1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Suçlu TEDAŞ mı? TEİAŞ mı?
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Suçlu TEDAŞ mı? TEİAŞ mı?

A+A-

Dilerseniz bu yazıda biraz elektrikten bahsedelim zira bu konuda inanılmaz doluyum.

Yerel anlamda yaşadığımız Diyarbakır'ın envai çeşit sorunu varken elektrik kesintilerini konu olarak seçmek sizin ne kadar dikkatinizi çeker bilemiyorum ama artık bahtınıza.

Elektrik neden sürekli kesiliyor?

Belli ki altyapı yeterli değil. Ben kendimi bildim bileli mazeret değişmedi: “Altyapı yeterli değil” Madem sorun belli, niye onlarca yıldır müdahale etmiyorsunuz?

Birkaç yıldır yeni bir mazeret daha keşfedildi: “Köylü kaçak elektrikle yeraltından su çektiği için sisteme aşırı yüklenme oluyor” İyi de bu mazereti niye bize anlatıyorsun. Devlet sizsiniz çözümü de sizin bulmanız gerekiyor.

Ben faturamı üç gün geç ödersem, devlet kendisini gösteriyor. Elektriğimi kesiyor, kanuni takip başlatıyor. Köylü kaçak elektrikle su çektiğinde devlet tatile çıkıyor.

Ben, bana verilen yarım yamalak hizmetin bedelini fazlasıyla ödüyorum. Benim gibi düzenli ödeyenlerin başına neler geldiğini biliyorum. Benim gibi, hile hurda peşinde olmayan, faturasını düzenli ödeyenler (ki normali budur), devletin elindeki kuş misali. Benim gibi eldeki kuşlara kaçaklar, kayıplar, aklınıza ne gelirse yükleniyor. Yani devlet yakaladıklarına öpücük üzerine öpücük konduruyor. Artık öpülecek yerimiz kalmadı…

Elektrik meselesiyle ilgili en önemli rezalet nedir biliyor musunuz? Bu rezaletin Diyarbakır'da, yani Türkiye'ye enerji transfer eden bir havzanın tam ortasında yaşanmasıdır. Türkiye'ye enerji sağlayan barajlar, batı-kuzey-doğu hattında bir yay çizerek birleşiyor. Diyarbakır da bu yayın merkezinde yer alıyor. Ne kadar ilginç değil mi? Enerjinin merkezindesiniz ve enerjiden en fazla mağdur olan şehirsiniz.

Malum artık her işte elektrik olmazsa olmaz unsurlardan, peki sürekli kesilen elektrik sebebiyle sekteye uğrayan işlerin ve kazançların sahipleri neden susuyor? Fabrikaların, imalathanelerin, alışveriş merkezlerinin, işyerlerinin temsilcileri neden inisiyatif almıyor. Ticaret Odası, DESOB, Disiad, Günsiad, Dosiad gibi kuruluşlar neden üyelerinin mağduriyetlerine karşılık bir faaliyette bulunmuyorlar? Müdahale etmek için bütün makinelerin, bütün cihazların yanmasını mı bekliyorlar?

Devam edebilirim ama cevap olmadıktan sonra neye yarar! Benim yaptığım kendi kendime konuşmak.

Fakat şunu unutmayın, bu aziz mübarek günde herkes işini gücünü bırakmış size beddua ediyor. Sizin için bir önemi varsa tabi…

İkide bir kesinti oluyor, hayat duruyor!

Ramazan ayında bile 182 lira elektrik faturası ödememe rağmen serinliyemiyorum.

Sayın TEDAŞ veya TEİAŞ veya bilmem ne yetkilileri artık insafa gelin! Bu yazının kaç yıldan beridir koltuk kavgasından gözleri dönmüş, gözleri görmez olmuş TEDAŞ müdürlerine bir etki yapmayacağını biliyorum.

Bu defa sadece bu yazıyı yazmakla kalmayacağım. Bir vatandaş olarak, elektrik kesintilerinden mağdur olmuş biri olarak. Elimden geleni yapacağım. Defalarca yazı yazdım nedense kimse üzerine alınmıyor. Herkes kendi bataklığını iyice gömülmüş bir halde, koltuk kapmaca oynuyorlar. Beni koltuk kapmaca oyununuz ilgilendirmiyor. Kendinize gelin ve görevinizi yapın.

Dediğim gibi, şu ana kadar elektrik kesintileri konusunda çok yazı yazdım ama bu yazı sadece bu sayfada kalmayacak. TEİAŞ Genel Müdürlüğünün 0312 222 81 60 nolu faksına da göndereceğim. Bir vatandaş olarak TEİAŞ Genel Müdürü Sayın Kemal Yıldır'la görüşeceğim. Beni artık sizin mazeretleriniz ve duyarsızlığınız ilgilendirmiyor. Meslek kuruluşları, Odalar üyelerine sahip çıkıyor mu, çıkmıyor mu diye tasalanmak da benim işim değil. Ben artık kendi hesabımı kendim görmeye karar verdim. Sevgili Diyarbakırlılar size de böyle yapmayı öneririm. 0312 203 80 00 TEİAŞ Genel Müdürlüğünün santral numarasıdır. Sorunlarınızı en yetkili makama doğrudan iletin. Bırakalım Diyarbakır'daki körler sağırlar birbirini ağırlamaya devam etsin.

Diyarbakır TEDAŞ'ta yaşanan koltuk kavgası artık mide bulantısı yaratmaya başladı. TEDAŞ hizmet dışında her türlü entrikanın üretildiği bir yere dönüştü.Gülbaki geldi Nurbaki gitti, Abdulbaki son düzlükte öne geçti, nedir bu rezalet, ben kendi hesabıma bunaldım artık.

İşyerlerinde milyonlarca liralık zararlar yaşanıyor. Evlerde yaşananın haddi hesabı yok: Fırın, buzdolabı, çamaşır makinesi, bilgisayar, bulaşık makinesi, kesintilerden, düzensiz iniş çıkışlardan yanıp duruyor…

Bütün bunlar olurken TEDAŞ'ın bahane üretme makinesine döndü

Bakın TEDAŞ'ın değerli İl Müdürü Nihat Nurbaki'nin yaptığına siz…

Basın açıklaması yapıyor ve topu hooppp TEİAŞ'ın üstüne yuvarlıyor…

Muhterem İl Müdürü Nurbaki'nin ağzından;

“Diyarbakır'da voltaj düşüklüğü nedeniyle elektrik enerjisindeki dalgalanmalardan vatandaşın mağdur olmamaları için TEDAŞ Diyarbakır İl müdürlüğü olarak 2011 yılında TÜBİTAK,TEİAŞ ve TEDAŞ'tan oluşan bilim heyetini alınması gereken tüm tedbirleri aldı. Halkımızın bilmesi gereken önemli konulardan biri de voltaj dalgalanmasının Diyarbakır İl Müdürlüğünün herhangi bir eksikliğinden kaynaklanmadığıdır. Sorun tamamen TEİAŞ'tan kaynaklanmaktadır. Dalgalanma TEDAŞ'tan kaynaklanmış olsaydı tüm Diyarbakır'da değil sadece bir bölgede etkili olurdu.''

Duayı da bedduayı da kim hak ediyor sizce…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT