1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Umreye gidiyorum
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Umreye gidiyorum

A+A-

Cep telefonu mesajı şöyle;
"8-18 Haziran tarihleri arasında
Umre'de olacağım.
Tüm dostlarımdan
helallik ve dua diliyorum.
Allah sizleri
rızasına ve mağfiretine nail olan,
rahmet ve bereketini esirgemediği kullarından eylesin.
Cumanız Mübarek Olsun."

Benim bildiğim
dini ibadet Allah rızası için
yapılır ve gizli olması gerekir.

Son yıllarda hepimizin cep telefonlarına
tanıyalım tanımayalım butür mesajlar
gelmiştir.
Hiç yüzyüze gelmemiş biri
neden sizden "helallik" ister diye
düşünmeyin.
Mesajın hedefi çoğu zaman siz değilsiniz.
"Herkese görderiyorum" bahanesi ile
gerekli yerlere gönderilmiştir o.
Ya bir terfi işi vardır memurumun
ya da ihale işi müteahhitimin.
Siyasi ikbal için herhengi bir yere
talip olunacaksa en geçerli yoldur.

Samimi olarak inanlar
beni anlayacaklardır
ve onları ayırıyorum.
Benim derdim alnı secdeye gelmemişlerin
zamanın ruhuna uygun olarak
taraflarını belli ve tescil ettirme çabasında
olanlarla.

"Kandil" mesajları ise
ayrı bir ustalık
gerektiriyor artık.
Bazı tanıdıklarım
şaşırtacak kadar ustaca yazıyor
ya da kalıp olarak gönderiyorlar.
hani derler ya
"elifle merteği karıştırır "diye,
o türden adamlar bunlar.

"Peki bunda ne kötülük var?" diyebilirsiniz.
Bir kötülük yok elbette.
Ama bu riyakarlık
dokunuyor kanıma.

Hani bir soru vardır
"memleket nereye gidiyor?"
memleketin bir yere gittiği yok,
bireyler kimliklerini yitiriyor.
"Küçük hesapların yarattığı erozyondur bu."
Bu teslimiyettir ki,
hiç kimseye sorulmadan
(Milli Eğitim Bakanı ve Talim terbiye dahil),
4+4+4 emrivakisi ile karşılaşınca bu kabulleniş
bakanlık yetkilileri olmazı
oldurmaya çalışıyor harıl harıl.
Kendi aralarında
(ki anne baba hepsi)
"5 yaşında çocuk
daha ihtiyaçlarını karşılayamıyor nasıl olacak" diye
konuşuyor.
Ama ses çıkaramıyorlarsa
bu teslimiyetin sonucudur.
Onlar da biliyor ki,
gençlik kamplarından başlayan
haremlik-selamlık uygulaması
yarın diğer kurumlara da yaygınlaştırılacak
ama susuyorlar,
suzuyoruz.
"Sosyal medya"daki muhalefet
"masturbasyon"dan daha ileri gidemiyor.

Aslında herkes bindiği dalı
kestiğinin farkında.
o makamlara gelişleri Cumhuriyet sayesinde
biliyorlar, biliyoruz.
Vazgeçmiyoruz
"yanlışa kılıf uyduruma" çabasından.

Güç teslim almış bir kere.
"Bunlar bir yere gitmez" inancı k
apıkulu haline gelmiş bürokrasiyi
yeni düzen içinde almaya zorluyor.
ve yazıyor memurum ödünç kontörü ile
"Kandiliniz mübarek olsun."
Gözüne sokuyor amirinin
kıldığı namazı,tuttuğu orucu,
borç harç gittiği Umre ya da Haccı.

TRT 'de program yaptığım günlerde
tanık olmuştum.
Bazıları Genel Müdür
hangi camiye gidecek diye
istihbarat alıyor o camiye koşuyordu.
Eğer Genel Müdür gitmemiş
ya da yönetimden kimse onları görmemişse
kimliklerini camide düşürüyor.
İmam topluca toplayıp
danışmaya teslim edince
belli oluyordu Cuma'ya gittikleri.
Umre ya da Hac için
izin talebinde bulunmak ise
pekiştirici bir harekettir bürokraside
"İktidar yandaşlığını."
Yani ülkenin bir yere gittiği yok,
insan mayası çürüyor.
...........Edip Ağabey..........

Eyyamcılığın artık mide bulandırdığı
bu günlerde,
duruşu ile bize hep güven
ve umut veren,
hatta bazen utandıran Edip Ağabey(EDİP AKBAYRAM)
yeni bir albüm çıkardı.
Şarkıları yine mükemmel,
sözleri yine hem düşündürüp
hem umut veriyor.
Ben sözlerini Gülbahar Uluer,
müziğini Cem Yıldız'ın yaptığı
"Bittiye Yazın"a takıldım.

"YORULUP DA KAÇANLARI
NAMERDE EL AÇANLARI
DAVASINDAN GEÇENLERİ
BİTTİYE YAZIN..."

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT