1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Trabzonspor Doğru Yolda!
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Trabzonspor Doğru Yolda!

A+A-

Trabzonspor taraftarlarının yaşadığı hayal kırıklığını anlamak mümkün, ama hayal kırıklığının nedenlerine katılmak imkansız. Taraftarın en büyük handikapı, geçmişe dayalı hafızasıyla bugünü mukayese ederek sürekli gerginlikler üreterek gerçeklikle bağını koparmasıdır. Hiçkimse söylemese bile ben buradan açık açık söyleyeyim: O “altın günler” artık çok uzakta. O altın günler şimdilerde büyükbabaların torunlarına anlatacakları “büyülü gerçekçilik” öyküleri kıvamında, tarihin demlemesinde yatıyor. Net gerçeklik budur.
 
Trabzon camiası, herşeyi ile o güçlü ve köklü geleneği kendi isteğiyle yaktı yıktı. Yüzünü İstanbul'a dönerek, İstanbul'la rekabet etme adına İstanbul'u taklit edip, İstanbul'a benzedi Trabzon. Hiç kusura bakmayın. İstanbul'un ergen melez ve karaktersiz futbolunu Trabzon'a siz taşıdınız. Transfer diyerek yeri gögü inlettiniz. Yerli ve yerel yeteneklerin soyuna siz kibrit suyu döktünüz. Kısa vadeli başarılar için size özgü denenmiş ve sonuç alınmış kültür ve geleneklerinize sırt döndünüz. Yapma-etme dünyası; ne yaptıysanız onun meyvelerini topluyorsunuz şimdi.
 
Şimdi; hayal kurma zamanı değil. Şimdi; somut, acıtan gerçeklerle yüzleşme vakti. 2010 sezonundan sonra Trabzonspor sıkıca o sezonun değerlerine sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine onu hallaç pamuğu gibi attığında, bugünlerin geleceğini aklı başında herkes görüyor, biliyordu. Ama siz o kadar sağır edici transfer transfer davulları çalıyordunuz ki, ben dahil hiç kimse sesini ahaliye ulaştıramıyordu. Açın bakın o günlerde Taraf'taki köşemde neler yazmışım, bi zahmet bakın.
 
Her neyse, gelelim bugünlere. Önce şu kadim soruya içtenlikle cevap verin: Siz gurur duyacağınız bir Trabzonspor görmek istiyor musunuz yoksa istemiyor musunuz? Eğer cevabınız “evet görmek istiyoruz” ise o zaman onurlu bir biçimde sabır etmekten başka seçeneğiniz yok. Çünkü bu takım biraz sabırla çok iş yapacak düzeye gelecektir.
 
1- Teknik Direktör Ersun Yanal doğru bir tercihtir ve bu takımı kısa sürede toparlayacak ehliyet, yeterlilik ve tecrübeye sahiptir. Ersun Yanal, Türkiye'de çok az sayıda bulunan hem kurucu hem de yaratıcı teknik adamlardan biridir. Ersun Yanal, herşeyden önce ne yaptığını bilen ve yaptıklarını bilimin imkanlarıyla sınayan bir teknik adamdır.
 
2- Ersun Yanal, şu an bile Türkiye liginde çok az takımın başardığı iki temel futbol oyun problematiğini çözmüş durumda. Trabzonspor bir oyunun iskeletini oluşturan üç esas malzemeden ikisini kısmen çözmüş durumda. Oyuncu kalitesinden bağımsız olarak Trabzonspor bütün oyun boyunca bir maçın ihtiyaç duyabileceği “oyun alanlarını” doğru kullanıyor. Bu çok önemlidir. Mesela, hem Osmanlıspor hem de Atiker Konyaspor oyun alanlarını henüz doğru kullanma yeteneğine ulaşmış değiller.
 
3- Topun olduğu bölgeler ve topun atılacağı bölgeler üstüne bina edilen alan kullanma prensibini, Trabzonspor, temel olarak doğru davranarak alanı iki durumda da rakibine kaptırmıyor. Bu alanlarda genel olarak rakipten daha az oyuncu ile yakalanmıyor ya da rakibin kendisinden daha fazla çoğalmasına izin vermiyor. Bu dengeyi sağlamadan hem dengeli bir takım olamıyorsunuz hemde tutarlı bir oyun oynama ihtimaliniz kalmıyor.
 
4- Trabzonspor söylenenin aksine zamanı da doğru kullanmaya çalışıyor. Özellikle defanstan ofansa geçiş ya da ofanstan savunmaya geçişler kısmen tam zamanlı olabiliyor. Zamanla bu geçişler birleşik pas bağlantılarının sürekliliğiyle aşılacak gibi duruyor. Bu nitelikte çok önemlidir.
 
5-  Trabzonspor'un oyuncu kalitesinde çok büyük problemler yok aslında. Sadece oyuncuların oyun içi iç ilişkileri yeterli şekilde örülmemiş -ki bu sorun da bilindiği gibi zaman işidir-. Savunma ve hücum dengesi için ihtiyaç duyulan ara servisci yapılar inşa edildiğinde bu takım kalite sorununu da çözmüş olacak.
 
Bu takım çok kısa sürede toparlanır diyorum. Mesela 5 hafta sonra bambaşka bir Trabzonspor izleyeceğimizden ben hiç şüphe etmiyorum. Bu takıma 5 haftalık bir kredi açın; yeniden yapılanan bir takımın “yeniden yapılanma sorunlarını” bu kadar kısa sürede çözmesi ve yarışmacı bir takım kimliği kazanması aslında bir başarıdır.
 
Not: Trabzonspor'un en büyük derdi oyun filan değil! Bu oyunu Lig tv de yorumlayan Hamdi'nin Çince konuşmasıdır.  Bir insan nasıl olur da Türkçe konuşuyorken Çince sesler çıkarabiliyor?
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT