1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Savaşı yaşamayan barışı bilmez
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Savaşı yaşamayan barışı bilmez

A+A-

Özlemek yetmiyor "barış"ı,
özlemleri sıraya koymak gerekiyor
hikayenin bu yerinde.

Nasıl olduğu, kimin ne taviz verdiği
kimseleri ilgilendirmiyor burada.
Henüz "silahların susmuş" olması dışında
gerçekleşen bir şey yok ama

anlatılmaz bir mutluluk var buralarda,

insanların yüzünde.

Diyarbakır'ın Lice İlçesi'ndeyiz.
Kirli savaşta

en çok bedel ödeyen yerlerden birinde yani.
Hani şu 1993 yılı Ekim ayında
Tuğgeneral Bahtiyar Aydın öldürüldüğü,
sonrasında yakılıp yıkılan Lice'de.

İlk "merhaba"dan sonra,

siz ne sorarsanız sorun,
konu "barış"a geliyor.
Çünkü buralarda çocuk olmak da zor,
kadın olmak da,
en zoru da baba olmak,
ki o babaların çoğu işsiz.
Sadece terör vurmamış burayı
1975'de meydana gelen depremin izleri bile

taptaze ayakta.
O gün Lice'ye yaptırılan geçici konutlar
kalıcıya dönüşmüş,

yıkık dökük de olsa hâlâ ayakta.
Bir rivayet dolaşmakta halk arasında:
1976 yılında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'i

attıkları domateslerle protesto eden Licelileri,

Demirel Ankara'ya dönünce,

5 yıllık geçici konutları
kalıcıya çevirerek cezalandırmış.
Yaşam kalitesinin son derece düşük olduğu

bu evlerin yeniden yapılması ise,
terör nedeniyle unutulmuş.

Bu konudan bile şikayet ederlerken Liceliler

"kan dursun da, biz bu evlere razıyız" diye

bitiriyorlar sözlerini.
Uyuşturucu operasyonları ise

son hızla sürmekte.

Şimdi yeni bir dönem başlıyor,
yeniden doğmuş gibiler.
Başarılı bir kaymakamları var,
hep halkın arısında.

Adı Özer Özbek.
Silah seslerinin hiç yabancı olmadığı çocuklara

öyle bir ufuk vermiş ki,
basketboldan voleybola tüm spor dallarına,
ulaşmış çocuklar.
Yüksek hedefler koymuşlar kendilerine,
NBA'de oynamak gibi.
Kadınlar sokağa çıkmış,

bağlama kursuna da katılıyorlar,

kuaförlük kurslarına da.

Tek amaçları var,

"çocuklarına daha faydalı olmak."
Artık çocuklar

silahları görünce şaşırsın istiyorlar.

Ve çocuklarına, kocalarına iş.
Sosyal Yardımlaşma Vakfı'ndan para değil,
kalıcı çözümler beklediklerini

öyle güzel ifade ediyorlar ki,
hem de Türkçe şaşırırsınız.

Voleybolcu küçük kızlardan biri
Lice'yi çok sevdiğini ama
başka yerler görürlerse

fikirlerinin değişeceğini vurguluyor söyleşimizde.

Kolay olmayacak elbette
30 yılın tahribatını birkaç günde telafi etmek
ve yaşadıkları travmayı kısa sürede
mutlu anılara çevirmek.
Ama "olsun" diyorlar,

"kan dursun da biz üstesinden geliriz."

Bu yazı toplam 9312 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT