Güneydoğu'nun en güzide kulübü Diyarbakırspor tarihinde bir ilke daha imza atmaya hazırlanırken, adım adım 3.lige doğru yelken açtı.
Bundan 3 yıl önceydi, Diyarbakırspor, Bank Asya'da o kadar çok güçlü rakipleri dize getirdi ki, o yıl bu takımı hesaba katmayanlar, hepsi ligde nal topladılar. Her maçına ayrı bir özenle hazırlanırken, öte yandan ligde dönen katakullileri de bertaraf etmesini çok iyi başarıyordu. Çünkü bu işlerin kolay olamadığını, yöneticilik ve kulüpçülük işinin gerçekten büyük bir maharet gerektirdiğini her fırsatta dile getirmiştik. Emin olun o şampiyonluk döneminde de bugünden daha büyük bir maddi sıkıntı vardı. Bugünden daha büyük sorunlar vardı. Bu sorunların bir çoğu basına yansımıyor, hemen hepsi birkaç yürekli ve de bu işi gerçekten bilen insanlar tarafından takır takır çözülüyordu. Futbolcular aylarca 5 kuruş para alamadan, maçlara çıkıyorlardı, bir kısım hakem mafyası ve diğer güçlü kulüplerin TFF' deki etkili lobileri karşımıza ne çıkarsa çıksın tüm engeller bir bir aşılıyordu. Bu anlattıklarımız aslında büyük bir zaferin sadece çok küçük bir özetiydi. Burada anlatmak istediğimiz olay, bu işler her babayiğidin harcı değil. Hele ki göz göre yapılan bir takım usulsüzlükler ve yanlışlar var ki, bunları duyduğumuzda kulaklarımıza inanamıyorduk. Bunun adı olsa olsa cahil cühela cesaretidir. Çünkü akıl ve mantığı da geçtim, 3 yaşında bir çocuğun bile yapmayacağı, çok ciddi hatalar veya suistimallerle işte bugüne kadar geldik.
Neyse artık olan oldu, bu saatten sonra ağlayıp sızlanmanın hiçbir faydası yok. Her işte ve her şer'de bir hayır vardır diyelim ve artık önümüze bakmalıyız. Zaten herkesin bildiği gibi, kulüp içinde dönen kirli işler ve gelen pis kokular yüzünden devlet erkânı devreye girdi ve bir şekilde her şey incelenmeye alındı. Bu denetlemelerden ne çıkacak, ilerde hep beraber bekleyip göreceğiz. Şahsen ben çok umutlu olduğumu ve kimin bu işlerde kabahati varsa, bir bir hesabını mahkemelere vereceğini büyük bir umutla bekliyorum.
Buna benzer aynı olaylar, yanı başımızda ki Malatyaspor'da da yaşandı. 22 Mayıs 2010'da sona eren denetlemeler sonunda, Malatyaspor'da görev alan eski yönetimlerin kulübü borç batağına sürükledikleri, belgesiz ve kanunlara aykırı, yetkisiz işlemler yaptıkları tespit edildi.
Denetim raporu sonunda davalar açıldı ve sonuç olarak, Hikmet Tanrıverdi, Haşim Karadağ ve İlhan Kavuk gibi eski başkanların da aralarında bulunduğu 95 kişiyi suçlu bulundu.
Sonuç olarak, bu açılan denetlemelerde, öncelikle Malatyaspor taraftarı ve halkı bu olayın ve bu şaibelerin üstüne çok iyi bir şekilde gitti. Suçlu bulunanlar için, zimmet çıkarıldı. İşin komik yani ne biliyor musunuz, dünya kadar borç çıkarılan kulübe, bırakın yazılan borçları, suçlular Malatyaspor'a karşı borçlu çıktılar.
İşte şimdi sıra bizde, Malatya'da ki denetlemelerin aynısı hatta ilginçtir aynı denetmenler şimdi Diyarbakırdalar. Denetimi gerçekleştirenler 4 kişi, bu kişiler İçişleri Bakanlığından ama hepsi bağımsız ve tam yetkili olarak hiç kimseden çekinmeden işlerini yapıyorlar. Bunu neden söylüyoruz, çünkü siyaset o kadar çok içimize işlemiş ki acaba bu işi de sulandırabilirler mi diye kimse bir endişeye de kapılmasın.
D.Bakırsporda ki usulsüzlüklerin dünyada bir başka örneği daha yok. İddialar o kadar ciddi ki ben bu işin sonunda, sadece zimmetle de kurtulurlarsa öpüp başlarına koysunlar diyorum. Çünkü herkesin bildiği iddialar arasında, naylon faturalar,, tefecilerden para alış verişleri, üstelik bu kişilerin hiçbir ticari kayıtları bile olmaması işin bir başka tuhaf yanı. Borç olarak yazılan bazı büyük meblağların bile elle tutulur hiçbir kaydı ortada yok. Hele futbolcular için yapılan komedi gibi sözleşmeler ise tam bir skandal. Bu yıl bile bazı futbolcularla iki kez sözleşme yapılmış. İlk sözleşmelerle, ikinci sözleşmeler arasında uçurumlar var. Ek protokoller ve yardımcı hocalar üzerinden yapılan sözleşmeler ne varsa bir bir ortaya dökülecek.
Ayrıca işin komik yanı ne biliyor musunuz, futbolcu, yönetici hoca ve kulübün avukatları bile aynı adamlarmış. Yani neyi yazsak, neyi konuşsak, işin özeti kulüpte son yıllarda dönen deng dolaplar tam bir facia cinsinden. Hani bir söz vardır, minarenin, kılıfa uydurulması, inanın kılıfa bile ihtiyaç duyulmamış.
Bundan sonrası, artık devlete kalmış. Umutlu olduğumu en başında yazdım. Hem de çok umutluyum, Diyarbakırspor çok büyük bir camiadır, evet bugün tabana kadar, hatta yerin dibine kadar batmış bir kulüp var ortada. Belki de böyle olmasa, bu pis işlerden asla kurtulamayacaktık. Bu işlerde kusurlu olan varsa, canları yanacak ki, bazılarına da emsal olacak. Bir önceki yazımda efsane mutlaka geri dönecek demiştim. Evet Diyarbakırspor çok büyük bir efsanedir, milyonlarca insanın sevgilisi gibidir. Asla bu çınar değerinden hiçbir şey yitirmez. Bu yıl 3.lige düşüyoruz, bunu bile artık umursamaz duruma geldik. Çünkü kulübün merkezinde depremler yaşanırken, zafer bekleyecek halimiz yok. Bugün 15-20 Diyarbakır çocuğuyla sahadayız. Ama yarın bizleri çok daha mutlu yarınların beklediğini asla unutmayın. Çünkü Diyarbakırspor, başka hiçbir kulübe benzemez. Şu temizlik ve denetlemeler bitsin, anyayı Konyayı herkes görecek. Temiz bir yönetimle biz yine 3-5 yıl içerinde liglerin tozunu atarız. Bundan hiçbir kuşkum yok. Yeter ki bu işi bilen, gerçek memleket sevdalılarını işbaşına getirip ve orda kalmalarını sağlayalım. Gerisi Kendiliğinden gelecektir.






































