Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sopasız..

A+A-

Bir zamanlar
Gücü eline geçiren sermayedarlar,
Ucuza kapatmak için emeği,
"Komünist sopasıyla" döverdi emekçiyi..

Güya vatanperverdiler, farklı düşünenleri
"Vatan haini sopasıyla" döverlerdi.. iyiki,
"Vatan hainleri(!) "yurtsever" oldu da mesele(?) çözülüverdi..

Kendilerinde herşeye sahiplik vehmedenler,
İrticacı dediklerini "laiklik sopasıyla" dövdüler,
Toplumu böldüler,
Toplumun istihkakına çöktüler,
Birliktelikleri ayrıştırdılar,
Kattı karıştırdılar toplumu birbirine..

Kendini farklı hissedip farkını ifade edenler,
Farklılığın zenginliğini göremeyenlerce, üstelik
"Ümmetimin ihtilafı rahmettir" nûruna bile aldırmadan
"Bölücü sopasıyla dövüldüler, dövülüyorlar..
Bölücü kendileri, farkında değiller..

Doğrudan cesaret edemeseler de
Etnik kökenden, mezhep mensubiyetinden dem vurup
Bölücülük suçlamasıyla gezineler var..
El altından yaptılar, yapıyorlar,
Masa altında tuttular, tutuyorlar,
Satır aralarına yazdılar, yazıyorlar,
İki araya bi'dereye sıkıştırıveriyorlar,
İleri gittiği takdirde
Bölücü sopasıyla dövüleceği korkusuyla,
Bölücü suçlamasıyla suçlanacağı korkusuyla,
Yarım ayakla yürüyenler var..

İnsanın
Dostları, kardeşleri arasında,
Özgürce ve insanca yaşaması dururken,
Döveceği sadizmi, dövüleceği korkusuyla yaşaması..
Yaşamak denirse buna,
İnsanlık denirse bu kafaya,
Ne demeli, bilmemki..

Sorunun büyüğü içinde olunca kafanın,
Tedavisi de zorlaşıyor doğal olarak..
Kendi elleriyle,
Kendi dilleriyle,
Kendi çevresine duvarlar örerek
Özhayatını kendisine, çevresine zindan edenlerin,
Ülkesini toplu mapushaneye çevirenlerin,
Aydınlık dururken karanlıklara,
Özgürlük dururken duvarlar arkasına,
Duygusuzluğa, sevgisizliğe mahkum etmeleri kendini,
Açık cezaevine tıkmak kendini, bi'ömür boyu..
Ne çok acınası bi'durum değil mi bu..
Bu kafa yapısını kabul edebilecek
Ne bir din,
Ne bir düşünce,
Ne bir ideoloji veya fikrî kulvar olabilir mi?

Sopanın tedavisi karşı sopa mı olmalı?
Sopalaşmanın çözümü sopalaşmak mı olmalı?
Sorunu çözecek zekaya, olgunluğa,
Sorunu çözecek dinginliğe erişilemediği için
Tedaviyi, çözümü sopada mı aramalı?
Büyüyerek akıllanmak dururken
Küçülerek sopalaşmak mı çözüm?
Aklına, haklılığına güvensizlik mi yoksa..
Çözümsüz kalmanın bedelini
Dostuna, kardeşine, komşusuna,
Arkadaşına, yoldaşına ödetmek mi yolu?
Karşısındakine sopayı bıraktırmanın yolu,
Önce elindeki sopayı bırakmaktan geçmez mi?
Sopa atmamanın,
Sopa yememenin çözümünü,
Hep sopalaşmakta aramak yerine,
Bi'defa da sopasızlaşmada arasak olmaz mı?
Bi'defa da sopasızlaşmakla denesek olmaz mı?

Unutmayalımki,
Sopalaşmayı bırakmamızdan,
Kucaklaşmamızdan "rahatsız olanlar",
Barışacağız korkusu içindeler, gizli gizli..
Bir kez "onları" yok saysak olmaz mı?
Bu kez "onları" yok saysak olmaz mı?
Bu kez sopayı "onlara" göstersek olmaz mı?
Bir kez denemekle ne kaybedilir?
Vazgeçmiyorlarsa şayet
Ellerindeki sopalarını alıp.... neyse..

Kimiler iktidar gücünü,
Kimileri silah gücünü,
Kimileri çokluğunu,
Kimileri merhamet yokluğunu,
Sopa gibi kullanmaktan bu kez vazgeçseler..

Kul yapımı sopalarını kullananlar,
Allah'ın sopasını unutmasınlar..
Uçmak, göçmek, kaçmak yok ondan..
Ne zaman ineceği belli olmaz hiç..
O, sopasıyla vurmaz zaten..
Canı sopa isteyenler pervasızca koşagelirler,
O'nun sopasına çarparlar..
Beter olurlar, kul sopası yemekten..
Beter olsunlar kul sopası yemekten..
Rezil olmak var serde.. ya da
Vezir olmak var serde..

Mazlumun sahibi Allah denir ya,
Mazlumu suçlayanların vay haline..!
Mazluma sopayı uzatanların vay haline..!

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT