1. YAZARLAR

  2. Mahmut Şimşek

  3. Siyasi Tanımlar ve Siyasetin Dili
Mahmut Şimşek

Mahmut Şimşek

Siyasi Analist - Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasi Tanımlar ve Siyasetin Dili

A+A-

Yeni parlamento aritmetiği yeni barış ve istikrar arayışında olacak. Parlamento içinde ve dışında yoğunlaşan alternatifler med-cezirinde kimi bildiği kadar, kimi çıkarı kadar, yeniden elini barış ve istikrara uzatması iyi ve güzel şeylere işaret olsa da, ülkedeki anaforların metaforlara karışmasını önleyecek asıl unsurların gerekli iklime ve olması gereken kararlılıkta olmadıkları, hala kullandıkları siyasi tanım ve dilden de kolayca anlaşılıyor.


Çeyrek yüz yıldır Kürd Siyasetvanlarının kullandığı bilimsel içerikli kimi tanımlara karşı çıktığımı, yakınlarım ve kimi okurlarım bilirler. Bu tanımların kullanıcı erbapları, bu tanımları yerinde kullanmadıklarında siyasetimiz de artçı sarsıntılar gibi Barış ve Demokratik Birliği zedelemekte oldukları görülüyor ve görülmeye de devam edilecektir. Bu tanımların içinde KÜRT SORUNU tanımı en başat tanım olarak karşımıza çıktığını biliriz. Ama Kürd siyasetini zorlayıcı, daraltıcı ve diyalogları zora sokan bir yanlış olduğunu bilmeyiz. Maalesef bu tanımı bir Kürd insanı yazılı ve sözlü medyada kullandığı zaman çoğu kez yanlışa ve sertliğe sebep olan "yaramaz çocuk"konumundan onu kurtaramamaktır."Kürd Sorunu " tanımı tüm Kürdleri mağdurken, problemli ve yaramaz olarak gösterebilmektedir. O halde her gruptan ve boydan Kürdler, demokrasi yolunda nasıl bir dil ve tanımla katkı vermelidir?


Evet, tüm Kürdler, Kürt Sorunu" yerine, "Kürd DemokratikHakları" demeyi bir alışkanlık, bir uslup olarak kullanmalı ve sertlik yaratan "Kürd sorunu" tanımını terk ederek bir ezberini bozmalıdır. Kürd siyasetçisi, Burjuvazisi, enteli, aydını, akademisyeni, kadını, gençliği yaşam için ihtiyaç ve taleplerini, haklarını bir konuşma formatı haline getirmeli. Bunu yerine getirmediği sürece, ister kendi aralarında, ister başka alanlarda barış-demokrasi- birlik- eşitlik ve özgürlük konularını usulunce ele alma koşullarını kolay kolay bulamayacaklar. Şimdiki gibi sataşma ve alt-üst olma psikozu ile gerginlik yaratıcı, kavga dilinin kullanıcısı ve sebebi olmaktan kurtulamayacaklar.


Hakları elinden alınan bir birey, gurup veya bir halk, bu hakkını iddia ederken neden kendi kendini "sorun" olarak tanımlar. Bu aklı veren, bu tanımı Kürd siyasetçilerin ve halkın beynine sokan kimler? Kürdler Demokratik Hak ve talepleri için ezberlerini bozmalı ve "Kürt Sorunu" tanımını unutmalıdırlar." Kürd Hakları " demeye alışmalılar. Ancak Kürd olmayan tüzel ve gerçek kişilerin Kürt sorunu demesi doğru ve doğaldır.


Bu tanım basit görünen ama çok önemli bir tanımdır. Siyasetinizin dili kavgacı ise siyasi tanımlarınızı illaki kontrol etmelisiniz. Evet yerel İş dünyamızda DİSİAD ve GÜNSİAD) da, Tic Odasında ve TÜSİAD'a yıllar önce bu konuda çeşitli defalar bir sivil yönetici olarak konuşma imkanı bulmuş. Dünya ve Taraf Gazetelerinde "KÜRD SORUNU MU, KÜRD HAKLARI MI" başlıkla dikkat çeken ve ilgi bulan makaleler yazan biriyim.


Barışın yeniden yapılanma ihtimalinin belirdiği, yeni, sıfır bir Anayasanın şafağındayız. Yerel siyasetçilerimiz kadar, yerel Ticaret Burjuvazisinin de kullanacağı dil çok önemsenmeli ve siyasi tanımların içeriğini bilerek kullanmalıdır. Sivil Toplum ve Demokratik Toplum Kuruluşlarının son dönemdeki anlamsız taşkınlık ve kanlı kaoslara göğüs gerdiğini ve ucuzundan "Kürt Sorunu" tanımını Bölge Ticaret burjuvasinin de kullandığını görünce hem duyarlılıklarını selamlamak hem de "Kürd hakları mı, Kürd Sorunu mu?" demelerini düşündürmek ve belki başka tanımları kullanırken, "boşboğaz " kimi siyasetçilerin neden doğru tanım kullanma kervanına katılmadıklarını hatırlatmak istedim.


Siyasetimizin yerel doktorları teşhisteki yanlış tanımlarıyla ancak sorunları kronikleştirebileceklerini unutmamalıdırlar.
Demokrasi ve barışa Selam olsun...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT