1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Sokakların müdavimleri!...
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Sokakların müdavimleri!...

A+A-

Sokakların müdavimleri!...

 

Okullar tatil oldu, sokaklarda çalışan çocuk sayısı arttı.

Kentin ana caddelerinde hep onları görüyoruz.

İşyerlerinin önünde, sanayide, tarlada, en çokta sokaklarda...

Küçük bedenleriyle ekmek mücadelesi veriyorlar.

Güneşin doğuşuyla işe koyuluyorlar, gece karanlığında evlerinin yolunu tutuyorlar.

Neredeyse günün 16 saati ekmek mücadelesiyle geçiyor.

Genelde sattıkları hep aynı.

Su, selpak, sakız, simit, tatlı...

Hem okul harçlıklarını biriktiriyorlar hem de ailelerine katkı sunuyorlar.

Onlar, ekmek mücadelesinin küçük savaşçıları!

***

Son yıllarda bu manzaralara sıkça rastlar olduk.

Okul tatil oldu mu, ekmek mücadelesine koyuluyorlar.

Yaz sıcağı, susuzluk, açlık onları engellemiyor.

Bitkin halleri yürek parçalıyor ama ne gören var ne de el uzatan.

Aileler duyarsız, devlet kurumları çaresiz.

Evet, onlar artık sokakların müdavimleri!

Tehlikeler arasında bir yaşam mücadelesi.

Hepsinin kötülükler labirentinde yoldan çıkma tehlikesi var.

Ama dedik ya, ne gören var ne de el uzatan.

 

***

Sevgili okurlar...

Son 10-15 yılda ortaya çıkan bir manzara bu.

Göç olgusunun onlarca tahribatından biri.

Belki de en vahimi...

En çok zarar gören çocuklar oldu.

Yaşanan ekonomik sıkıntının getirdiği yükün bir bölümü çocukların omzunda...

Çalışmak için okula gitmeyen veya gönderilmeyen çocuklar var.

Çocukların feryatlarına yetkililere gönderdikleri mektuplardan duyuyoruz.

Bu şunu gösteriyor.

Çocukların bir bölümü aile baskısı sonucu çalıştırılıyor.

 

***

Sokaklarda çalışan çocukların hiçbir güvencesi yok.

Kötü niyetli insanlar için potansiyel bir av konumundalar.

Kendilerini koruma güçleri yok.

Aileleri sahip çıkmıyor.

Ve maalesef her şey devletten bekleniyor.

Devlet kurumlarının da sahip çıktığını söyleyemeyiz, beklememeliyiz de

Zaten herşeyi devletten bekleyerek buralara gelmedik mi?

Hazır suçlu devlet veya mülki erkan.

Sokağa salınan daha doğrusu başından atılan çocuğunun başına bir şey gelirse suçlu devlet öyle mi?

Hayır kesinlikle suçlu onlar değil...

Birinci suçlu aileler.

Sabah çıkıp gece yarılarında evlerine giden çocukları kontrol mekanizması yok.

Gün içinde ne yaptıkları, nereye gittikleri, kiminle gezdikleri ailelerin umurunda değil.

Ailelerin ilgilendiği tek nokta, para...

Çocuk para getirdi mi, getirmedi mi?

Para getirirse iyi getirmezse 'Tu kaka'

Ailelerin bu bakışı, çocukları fiziksen ve ruhsal açıdan yıpratıyor.

Çocuklarda, aileye karşı bir soğukluk başlıyor.

Akabinde de topluma karşı...

 

***

İlimizde yaşanan olaylara bakın.

Hep ön saflarda çocuklar var.

Bu çocukların aileleri nerede?

Eylemlerde çocuklar en başı çekiyor peki neden...

Suçlamak kolay tabi ki.

Öncelik nedenleri tespit etmektir.

Akabinde de bunları ortadan kaldırmaktır.

Peki, bu yönde bir çalışma var mı?

Ciddi anlamda ele alınan bir çalışma yok, varsa da bize yansıyan yok.

Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün bazı çalışmaları olabilir.

Ama, çok yetersiz kaldığı bir gerçek.

 

***

İpin ucunu kaçıran aileler, bundan sonra çocukları üzerinde etkili bir disipline sahip olabilir mi?

Çok kolay görünmüyor.

Çocukları alışkanlıklarından kurtarmak kolay değil.

Bir atasözümüz var.

'Ağaç yaşken eğilir'.

Bu dönem ilgi, alaka, şefkat dönemi olmalı.

Bu yapılmazsa, tersi olur ki; bu da kin ve nefrettir.

Binlerce çocuk için dönüm noktası diyebiliriz.

Aileler ve yetkililer, ortak bir çalışma yürütmeli.

Ya bu çocuklar sokaklardan kurtarılıp topluma kazandırılır ya da gelecekte toplum için ciddi bir tehlike olur.

Başka bir alternatif yok.

Unutulmasın ki, tehlikeye bulaşan her çocuğun sorumlusu ailesi ve buna duyarsız kalan yetkililerdir.

Söz hakkı, aileler ve yetkililerde...

 

Hoşça Kalınız...

Bu yazı toplam 9103 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT