1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. TECAVÜZ MAĞDURU D.S
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

TECAVÜZ MAĞDURU D.S

A+A-

25 Ocak 2012'de İstanbul'da D.S tecavüze uğradı. Kimi bizzat tecavüze katıldı, kimi röntgenledi, kimi timsah misali bir iki damla gözyaşı döküp “vah vah” dedi.

25 Ocak gecesi D.S'yi kuytuya çekip tecavüz ettiler.
 
Bu tecavüzün failleri kim, diye merak ediyorsanız size sayayım hemen:
 
Öncelikle Diyarbakır'ın iş adamları, ekabirleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başbakanı, Diyarbakır Valisi, Ticaret Odası, Borsa, DESOB, DİSİAD v.s gibi iş dünyası temsilcileri.
 
25 Ocak gecesi, sokağa atılmış, ele ayağa düşmüş D.S için son bir hamle yapıldı. D.S'ye (Hadi gözündeki bandı çıkarıp adını koyalım: DİYARBAKIRSPOR) bir nebze nefes vermek için İstanbul Topkapı Eresin Otelde bir destek ve dayanışma gecesi düzenlendi. Ne gece ama, tam bir utanç gecesi.
 
25 Ocak gecesi bütün Diyarbakır İstanbul'a taşınmıştı. Herkes oradaydı. Kimi EMİTT fuarına katılmak için, kimi “2013 Diyarbakır Surları Yılı Olsun” etkinliği için gelmişti.
 
Yani hiç kimsenin cebinden uçak bileti parası verip, Diyarbakırspor gecesine gelmesine gerek yoktu. Dediğim gibi zaten Diyarbakır'ı temsil eden herkes oradaydı.
 
25 Ocak gecesi, Diyarbakır'a destek ve dayanışma için tutulmuş 500 kişilik salonda bulunan 50, 60 kişi hariç herkes tecavüz failleri.
 
O gece, o salonda utanç ve şaşkınlık içerisinde birbirlerine bakan 50, 60 kişi hariç, D.S'nin ırzına geçenler, D.S'den geriye kalanları boğazın sularına görüp, hiç utanmadan Diyarbakır'a döndüler.
 
Diyarbakır'da, her türlü haltı işledikten sonra, hiç utanmadan etrafta salınıp boyunu gösterenler için, “boyun devrilsin” derler. Biz yine de böyle bir şey söylememiş olalım.
 
25 Ocak gecesi (bu tarih unutulmasın diye tekrarlamaya devam edeceğim) İstanbul Topkapı Eresin'in 500 kişilik salonda, yarısı Mardinli 50, 60 kişi bir yandan birbirlerinden bakışlarını kaçırırken, diğer yandan göz ucuyla girişi kontrol ediyordu. Belki son anda Osman Baydemir gelir, vali bey gelir de hava değişir diye umuyorlardı.
 
Ne vali, ne belediye başkanı geldi. Ne eski başkanlar, ne de eski yöneticiler geldi. Ne ticaret odası, ne de iş dünyası geldi.
 
Bir avuç insan, göz ucuyla son ana kadar kapıyı gözlediler umutla.
 
Vay babam vay. Vay ki ne vay. Nasıl bir kindarlıktır bu. Nasıl bir intikamcı mantıktır bu. Tecavüz mağdur D.S'yi boğazın sularına gömdünüz. İnşallah içiniz soğumuştur.
 
Şunu aklınızda tutun; D.S. tecavüz mağduruysa eğer, siz de bu tecavüzün failisiniz. İşte bunu aklınıza yazın.
 
EMİTT (Uluslar arası Turizm ve Tanıtma Fuarı) de, Osman Baydemir ve Mustafa Toprak neredeyse bütün illerin stantlarını gezdiler. Birlikte kameralara gülümsediler. Sadece illere değil, en ücra köşelerdeki ilçe stantlarına bile uğrayıp gönüllerini aldılar. Güldüler, oynadılar, halay çektiler, bütün fuar alanına konfeti gibi sempati yağdırdılar. Hele Osman Başkan, tam anlamıyla EMİTT'in gülüydü. Şimdi sormazlar mı, 7 yabancıdan esirgemediğiniz ilgi, alakanızın bir zerresini Diyarbakırspor hak etmiyor mu?
 
Kaldı ki Osman Başkan, Beyoğlu İstiklal Caddesindeki Diyarbakır imza standı önünde basın mensuplarını hem Diyarbakırspor gecesine davet etti, hem de yüzde 99 geleceğim dedi. Bu nasıl yüzde 99 Sayın Başkan.
 
Ben, Osman Başkanın geceye geleceğinden çok emindim. Hem bu yüzde 99 meselesinden, hem de Osman Başkan'ın, kindarlıkla, ikiyüzlülükle, hesap kitapla çok işi olmadığını düşündüğüm için. Demek ki yanılmışız. Osman Başkan'ın sağında solunda koşturan memurları, danışmanları ha bire kulağına bir şeyler fısıldıyorlar. Elimizde DİSKİ Spor var, Diyarbakırspor'u boş verin gitsin mi dediler, bir tekme de biz vuralım mı dediler. Her ne olduysa oldu, yüzde 1'lik ihtimal gerçekleşti.
 
Dün Diyarbakırspor'un iyi zamanlarında yanında olanlar, üzerinden isim yapanlar, ihya olanlar, nimetlerinden yararlananlar gemiyi ne zaman terk edeceğini de en iyi bilenlerdir. Ben yazımda onlara hiç değinmedim. Sevgili Yılmaz Bay'ın azısında da var, ben de katılıyorum, bu gecenin katilidir onlar. Sorumluluklarının üzerini kalınca bir örtüyle örtmek için, her türlü yalanla, dezenformasyonla, manipülasyonla (ki bu konularda Allah var iyidirler) geceyi sabote ettiler. Spor yorumcusu Yılmaz Bay gerekenleri söylemiş onlar için, D.S. tecavüzünün asıl failleri de onlardır. Adlarını anmaya gerek yok…
 
Keşke bu yazıyı bundan sonra ne yapılabilir diye bitirebilseydim. Ama yapacak bir şey yok. D.S. için öyle bir derin mezar kazdılar ki, boğazın sularında kaybolan cesedi bulsanız da bir şey ifade etmez.
 
 9 Şubat'ta Ankara'da bir gece daha yapılacaktı. Bu gece olur mu olmaz mı bilmiyorum. Bundan sonrası mucizelere kalmış. Diyarbakır'dan bir şey çıkmayacağını acı bir tecrübe ile öğrenmiş olduk. 25 Ocak'ta da salonda bulunan bir avuç Mardinli ile Gazateci Tayfun Talipoğlu ve Namı-ı değer Zaza dayı yani Ali Sürmeli gibi sanatçılar Diyarbakırspor gecesi yerine, herhangi bir köyün (ama küçük bir köy) dayanışma gecesine geldiklerini zannettiler.
 
Diyecek söz kalmadı, ne desek boş,  inşallah D.S.'nin başına gelenler içinizi soğutmuş, öfkenizi yatıştırmıştır.  
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT