1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Terör olayları ve düşündürdükleri
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Terör olayları ve düşündürdükleri

A+A-

Uzun zamandan beri iş yoğunluğum nedeniyle ara vermek zorunda kaldığım yazılarıma başlamak istedim.

Aslında daha güzel konuları işlemek isterdim, ancak hepimizin malumu bir taraftan terör, şiddet, eylem gösteriler diğer taraftan provakatif yaklaşımlar aldı başını gitti.
29 Ekim Cumartesi gününe dönelim biraz.

Bingöl merkezinde gerçekleşen intihar saldırısına benim anlam veremediğim gibi inanıyorum ki bir çok insanda anlam verememiştir. Düşünebiliyormusunuz sokakta dolaşırken bomba patlıyor ve insanlar hayatlarını kaybediyor. Tabii orada asıl hedef Cumhuriyet bayramı nedeniyle stadyumda yapılacak bayram kutlamalardı. Ancak canlı bomba kutlamaların iptal edildiğini geç öğrenince şehir merkezindeki alışveriş mağazalarına yönelmişti.

Yani hedef Cumhuriyet bayramı kutlamalarına katılan protokol, görevliler ve bayram coşkusu yaşamak isteyen vatandaşlardı.

Yani asıl hedef “CUMHUR”du.

Hani Türkiye'nin bölünmesi istenmiyordu, hani sivil vatandaşlar hedef alınmayacaktı. Ancak yine eylem kişisel insiyatife bağlandı sanırım. Gelecek tepkilere göre hemen “Özür”modu hazır. Kardeşim özürde dilemeyin eylemde yapmayın…

Canlı bomba olayına dönecek olursak, hayatını kaybedenlerden Hatice Belgin isimli fedakâr anne çocuklarını canlı bombadan korumak için kendini siper etmesi hem facianın önüne geçti, hemde herkese bir annenin ne kadar merhametli ve canı pahasına evlatlarına sahip çıkmayı gösterdi. Keşke evlatları dağda olan ailelerde öyle evlatlarına sahip çıkabilseler. Cenazeleri almadan önce evlatlarını getirebilmek için mücadele etseler. Keşke PKK'da özür dilemese ve bu olaylarda olmasa…

Halkta tamam yeter kardeşim diyip biraz ön plana çıksa, tepki gösterse ne iyi olur, herkes analar ağlamasın diyor, kan dökülmesin diyor ama caba sarf eden yok, anne ağladığıyla kalıyor, evlatlarını kaybedenlerin ciğerleri yanıyor.

Hiçbir siyasi hareket halk desteği olmadan ayakta kalamaz!

O nedenle o gücü veren halkın sorunlar karşısında ön plana çıkması gerekir.

Bölge halkının bu son olaylar karşısında sessizliğini ve sağduyusunu koruması bana göre yaşanan olayların artık herkes tarafından tasvip görmediğini anlatan bir işaret olarak okunabilinir. Son yaşanan hadiseler bölge halkında hissedilir bir olgunluk ve şiddetin bitmesini isteyen ve sonrasında protestoya dönüşebilecek bir hava oluşmasına yol açtı…

Geçtiğimiz hafta içinde Şırnak'ta esnafın kepenk kapatılması çağrısına karşı gösterdiği tepki yazılı ve görsel basında hepimizin malumu…

Bölge insanının artık şiddetin ne onları temsil eden kitleye, ne bölgeye ve ne de Türkiye'ye bir şey kazandırmadığını yüksek sesle dile getirir oldu.

Başta yöneticiler ve güvenlik kuvvetleri olmak üzere vatandaşta derin bir sağduyu ve serinkanlılık hakim.

Geçen hafta yaşanan üzücü Van depreminde büyük bir yardımlaşma ve dayanışma örneği göstererek burada olduğunu söyleyen vatandaşlar, şiddet karşısında ise sessiz ve derinden gelen sağduyusunu göstererek aslında Türkiye'de en güçlü aktör olduğunu belirtiyor.

Arap baharı olarak adlandırılan ortadoğudaki gelişmeler ve everensel hak ve özgürlük talepleri bölge halkımız tarafından makul ve olumlu karşılanıyor ve destekleniyor.

Evet, askerlerimiz, dağda hayatlarını kaybeden gençlerimiz, öğretmenlerimiz ve masum vatandaşlarımız için yüreğimiz yandı ve üzüldük. 

Kurban Bayramının hepimiz için sakin ve huzurlu geçmesini ümit eder, sağlık sıhhat temeninisiyle umarız ki bir daha böylesi acı olaylarla karşılaşmayız.

Hoşça kalınız

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT