1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Şenol Güneş: İnadına iyi futbol
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Şenol Güneş: İnadına iyi futbol

A+A-

3. dakikada Beşiktaş'ın ilk gol girişimi Mersin ve Trabzon maçlarında Şenol Güneş'in öncelikle Beşiktaş oyununda ve genel olarak da Türk futbolunda yapmaya çalıştığı hakiki yapısal değişimin ürünüydü. Geçen sezon Biliç'in oynattığı monopol,  - deyim uygunsa- asık suratlı, az paslı Türk tipi dikine oyun yerine, çok paslı, demokratik, katılımcı oyun giderek Beşiktaş'ın oyun standartı haline geliyor. 

Güneş'in maça Sosa ve Mario Gomez ile başlaması çok manidar; bu tercihler Trabzonspor maçı sonrası cümle palavracı futbol yorumcularının hiç dikkate alınmadığını da gösteriyor. Trabzonspor maçı sonrası Güneş'in diğer omurgasız teknik direktörler 
gibi skorun altında ezilip, yeni yapısal oyunundan vazgeçeceğini düşünenler, galiba, fena halde yanıldılar. Onlara göre futbol “öylesine” bir oyundur, ama Şenol Güneş'e göre ise, futbol ciddi bir iştir. 

Tosic, Atiba, Oğuzhan ve Olcay'ın içinde bulunduğu birinci yapı – ki Beşiktaş oyununda açılış paslarını yapan ve topun 1.bölgeden 2.bölgeye taşıyan yapıdır bu – Oğuzhan, Sosa, Gökhan Töre ve Beck'in içinde bulunduğu 2.geçişken yapı hem oyunu sağ tarafa taşıyor, hem de final vuruşu önhazırlıklarını biçimlendiriyor. Final pas organizasyonu için yapılandırılan yapı ise Oğuzhan, Sosa, Olcay ve Mario Gomez'den oluşturulmuş. 

Taşıyıcı olan bu yapılar, Beşiktaş hücumdayken tehdit ve tehlike bölgelerini kapsayacak şekilde, total 2-8 biçiminde, oyunun hem gerisini hem ilerisini kontrol ediyorlar. Top rakibe geçtiğinde 6-4 biçiminde yapılanarak rakibe hem oynayacak alan bırakmıyorlar, hem de tehditin tehlikeye dönüşmesini engellemek için ikili üçlü sıkıştırmalarla rakibin topla oynamasına izin vermiyorlar. 

Hiç kuşkuya yer yok ki bu yapıların çok ciddi sorunları var, kolay değil; bir oyun oynama pratiğini tepeden tırnağa değiştiriyorsunuz, bir teknik direktör olarak sizin bunu yapmanız oyuncuların katılımı olmaksızın mümkün değil, tam bu noktada bütün bu oyuncuların bu oyuna ikna edilmesi gerekiyor, bu da zamana bağlı bir şeydir. Uluslararası futbol literatüründe “ bir oyunu yeniden yapılandırmak ve uygulamak enaz üç yıl sürer “ deniliyor. 

Bu arada Gaziantepspor kalecisi Karcemarskas'ın 27. dakikada Sosa'nın sağa çaprazdan ceza sahasına gönderdiği topu çelmesi gerçekten harikaydı; karambolden seken topun yere çarptıktan sonra, sol köşeye giderken Karcemarskas'ın tek elle uzanıp, o topa dokunması bu oyunu niye bu kadar çok sevdiğimizin kanıtlarından biri olsa gerek. 

Bu oyunun olmazsa-olmaz iki sorununu çok kısa sürede halletmek gerekiyor: Birincisi top kontroluna bağlı olarak oyuncu gurubunun ayak-içi top kontrolunu geliştirmeleri elzemdir. Bu noktada gelen pasın yönüne göre, istisnasız bütün oyuncu gurubunun topu kontrol ayağı ile hamle ayağını net bir biçimde birbirinden ayırmaları gerekiyor. Zira oyundaki hız, ritim ve tempo bu hareketlerin seriliğine bağlıdır. 

İkincisi ise topa sahip olan oyuncunun, pozisyon gereği ona seçenek olan oyuncunun en doğal tarafına, tam zamanlı ve o oyuncunun ritmine uygun pas atması gerekiyor. Elbette kolay birşeyden sözetmediğimi biliyorum; sözünü ettiğim şey, bu hareketler için bilincin bilinçaltından bağımsızlaştırılması gerekiyor. Yani sürekli tekrarlarla bu hareketlerin bir tür otomasyona dönüşmesi gerekiyor. 

2.yarıda Şenol Güneş'in yaptığı oyuncu değişiklikleri oyunun talep ettiği değişiklikler olmaktan çok maçın talep ettiği değişikliklermiş gibi durdu !! 

NOT: Cenk Tosun'un penaltı vuruşu için müthiş heveskar görüntüsü ile golden sonra eski takımına göstermeye çalıştığı saygı arasında doğrusunda hiçbir uyum, orantı ve tutarlılık yoktu. 

Bu yazı toplam 9720 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT