1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Sayın Başbakan
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Sayın Başbakan

A+A-

Başbakan 2 Haziran'da Diyarbakır'ı ziyaret edecek. Ülke gündemi bir hayli yoğun, bir yandan 28 Şubat'ın hesabı kesilirken, öte yandan halkın iradesiyle vekil olanlar maalesef halen içerde, Birisi özgür iradeye karşı yapılan hareket, diğeri ise özgür iradenin tam kendisi. Bu tam bir tezatlık oluşturmuyor mu?

Ülkede rüzgarlar çok sert esiyor. Toplumda iyimserlik havası diye bir şey kalmadı.  Diyarbakır'da bu hava zaten çoktan kaybolmuştu.
Neden iyimserlik duygusunu yitirdik?

Sayın Başbakan

Siz fikirlerinizden dolayı demir parmaklıkların ardına atıldınız. Özgürlükten mahrum bırakılmanın ne demek olduğunu sanırım en iyi siz bilirsiniz.
Bugün ülkemiz fikirlerinden dolayı özgürlüklerinden mahrum kalan insanlarla dolup taşıyor.
Demokrasi tezat olursa sakat olur?
Bugün cezaevleri farklı düşüncelerin kapatıldığı mekanlara dönüştü.  İçerde ki vekillerin dışında, sadece sizden farklı düşündükleri için özgürlüğü elinden alınan insanlar var. Alın size iki örnek, Ragıp Zarakolu ve Büşra Ersanlı'nın tutuklanmaları üzerine İçişleri Bakanı “tutuklananların geçmişine bakın, geçmişlerinde komünist faaliyetler var” diyerek bu görüşü tescil edip, mahkeme sürecine direk tesir etmiştir.
İnsanların geçmişlerindeki komünist faaliyetleri tutuklanma gerekçesi olarak gösteren bizzat sizin İçişleri Bakanınız.
Mevlana'nın, Yunus'un hoşgörü tohumları ektiği bu topraklar da böylesine bağnaz bir düşünceye sahip bir bakanı, kusura bakmayın demokrasi adına içime sindiremiyorum. Hele ki demokrasi adına demir parmakalıklar ardına atılmış, bir Başbakan'ın kabinesinde böyle bir bakanı düşünemiyorum...

Sayın Başbakan

Rize'de bir açılış nedeniyle yaptığınız konuşmada, "çay paralarını henüz alamadıklarını" söyleyen vatandaşlara aynen şunu söylediniz;
“Eğer Çaykur alacaklarınızı 1 aydan fazla geciktirdiyse söyleyin, Tarım Bakanını kapının önüne bırakırım”
Görevini layığıyla yapmak için çalışan, çabalayan Tarım Bakanı Mehdi Eker, geciken alacaklar için hışmınıza uğruyor. Uludere'de katledilenleri insandan bile saymayan hatta 'bunlar ölmeseydi kaçakçılık yaptıkları için ceza kesecektik' diyen sizin İçişleri Bakanınız el bebek, gül bebek korumanız altında. Neden Sayın Başbakan Neden?
Siz de mi Uludere'de ölenleri insandan saymıyorsunuz? Mesele racon mudur? Yol arkadaşını sahiplenmek midir? “Son sözü ben söylerim” havasında mısınız yoksa? Eğer bu kaygılarınız varsa size geçmiş olsun. Siz “En-el Hak” havasından taviz vermeyeyim derken, insanlığımız kum gibi elimizden kayıp gidiyor.

Sayın Başbakan

Halkımız demokratik olmayan yönetim biçimlerinden, darbelerden çok çekti. Neredeyse Diyarbakır'daki her ev şiddetten payını aldı. İktidarınızın birinci döneminde demokrasi için, hak için, hukuk için umut oldunuz. Avrupa Birliği süreci Diyarbakır'da farklı bir heyecana yol açtı. Birçok evde yeniden umut yeşerdi.
AK Parti iktidarının ikinci döneminde önemli yapısal değişimler yaşandı. AB ile uyum süreci, rejim üzerindeki askeri vesayetin son bulması ve Kürt meselesinin çözümünü hedefleyen demokratik açılım gibi…
Üçüncü dönem ise tamamen farklı bir yol açı önümüzde. Bu döneme AK Parti'nin üçüncü dönemi demek yanlış olur. Bu dönem ne yazık ki RTE dönemine dönüştü. Güç sarhoşluğuyla, her iki dönemde elde edilen kazanımların tükendiğine tanık oluyoruz. Büyük umutlarla başlayan Ergenekon davası şekil değiştirerek muhalif avına dönüştürüldü. Yine bu dönemde demokrasinin “d”sinden nasibini almamış taş kalpli ve merhametsiz bir insan içişleri bakanlığı koltuğuna oturdu.

Sayın Başbakan

Programınızda bir değişiklik olmazsa 2 Haziran'da Diyarbakır'da olacaksınız. Henüz vakit varken, henüz Diyarbakır bitmemişken  merhamet edin. Cesetleri parça parça toplanan 34 can için, 17 çocuk için merhamet edin. Sınırda bombalanan 34 vatandaşınız için, hukukun bir ayrıcalık olmadığını gösterin. Madem ki “Kadir-i Mutlak” sizsiniz, hak etmeyeni değil, hak edeni kapının önüne koyun…
 
Sayın Başbakan

Diyarbakır'da yapacağınız açılışları dikkatle inceleyin. Her köprü, hastane, okul, sağlık ocağı, kebapçı, lahmacuncu sizden önce en az 10 kez açılışı yapıldı. Siz geleceksiniz diye tekrar boyandı, yeniden açılışa hazırlandı. Yani anlayacağınız bir ton gereksiz masraf yapıldı. Diyarbakırlılar bunu bilir, her dönemde aynısı defalarca tekrarlanır, şimdiden söyleyim. Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3 kez açılacak. Ben 2 açılışı da hatırlıyorum. Büyük büyük balonlar asılmış hatta şimdi gibi hatırlıyorum. Sizin dev posteriniz bile asılmıştı. Dicle Üniversitesi'nin Kalp Damar bölümü şaşaalı açıldı. Kabinedeki Bakanlar ve Rektör hanım birlikte açmışlardı. Çevre yolundaki köprüleri ve alt geçitleri de Bakan Binali Bey açmıştı. Ancak kısa bir süre geçmesine rağmen çevre yollarının neredeyse asfaltları dökülüyor. Gerçi bahane hazır sıcaklık mevsim normallerinin üzerinde. Yani ''Takdir-i İlahi''
Açılanların kapanışları kimlere nasip olacak bilmem.

Sayın Başbakan

Son olarak Diyarbakır'da temelini atacağınız 30 bin kişilik 'DD Arena' yani Diyarbakır stadyumu hayırlara vesile olur, inşallah orada oynatacak bir Diyarbakırspor o zamana kadar kalır da, gider izleyebiliriz.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT