24 Mayıs 2012 Perşembe
  • Diyarbakır12 °C
  • Ankara10 °C
  • İstanbul17 °C
  • Antalya16 °C
  • İzmir13 °C
  • IMKB
    55.734
    %-2.36
  • Altın
    615,82
    %-1.16
  • Dolar
    1,8555
    %1.70
  • Euro
    2,3350
    %0.24
SON DAKİKA:

Nesrin ERDOĞMUŞ / Yönetici

Sevdiklerin Kadar İyisin

30 Ocak 2012 Pazartesi 22:39

                    Yerin seni çektiği kadar ağırsın
                    Kanatların çırpındığı kadar hafif
                    Kalbinin attığı kadar canlısın
                    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
                    Sevdiklerin kadar iyisin
                    Nefret ettiklerin kadar kötü...
                    Ne renk olursa olsun kaşın gözün
                    Karşındakinin gördüğüdür rengin...
                    Yaşadıklarını kar sayma;
                    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna... (Can YÜCEL)

           Sanki iyimserliğimizi zırh gibi üstümüze giyip donanımlı çıkarız dış dünyaya.İsteriz ki hayatımızda önümüze çıkan aksaklıkları hemen hallediverelim.Dengemizi kurup yolumuza devam edelim.Bugünlerde her yolunda gitmeyen işlerimde biraz daha iyimser davranmaya çalışıyorum.
           Evet seviyorum bu dünyayı.
           Sert kayalarını,dalgalı denizlerini,yemyeşil ormanlarını,görkemli binalarını gözümün gördüğü herşeyi çok seviyorum.
           Evimi, ailemi,arkadaşlarımı,dostlarımı,komşularımı gördüğümde mutlu oluyorum.Dünya dönüyor....
           Geçmişin geride kaldığını tüm yaşadığımız olumsuzlukları geride bıraktığımı düşünüyorum.Yarınımın bana ne süprizler sunacağını bilmeden bu günü yaşıyorum.İçimdeki büyük sevgiyle.Elimde bulunan imkanlara şükrederek.Paylaştığım dertler bana yarısı kadar üzüntü verirken,mutluluğum iki katı artıyor.Kendimi zengin hissetmek istiyorsam,sahip olduğum ve paranın sahip olamayacağı herşeyi yakınlarımla paylaşıyorum.
           Bugünün bize verilmiş bir hediye olduğunu düşünerek...
           Hatta kendi durumum ne olursa olsun bir başkasını sevindirerek.Belki de bir içten gülümseme,ufacık bir yardım,güzel bir armağanla
karşımdakini mutlu ederek....
           Hayatın bize sunduğu gerek acı gerkse tatlı olaylardan iyi bir sonuç çıkararak....
           Sevgiyle kalın....


         İKİ ŞEY!

İki şey!Yanlış yapmanı engeller;
1-Şahıs ve olaylları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek
2-Hak yememek.

İki şey! İnsanı nitelikli yapar
1-İradeye hakim olmak
2-Uyumlu olmak

İki şey! Geri bırakır
1-Kararsızlık
2-Cesaretsizlik

İki şey!Keşif yapar
1-Nitelikli çevre
2-Biraz delilik

İki şey!Başarının sırrıdır
1-Ustalardan ustalığı öğrenmek
2-Kendini güncellemek

İki şey! Çözüm getirir.
1-Tebessüm
2-Süküt

İki şey! Ulaşmaya değerdir
1-Sevgi
2-Bilgi


            Varın siz hesaplayın artık...



        BOŞ DUVAR

         İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasındaydılar.Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu,ciğerlerindeki suyun süzülmesi için.Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı.Diğer hasta ise hep sırt üstü yatmak zorundaydı.
         Bu iki hasta saatlerce,birbirleriyle konuşur,eşlerini,ailelerini,evlerini.,işlerini,tatilde gittikleri yerleri anlatırlardı birbirlerine.

         Pencerenin yanındaki hasta her öğleden sonra oturmasına izin verdikleri saati iple çekmeye başladı,dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için.

         Pencere içnde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu.Ördekler ve kuğular gölde yüzerken çocuklar koşup oynuyor,genç aşıklar gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola dolaşıyorlardı.Ağaçlar etrafı süslüyor,uzaktan şehrin siluetigörünebiliyordu.

         Pencere kenarındaki adam bunları muhteşem bir detayla anlatırken,odanın diğer ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteşem manzarayı hayalinde canlandırırdı.

         Sıcak bir öğleden sonra,pencerenin yanındaki adam geçmekte olan bir şenlik alayını tarif etti.Diğer adam bando seslerini duymasa bile hayalinde canlandırabiliyordu.Pencere kenarındaki adamın tasviriyle.

         Günler ve haftalar geçti.Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanın cansız bedeniyle karşılaştı.Uykusunda huzur içinde ölmüştü.

          Hüzünlendi hastane görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı.

          Uygun zaman geçtiğine kanaat getirir getirmez,diğer hasta pencerenin kenarındaki yatağa taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu.Hemşire memnuniyetle isteğini yerine getirdi,hastanın rahat olduğundan emin olduktan sonra onu yalnız bıraktı.

          Yavaşça,duyduğu acıya aldırmadan bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu adam.Sonunda dışarıyı kendi gözleriyle görme zevkini yaşayabilecekti.Pencereden dışarı bakabilmek için yavaşça dönmeye zorladı kendisini.

           Pencere boş bir duvara bakıyordu.

           Adam hemşireye vefat eden oda arkadaşının pencere dışında görünen harika bir şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabileceğini sordu.

            Hemşirenin cevabı,ölen adamın kör olduğu ve pencerenin önündeki duvarı görmediğiydi

      'SANIRIM SENİ CESARETLENDİRMEK İSTEDİ” dedi…

 

MUTLU OLUN…

Bu yazı toplam 2958 defa okunmuştur
Yazar makale içeriklerinden sitemiz sorumlu değildir.


Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
  • Akşam
  • Birgün
  • Bugün
  • Cumhuriyet
  • Dünya
  • Fanatik
  • Fotomaç
  • Fotospor
  • Güneş
  • Haber Türk
  • Hürriyet
  • Milli Gazete
  • Milliyet
  • Posta
  • Radikal
  • Sabah
  • Sözcü
  • Star
  • Takvim
  • Taraf
  • Tercüman
  • Türkiye
  • Akit
  • Vatan
  • Yeni Asya
  • Yeni Şafak
  • Zaman
  • İstanbul Ticaret

SON HAFTANIN SKORU

3
1
Bugsaşspor
Diyarbakırspor
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya