Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Şii Amerika

A+A-
1978 yılında devrimden hemen önce, Müslüman ülkeler arasındaki en güçlü ekonomi, İran ekonomisiydi. İran İslam Devrimi öncesinde, bu ülkenin milli geliri 73 milyar dolarken, aynı yıl Türkiye'nin milli geliri 66 milyar dolardı.
 
İran İslam devrimi yükselen İran'a karşı uluslar arası bir komplo olabilir mi? Bu konuda birçok şey söylenebilir ama kesin olan bir şey var, İslami rejimden sonra İran derin labirentlerde kayboldu. Köklü geleneği, kimliği ve kültürü otoriter rejimin tahakkümü altında tektipleştirildi ve özünden uzaklaştı. İran içine girdiği labirentte kaybolunca, büyük devletler Türkiye'nin önünü açtı. 1978 yılında İran'ın gerisinde olan Türkiye, bugün İran'ı ikiye katlamış durumda. 1978 yılından 2014 yılına kadar geçen 36 yıl içerisinde İran ekonomisi 7 kat büyürken, aynı sürede Türkiye ekonomisi tam 14 kat büyüdü.
 
Geçmişin, laik, modern İslam ülkesi Türkiye'nin önünde yollar açıldı. Türkiye bu ikramları geri çevirmedi, büyük mesafeler aldı. Ancak bugün labirente girme sırası Türkiye'ye gelmiş görünüyor.
 
Bu girişin ardından şimdi de “Şii Amerika” meselesini tartışalım. ABD, 2000'li yıllarla beraber Ortadoğu'yu yeniden biçimlendirmeyi hedef haline getirdi. ABD Genel Kurmay'ı 2006 yılında yeni Ortadoğu'ya ait bir harita yayınladı. Haritaya göre Irak tamamen 3 parçalı bir yapıya dönüşüyor. Bu üç parçalı yapının en önemli ayağını Suriye ve Türkiye coğrafyasının bir kısmını içeren Bağımsız Kürdistan (Free Kurdistan) oluştururken, diğer parçalar da Şii Arap Devleti (Arab Shıa State) ve Sünni Irak olarak adlandırılan bölgelerden oluşmaktadır. Bu haritanın, bugünkü gelişmeleri anlamayı sağlayacak en ilginç tarafı, Şiilerin “Arap Şii Devleti” adıyla devlet olarak tanımlanması, Sünnilerin ise “Sunnı Irak” adıyla, devlet olarak değil bölge olarak tanımlanmasıdır. Yani Amerika 2006 yılında yeni Ortadoğu'ya ilişkin haritasını açıkladığında Irak'taki Şii devleti konusunda netleşmiş, ancak Sünniler konusunu belirsiz bırakarak bugünkü çatışmaların ipuçlarını vermiştir.
 
Amerika'nın bu tercihlerine bakarak, bu ülkenin “Şii Amerika” sıfatını hakkedecek kadar, Şii bir eksene yakın duracağı anlaşılıyor. 1978 yılının en gelişkin Müslüman ülkesi olan İran, 36 yıl sonra dünyaya hızlı bir şekilde entegre olmaya çalışıyor. Ortadoğu'da kağıtlar dağıtılıyor ve sınırlar, muktedir devletlerin çıkarlarına göre biçimleniyor.
 
Ortadoğu'yu cetvelle çizen anlaşmalar (Sykes-Picot gibi) hükmünü kaybediyor. Yeni sınırları mezhep savaşları belirleyecek. Avrupa'nın 1600'lü yılların başlarında yaşadığı ve Avrupa'ya boydan boya kan gölüne çeviren mezhep savaşları, Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda ve yaklaşık 500 yıl sonra başlıyor. 1618 yılında başlayan, 1648 yılına kadar devam eden ve 30 yıl savaşları olarak adlandırılan savaş sonunda Avrupa yeni bir biçim aldı. Bu savaşta büyük acılar yaşandı. Büyük salgın hastalıklar, cadı avları, mezhep katliamlarıyla yüz binlerce insan öldü. Savaş yeni siyasal iktidar alanları yarattı. Roma-Cermen gibi büyük imparatorluk sona erdi. Savaş, Protestanların daha kazançlı çıktığı Westphalia anlaşmasıyla sona erdi.
 
Hıristiyanlık dünyasının kanlı mezhep savaşları sonunda, Hıristiyanlık dininin, devletler ve krallıklar üzerindeki iktidarı zayıfladı, kilisenin topraklarına el konuldu. Hıristiyanlık bir anlamda kiliseye kapatıldı.
 
17. yüzyılda Katolikler ve Protestanlar arasında yaşanan savaş, bugün İslam'ın iki ana kolu olan Sünnilik ve Şiilik arasında, aynı belirtilerle yeniden başlıyor.
 
30 yıl savaşlarından farklı olarak Müslümanlığın mezhep savaşını Amerika'nın orkestra şefliğinde devam ediyor. Düne kadar güçlü İran'ı oyun dışı bırakmak için, Sünnilik'le saf tutan Amerika, bugün Şiilik saflarına daha yakın duruyor. Amerika Şiilik saflarına yakınlaştıkça, Türkiye'den uzaklaşıyor.
 
Müslümanların modern ulus devleti Türkiye deri değiştiriyor. Ulus devlet yapıları çözülmeye başlıyor. Öyle görülüyor ki çözülen bu yapıların yeri, halkların kardeşliği, barışı gibi ideal değerlerle dolmayacak. Bu boşluklar din üzerinden, mezhepler üzerinden dolduruluyor.
 
Ortadoğu darma duman olmuşken, Amerika çıkarları için yeni eksenler arıyor. Bu arayışta, Şiiliğin yeni çıkar ekseni oluşturacağını söylemek mümkün. Dünyanın 17. Büyük ekonomisi, G20'nin hatırı sayılır ülkesi Türkiye'nin din ve mezhep savaşları üzerinden geri bıraktırılması süreci başlamış görünüyor.
 
Önümüzdeki günlerde, Amerika'nın, Türkiye ile İran'ı takas etmesine tanıklık edeceğiz

 

Bu yazı toplam 8313 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT