1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Sevdiğiniz yalanlar...
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sevdiğiniz yalanlar...

A+A-

Medyanın üzerindeki
hükümet baskısını
artık kimse reddetmiyor.
Tartışmalar
hükümetin bu konuda
haklı olup olmaması üzerine şekilleniyor ki bu,
“yasak ve yasaklamalardan”
daha çok acı veriyor.

İktidarın
istemediği isimleri işten attırmasıyla
başlayan süreç,
hangi gazete ve televizyon
nerelere girebilir, nerelere giremez
noktasına kadar geldiyse,
bunu tartışmak bile
“iğrenç” bir pazarlığın
başlaması anlamına gelir.
Bu baskılar kim tarafından
ve ne zaman yapılırsa yapılsın,
faşizan bir uygulamadır.
Ve haklı hiçbir nedeni olamaz.

Medya ile dövüşmek,
yazılana çizilene küsmek,
patronlarına yazarlarını ya da programcılarını
şikayet etmek yeni değildir bu ülkede.
Sorunların üstesinden gelemediğini
kavrayamamış ya da kabullenmek istemeyen
tüm iktidarlarda nükseden bir hastalıktır.
Sadece şiddeti değişir.

Şiddetin derecesini ise
izleyicinin, okurun tepkisi belirler.
Bu yüzden tüm iktidar sahipleri
önce bir yoklama yapar,
En “sivri” çıkışları yaptığına inandıklarını budar.
Bakar ki ses yok,
ondan sonra bırakın aleyhte yazanları ,
“yalakalık” yapanları bile
kendisine muhalif görür
ve tırpana devam eder.

Günümüz Türkiye'sinde
patronların medya dışında da
işleri ve bu işlerin hükümete bağımlılığı olduğundan
zor da olmaz bu temizlik.
Hatta bırakın patronları,
durumdan vazife çıkaran yöneticileri
medyanın ne olur ne olmaz diye
“bir gece sohbette adı geçen
ve muhalif  tavrı bilinen” isimleri bile
işten çıkarıverir.

“En iyisi” der patron ve yöneticisi
“bulaşmayalım şu siyasete,
varsın günde 10 genç dağlarında
ülkenin katledilsin.
Varsın art arda zamlar için sokağa çıkıp
pankart açan gençler,
öldüresiye dövülsün,
varsın ülkenin okulları
eğitim öğretim kaygısını yitirsin....
Biz çalıp oynayalım,
magazinin en aşşağlığını yapalım,
reklam pastasından bir şeyler kapalım,
hükümetle de çatışmayalım.”

İşte bu yüzden
sabahları televizyonları açtığınızda
“tüm Türkiye oynuyor” zannediyorsunuz.
Hele bir de Türkçe bilmiyorsanız,
ülkenin ne kadar mutlu mesut
bir ülke olduğuna,
tanıklık bile edersiniz.
Hoş sadece Türkçe değil
Kürtçe yayın  yapan TRT6'ya bakarsanız da
farklı değil durum.
Görünüm “mutluyuz, mutlusunuz, mutlular ...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT