anlayan Cumhuriyet çocukları onlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT