1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Tarifi yok...doğuştan
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarifi yok...doğuştan

A+A-

İstanbul Kapalı Çarşı'dayız.
Esnafla sohbet, benim yanıtladığım
sorularla sürüyor...
Hemen her siyasi görüşten dostlar
giderek çoğalıyor etrafımızda.
Orta yaşa yaklaşmış ve belli ki
iktidara da sempati duyan bir esnaf...
"Abi şu yandaş medya ne demek?
Okuduğumuz gazeteye göre isimlendiriyorlar bizi."
"Bunun tek bir ölçütü yok" diye girdim söze,
"önemli olan neye yandaş olduğundur."
gibi yuvarlak cümleler kurarken
bir gece önce izlediğim bir haber ve sunuş
tarzı geldi gözümün önününe.
BDP Şırnak milletvekili Hasip Kaplan genel kurul
salonunda sinirlerine hakim olamamış ve önündeki
 bardağı kürsüye vurarak kırmış, parçalarını da kürsünün önüne
 fırlatmıştı.
 İşte işin püf noktası da burada .
 Görüntüyü hepimiz izledik.
 Kaplan, kürsünün önüne doğru fırlatıyor cam parçalarını.
 Ama "yandaş" medya haber bülteni, döne döne
 "parçaları AKP sıralarına fırlattı"diyor.
 "İşte kardeşim, yandaş medya herkesin açık seçik
 gözlerinin önünde gelişen en basit olayda, gözümüzün
 içine baka baka hükümete hoş gelen haber yapan ve
 sunan medyadır.
 Daha da beteri maaşlı çalışan yani yarın başka
 bir medya kuruluşunda da görev yapabilecek
 sunucunun gözünü pörtlete pörtlete tarafını
 ortaya koymasıdır ki mesleğe en büyük darbeyi
 bunlar vurur."diye tamamladım sözlerimi.

 Benim de dilim şişmiş fırsat bulmuşum ya
 devam ettim.
 "Yandaşın sağcısı liberali yok. Belli gazetelere
 bu yaftayı yakıştırırken yandaş olmadıklarını
 iddia edenlere bakarsanız onlar da başbakanı
 kızdırmayacak konularda "muhalif taklidi"
 yapmıyorlar mı?
 Şike davası yazmak konuşmak kolay,
 "ergenekon" damgası yemiyorsun.
 Halen 8 milletvekili cezaevinde.
 Tuncay Özkan gibi neyle suçlandığını bile
 bilmediğimiz insanların mağduriyetini görmezlikten
 gelip hatta neredeyse suçlu olduklarını kabullenip
 onlara da değiniyormuş gibi yapmak adına
 "tutukluluk sürelerinin uzunluğunu" dile getirmeyi
 demokratlık saymak da bir nevi "yandaşlık"
 değil mi?
 Bu "tutukluluk sürelerinden" zaten cumhurbaşkanı da
 dahil herkes şikayet etmiyor mu?
 Yani tehlikesiz bir konu.
 Bence askerler dahil yargılanan herkes
 bir forma giysin, hem bizim hem medyanın
 dikkatini o zaman daha fazla çekeceklerdir.
 Sokak jargonuyla "yalan dolan"
 Doğan Cüceloğlu'nun deyimiyle
 "mışlı,muşlu" bir yol tutturmuş gidiyoruz.
 Ama (simgeleştiği için onun adını veriyorum)
 Balbay 1100. güne giderken özgür değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT