1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. Suskun Harfler
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Suskun Harfler

A+A-
Oldum olası kederli bir adamdım,
İçimdeki kalenin bana özel dehlizlerinde kendimi sakladım…
Ne zaman birilerinin kırılması gerekse,
Gönüllü olup öne atıldım.
 
Ne zaman kırılsam,
Kendimi içimdeki mahzene kapattım,
Her harfi sürüp bir yere,
Suskunluğumdan, kırılganlığımdan
Yeni bir alfabe yarattım…
 
Sustum…
Mahzun bir nefer gibi taşıdım yazgımı,
Dönmek için çıktığım her yolda,
Biraz kendimi bıraktım…
 
Şimdi ne zaman konuşmaya kalksam eskiyi hatırlarım,
Acemi bir konuşmacı olduğum zamanları;
Yüzüm kızarır,
Ter fışkırır gözeneklerimden…
 
Şimdi ne zaman konuşmaya kalksam,
Susarım…
Çocuk hassasiyetiyle
Kabaca ölümlere uğrarım…
 
Kırılmaktır benim işim, meziyetim!
Buna yıllar önce alıştım,
Zehir kondu yemeklerime,
Zehre alıştım…
 
Yasak sokaklara isimler yazdım,
İçime açtığım sahaflar çarşısında yaşadım zaaflarımı,
Rüzgâra verdiğim hatıralardan topladım özümü,
Kendimi kendimle çarptım!
 
Kalemi elime aldığımda dokuz yaşımdaydım,
O gün bu gündür yazarım,
 
Ne zaman sıkışsam,
Ne zaman anlatamasam derdimi,
İçimdeki mürekkebi boş kâğıtlara akıtırım…
 
Kimseler anlamasın diye yalnızlığımı,
Tebessümlerimden zırh yapıp, yüzüme taktım,
İçimde çağlarken nehirler,
Tek bir gözyaşımı bile ardımda ipucu bırakmadım!
 
Suskunluğun metinlerine döktüm hep kendimi...
 
Hasreti babamla tanıdım;
Doğumumdan altı ay sonraydı,
Kızgın bir temmuz ayıydı,
Anlamını bile tam olarak kavrayamadığım bir kelimenin
Sahibini uğurlarken, ramazanının ilk sahuruydu…
 
Babamın, zamansız ve beni şair eyleyen ölümünden beş yıl sonraydı,
Bir ramazan bayramıydı,
Çocuktum,
Kimse sallamazdı beni – varlığım yokluğum bir,
Birinin sevilmesi gerektiğinde ortaya çıkıp,
Sonra kaybolurdum…
 
Hınca hınç misafirler, bayram nezaketiyle uğrardı,
Palavradan bir gülüş asarlardı yüzlerine…
 
İki katlı bir evimiz vardı,
İçine çocukluğumun bile sığdığı kocaman bir avlumuz,
Ve ömrümün en salıncak zamanıydı;
Tam ortasında durup avlunun seslendim üst kattaki anneme,
Beş lira isteyip
Beş para etmez bir keder ektim gönlüne…
 
Şimdi ne zaman bayramı düşünsem,
Annemin yüzündeki ifadeyi hatırlarım;
Şimdi ne zaman bayramı düşünsem ağlarım…
 
Salıncağa da, bayrama da
Bundandır gizli düşmanlığım…
 
Hangi söz, hangi edebiyat anlar beni?
İçimin kalabalığında kendimi ararken, .....M.ALİ SEYYİDOĞLU
 
MEHMET ALİ SEYYİDOĞLU KARDEŞİMİN YAZISI.BU KARDEŞİMİZ DE SİVEREKLİDİR SÜRUÇLU ŞEYH MUSTAFANIN OĞLUDUR.İSTANBULDA YAŞIYOR EDEBİYATLA UĞRAŞIYOR. BİR KÖŞE DE YAZMAK İSTİYOR UYGUN BULURSANIZ DESTEKLEYİNİZ.SAYGILARIMLA
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT