1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. Temsilde Adalet mi, Yönetimde İstikrar mı?
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Temsilde Adalet mi, Yönetimde İstikrar mı?

A+A-

   Türkiye’de partilerin seçilme barajı olan %10 seviyesi demokratikleşmenin, vatandaşların iradelerinin meclise yansımasının önünde en büyük engeldir. 


     Adalet ve Kalkınma Partisinin savunması, bu seçim sistemini biz yapmadık, biz de bu seçim sistemiyle seçildik şeklinde olmaktadır. Elbette siz de bu seçim sistemiyle bu baraj oranıyla seçildiniz, ancak iktidara gelmeniz yanlışları, hataları düzeltmek amacı gütmüyor mu? Her konuşmalarında hâkimiyetin tek merciinin millet olduğundan söz ederler, doğrudur olması gereken de budur elbette, yirmi birinci asır milletin kendini yönetme sevk ve idare etme asrıdır. Gerek Demokrat (Menderesin Demokrat Partisi) Partisinin sloganı yeter söz milletindir, gerekse Adalet ve Kalkınma Partisinin karar milletindir sloganları bu savı güçlendirmektedir. Batı demokrasileri bunu çoktan başarmışlar, biz ve bizim gerek güneyimizde bulunan ülkeler, gerekse doğumuzda bulunan ülkeler yani üçüncü dünya ülkelerinde ne yazık ki halen millet söz sahibi değil, despot yönetimler tarafından söz sahibi edilememişlerdir.


     Madem söz de, karar da milletin ise, o halde milletin önünü açın da özgür iradesini tam olarak yansıtabilsin. Yaklaşık elli milyon kişi olan seçmen sayısının yüzde onu beş milyon kişi yapar, beş milyon insan milletten sayılmıyor mu, millet olabilmenin ölçüsü yüzde on mudur? Beş milyon sayısı bazı ülkelerin yarısını bazı ülkelerin de yaklaşık tamamını oluşturuyor.


     Yüzde on barajının demokratik ülkelerin hiç birinde görülmediği ve görülmeyeceği de bilinmektedir. Amaç yönetmede istikrar imiş, temsilde adalet ne olacak peki. Başkalarının size yapmak istediklerini kabullenmiyorsanız, kabullenmediğinizi başkalarına reva görmeyin. 


     Bu yanlışlığın giderilmesi için, kontenjan düşünülüyor denmektedir, kontenjan bu sorunu çözmez, daha çok oy alanlara beleşten milletvekili kazandırır. Söz de karar da milletin olması isteniyorsa asıl önemli olan barajın makul seviyeye düşürülmesidir. Yüzde on barajına ulaşma ihtimali olmayan partiler de bu engeli nasıl aşarızın yollarını aramaya çalışmaktadırlar. Bağımsız olarak girmek isteyenler olduğu gibi, seçim ittifakı yaparak meclise girme çalışmaları, milletin iradesinin meclise yansıması şeklinde ortaya çıkmaktadır.


     Geçmişte bu tür çalışmaları yapanlar bu gün buna karşı  çıkmaktadırlar. Refah Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Aykut Edibali’nin Millet Partisi bu ittifakla meclise girmişlerdi. O zaman temsilde adalet anlayışı ağırlığını koruyordu, bunu şu şekilde de izah edebiliriz, iktidarda olanlar iktidarı paylaşmamak için yönetimde istikrarı, muhalefette de olanlar, özellikle seçim barajına takılan muhalefette temsilde adalet anlayışını savunmaktadır. Bunun orta yolu yok mu, temsilde adalet mi milletin sözünü ve kararını etkili kılmaktadır, yoksa yönetimde istikrar mı, milletin aslında seçme iradesine konan bir ipotek olarak karşımıza çıkmaktadır. Nasılsa baraja takılacak, oyum boşuna gitmesin diye, kendisine daha yakın olan partilere vatandaşlar yönelmek zorunda kalmaktadırlar.

Not: Ayrıca, Diyarbakır kenti için özveriyle çalışan  Diyarinsesi.Org sitemize karşı dün yapılan çirkin saldırıyı esefle kınıyorum.
    

Selam ve Saygılarımla

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT