1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Seviye şampiyonlar ligi! Ve Quaresma ile Olmaz!
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Seviye şampiyonlar ligi! Ve Quaresma ile Olmaz!

A+A-

Kabul etmek lazım gelir ki, Quaresma Şampiyonlar ligi seviyesinde bir oyuncu değil; bunu fark etmemek artık sadece ayıp değil, o oranda bir suç. Çünkü şampiyonlar ligi, Quaresma'ya sağlanmak istenen konforu Beşiktaş için tam bir cehenneme dönüştürür. Nitekim Benfica da kısa sürede Quaresman'nın bir bostan korkuluğu olduğunu anladı ve sahanın o alanı için ikame ettiği oyuncu ve oyun örgüsünü her yere taşıyarak, oyunun her anında ve her pozisyonda Beşiktaş'tan daha fazla çoğalmayı başardı. Bu durum Şenol Güneş'in altın tepside Benfica'ya sunduğu bir büyük nimetti.

Gökhan İnler ve Atiba ile ön göbeği güçlendirmek doğru bir karar ama  Oğuzhan'ı bu ikilinin çok uzağında konumlandırmak eğer esaslı bir taktik düşünceye dayanmıyorsa, doğrunun yanına konulan bir yanlış olur. Nitekim Şenol Güneş ikinci yarıya Oğuzhan ile başlamadı ve kendi hatalı kararına Oğuzhan'ı kurban etti. Hücum planının stratejik oyuncusu Quaresma olamaz. Hiç bir bakımdan olmaz. Ne fizik olarak ne de akıl olarak Quaresma bu göreve uygun değil. Nokta.

Atiba ve İnler, Şenol Güneş'e Talisca ile Oğuzhanın birlikte oynaması için ciddi imkan sağlar. Oğuzhan ile Talisca'nın birlikte oynaması takımı daha dengeli yapacağı gibi, zavallı bir şekilde sadece Quaresmanın muz ortalarına bağımlı hale getirilen takımı özgürleştirir. Kaldı ki, bir takım sadece bir kanattan yapılacak ortalara bağımlı hale getiriliyorsa bu başlı başına bir futbol oyun yanlışlığıdır. Bu yanlıştan hızla dönmek Beşiktaşın yapacağı en değerli iştir.

Benfica deplasmanından 1-1 skorla dönülmesi elbette değerlidir. Ama galiba ondan daha değerli olacak tek şey, Şenol Güneş'in şampiyonlar ligi seviyesinde bir özgüvene ulaşması olacak. Türkiye liginde özgüven patlamsı yaşayan Şenol Güneş, bu duyguyu şampiyonlar ligine taşırsa, bu takım çok rahatlıkla bu guruptan çıkar ve yoluna devam eder.

Beşiktaş maçın hiç bir bölümünde Benfica'dan daha iyi bir oyun oynayamadı. Hiç bir hücumda Benfica savunmasında bir dengesizliğe yol açmadı. Presle ne top kapabildi ne de kapılan topları akan oyuna dahil etti. ve uzun zamandır Beşiktaş'ta görmediğim bir tuhaflık bu maçta standart bir uygulamaya dönüştü. Top Benfica'ya her geçişinde Beşiktaşlı oyuncular alan daraltmak ya da rakibin kolay oynamasına izin vermemek gibi bir tutum yerine, garip bir şekilde bütün takım olarak geriye doğru koşular yaptı. Bu acemilik neden? Topun arkasına geçmek için Alan ve rakipten vazgeçmek pahasına kendi kalesine doğru koşmak kimin fikri?

 Beşiktaş şampiyonlar liginde yoluna devam etmek istiyorsa,bunun yolu da geçen sene ustalıkla oynanan çok paslı, çok döngülü ve çok alternatifli oyunun yanına, İnler, Erkin ve Gönül'ün yeteneklerinden kaynaklanan bir dikine oyunu bu yapının içinde inşa etmektir. Ben Karabük maçının ilk 35 dakikasından söz etmiyorum. O oyun kesinlikle bir tür akıl tutulmasıydı. Derdim onu önermek değil. Geçen sene oynanan standart oyununun yanına rakibi dengesiz yakalamışken dikine bir oyun kurgulamaktır.

Quaresma, Beck ve Olcay Şampiyonlar ligi seviyesinde oyuncular değil.Dolayısıyla bu oyuncular üstüne planlar yapmak ve kimi yatırımlara girişmek boşuna bir çaba olur.
Not; bu yazıda Quaresma'ya ilişkin fikirlerim kesinlikle son dakikadaki aptalca davranışından kaynaklanmıyor; çünkü Quaresma o hafifliği sergilemeden önce ona ilişkin bu satırlar zaten yazılmıştı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT