1. YAZARLAR

  2. Tanzer Polat YILMAZ

  3. Türkülerin Gücü...
Tanzer Polat YILMAZ

Tanzer Polat YILMAZ

Güneydoğu GİAD Başkanı
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkülerin Gücü...

A+A-

Başıma çok gelmiştir. Siyaseten çok ayrı noktalarda olduğumuz insanlarla Ahmet Kaya'da buluşmuşuzdur. “Kendisinden nefret ederim ama o “Söyle” şarkısı var ya, bitiyorum ona!”diyen ve benimle Kaya arşivini yarıştıran çok kişiyle tanışmışlığım vardır.

Gizli gizli onun konserlerine giden, tanınmamak için binbir film çeviren ülkücülerin, gençlik hikayelerini bizatihi kendilerinden çok dinlemişimdir.

Tek kelime Kürtçe bilmeyen, şarkılarının anlamı hakkında hiçbir fikri olmamasına rağmen Xero Abbas dinleyen, Şev Çu'da kendinden geçen arkadaşlarım oldu benim.

“Çırpınırdı Karadeniz” ne uzaktır bize mesela. Buna rağmen melodisi, heybeti ne çok etkiler adamı. Bazıları kendine kıza kıza hoşlanır bu epik türküden.

Hangi şehirli Kürt, çocukluğunda Manço dinlememiştir ki. Bıyıkları sinir etse de diline pelesenk olmuştur mutlaka “Domates, Biber ve Patlıcan”.

40 yıldır Davaro'ya, Kibar Feyzo'ya bütün ülke hep birlikte gülmüyor muyuz ? Hababam'da doğulusu, batılısı herkes kendinden bir iz, bir anı bulmuyor mu ?

Diyeceğim o ki duygusal payda aynıysa eğer ideoloji ne olursa olsun gönül kayıyor birbirine doğru. Ne kadar atıp tutarsan tut, özünde benziyorsun işte. Şarkın, türkün, komedin hep aynı folklorun ürünü. Yaşanmışlıklar ortak, acılar ortak, duygular ortak.

Sanatın bu birleştirici gücünü yitirmememiz lazım. Son yıllarda üzülerek ifade etmek gerekir ki üretimde sorun var. Ne müzikte, ne sinemada eskisi kadar kaliteli, folklorik, etkileyici ürünler çıkmıyor piyasaya. Halbuki özgün müzik, Kürt müziği daha üretken olmalı. Yeni tarzlar, yepyeni şarkılar yaratmalı. Türk sineması “Vizontele” serisinin ardından girdiği popüler kültür çıkmazından kendini kurtarmalı. Mizahı küfürden ibaret görerek anlık gülümseme yaratmaya oynayan yaklaşımından sıyrılmalı mutlaka.

Biz izledik, dinledik, tadını aldık çok şükür de yeni yetişen neslin de sanat aracılığıyla birbirlerini daha yakından tanıma, aradaki mesafeleri ortadan kaldırma olanağından faydalanması lazım. Dikkatlerini çekecek, güncel değerlerle zenginleştirilecek kültürel eserlere onların da ihtiyacı var. Gençliğin, en yeni küfürleri dağarcıklara eklemek üzere yola çıkan “Kutsal Damacana” formunda filmlerden daha iyilerine layık olduğu kesin.

Hep atıfta bulunduğumuz güçlü toplumsal bağlarımız öyle kendi kendine oluşmuyor. Folklorik ürünlerin bu birleştirici yönü toplumun çimentosu gibi. Eksik malzemeyle yapıldığında küçük depremlerle bile yerle yeksan olan binalar misali, kültürel kısırlık sonucu, kolektif yaşam bilincimiz zedelenebilir.

Görev sanatkârlarda… Daha çok yazın, daha çok oynayın, bize yeni ancak kaliteli eserlerle gelin.

Bu kadirşinas halk emeklerinizin karşılığını size muhakkak ödeyecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT