1. YAZARLAR

  2. Mücahit CAN

  3. Tayr-ı Baz…
Mücahit CAN

Mücahit CAN

Diyarinsesi.Org yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Tayr-ı Baz…

A+A-

Sultanın biri amansız bir hastalığa yakalanır. 
Hekimler heyeti başında toplanır. 
Çeşitli tedavi ilaçları önerilir. 
Hepsi uygulanır ancak hiçbirinden bir sonuç alınamaz. 
Sultan günden güne erimektedir…

En sonda hekimler Sultana, uçarken etrafına ışık saçan, güzelliği gözleri kamaştıran, görenin aklını başından alan, hikâyelere konu bir kuş cinsi olan Tayr-ı Baz'ın yağının vücuduna sürülmesi halinde şifa bulacağını söylerler. 
Sultan, yakalanıp getirilmesini emreder…

Ancak bu kuş öyle kolay avlanacak bir tür değildir. 
Doğan, şahin, atmaca ve bunlara benzer gökyüzünün hâkim avcı kuşları tarafından korunur. 
Tayr-ı Baz acıktığı zaman önce bunlar keşif uçuşu yaparlar. 
Tehlike var mı yok mu diye etrafı yoklarlar. 
Tayr-ı Baz ondan sonra harekete geçer ve karnını doyurmak üzere avlanmaya çıkar…

Bir gün koruyucu kuşlar keşfe çıkıp döndükten sonra Tayr- ı Baz'a: ''Kralımız, nereye gitsek orada avcılar pusudadır, bir tehlike sezinliyoruz, ava çıkmayalım!'' derler. 
Zaman geçtikçe acıkma ağır basar.
Kuşlar âleminin yarısı Tayr-ı Baz'ın emrindedir…
 
Tayr-ı Baz bu defa kargayı çağırır ve kendisine: ''Hele sen git etrafı yokla ve gel'' diye emir verir. 
Karga karnını doyurur ve geri döner. 
Tayr-ı Baz'a: ''Kralım, hiçbir tehlike söz konusu değil, ava çıkmanızda mahsur yoktur.'' der…

Tayr-ı Baz av bölgesinin üzerinden uçmaya başlar. 
Ancak yere yaklaştığı sırada, kendisini yakalamak üzere pusu kuran avcılar bir okla kanadını kırar ve onu yere düşürürler. 
Sonra da yakalayıp Sultana getirirler…

Sultan, uçarken etrafına ışık saçan, güzelliği gözleri kamaştıran, görenlerin aklını başından alan, hikâyelere konu Tayr-ı Baz'ı görünce ona hayran hayran bakarak etrafındakilere şöyle der: ''Onun değil, benim yağım eşsiz güzellikte yaratılmış bu kuşun vücuduna sürülmelidir. Onu hemen tedavi edin ve serbest bırakın…''

Yaralı kuş dile gelir ve der ki: ''Ey Sultanım, benim elçilerim doğan, şahin, atmaca gibi asil kuşlardan iken hiçbir zaman zarar görmedim, ne vakit ki birlikte 'biz olabildiğimiz' kadim dostlarımın sözünü dinlemeyerek aç gözlü kargaları kendime rehber seçtim, işte o zaman bu duruma düştüm ve kesilmeyi hak ettim. Kanadı kırık bu halimle artık eskisi gibi olamam, benim etim de yağım da size helaldir…''

Ve devam eder: ''Koca bir ülke yönetiyorsunuz, benim durumumdan dersler çıkarın; karnını doyurmaktan, makam-mevki sahibi olmaktan başka derdi olmayanları dost ve danışman edinmeyin, yoksa sizin akıbetiniz de benden farklı olmaz, kendi ellerinizle sonunuzu hazırlar ve kesilmeyi hak edersiniz!''

Kısadan Hisse!

Mücahit Can

Kılavuzu karga olanın… vs. gibi deyişlere konu edildikleri için insanlar adına kargalardan özür diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar