1. YAZARLAR

  2. İhsan YILMAZ

  3. Sahi STK'lar ne işe yarar?
İhsan YILMAZ

İhsan YILMAZ

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sahi STK'lar ne işe yarar?

A+A-

Sivil Toplum Kuruluşları nedir, STK'ların görevleri nelerdir?
Gönüllülük esasına dayanan, kar amacı gütmeyen, gelirleri bağışlar ve üyelik ödemeleri olan resmi kuruluşlardan bağımsız olarak çalışan siyasi, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçlar doğrultusunda lobi çalışmaları ve eylemler yapan kuruluşlar. Dernek, vakıf, sendika ve oda adı altında faaliyet gösterirler. Vakıf dernekleri topluma yararlı bir hizmet vermek için kurulan yasal topluluklardır. Sivil toplum kuruluşları özel kişilerin girişimiyle devlet organizasyonlarından bağımsız kanuni olarak kurulmuş organizasyonların genel adıdır. Sivil Toplum Kuruluşları kısmen veya tamamen devlet organları tarafından desteklense bile bünyesinde bir devlet yetkilisini barındırmadığı sürece Sivil Toplum Kuruluşu olarak kabul edilirler.

STK'lar devletin gücünün yetersiz kaldığı konularda araştırma, tesis ve hizmet sağlayarak devlet işlerindeki açığın ve gecikmenin kapanmasına yardımcı olur. Tüm dünyada ulusal ve uluslararası STK'lar vardır. Bu kuruluşlar ülke vatandaşlarının seslerini duyurmalarını, sorumluluk almalarını ve devlet ile kurdukları örgütü diyoloğa geçirmeyi sağlarlar.

STK'lar çok iyi yapılandıkları vakit devletten daha çok güven toplayabilirler. Bu kuruluşların yaptırım gücü sınırlı olmasına rağmen İnsan Hakları Gözlem Örgütü, Uluslararası Af Örgütü ve Sınır Tanımayan Doktorlar gibi bazı kuruluşlar uluslararası politikaları yönlendirme gücüne sahiptirler.
                 
Sevgili okurlar; Bu kısa bilgiden sonra sadede gelelim...
Çoğu STK'nın bir işe yaramadığı düşüncesindeyim.. Üyelerine, kentine, topluma ya da insanlığa bir yararı olmayan onlarca dernek, oda var.
Bazılarında başkan ve yönetimlerinin amacı bellidir. Koltuğu korumak, makam ve makam arabası sahibi olmak, hakkı huzur (toplantı başına alınan para) almak, protokole girmek en büyük hedefleridir.

Düşünce bu olunca da faydasız, nafile işler yaparlar, göz boyarlar, kandırırlar, bağlama yaparlar..
Çoğu kişi de üyesi olduğu bu kurumlara zaten güvenmez.. Oy vermeye bile gitmez. Oy verenlerin çoğu da sorgusuz sualsiz sandığa gider. Çünkü çoğunluk başkan veya çalışanları akrabalarıdır. Kongreler de, bütçe-gelir-gider görüşmeleri sırasında (kabul) eden, etmeyen, el kaldır, indir kabul edilmiştir. Kim itiraz edecek ki, el kaldırıp, kaldırılmaması çokta önemli değil zaten bu sadece hükümleri yerine getirilmesi için yapılan aile için toplantılardır.    
Sonuçta başkan ve yönetimi 30, 40 bilemedin 50 yıl o koltuktan inmez.. El insaf be Abdul-Mecit bilet bu koltuğa bu kadar yapışmamıştır.

Şimdi rant desek, ne rantı, ne var ki, rant sağlayalım... Mademki rant yok ne diye bu kadar kendini yıpratıyorsun be güzel kardeşim.

Bu şehrin, Bu kentin, bu insanların, doğanın, çevrenin, sporun gençlerin yaşlıların fakirin, yoksulun, zenginin bunca sorunu varken hangi soruna çare oldunuz, hangi insanın işini kolaylaştırdınız, hangi fakirin sofrasına oturdunuz, hangi hastanın ziyaretine gittiniz, hangi ölünün baş ucunda ağladınız,  desem cevabınızı duyar gibiyim...
 
Kuruluş konuları farklılıklar gösterse de hepsinin dayandığı " Birlikten Güç Doğar" ilkesidir. Peki STK' lar neden önemlidir ve de önemli olmalıdır? Bilindiği üzere bazı güçleri elinde bulunduran kişiler tamamen şahsi menfaatleri adına toplum çıkarına uymayan kararlar alıp uygulamaya koyabilmektedirler. Birey olarak baş edilemeyecek bu tür uygulamalarla STK olarak baş etmek mümkündür. Demokratik toplumlarda her şey salt oy gücüyle yürümez yürümediğini de bu güne kadar defalarca gördük. Sadece lafla şikayet ederek mevcut sorunlara çözüm sağlanmaz çözümün bir parçası olmak gereklidir. Toplum olarak şimdilere kadar mevcut örf, adet, gelenek ve göreneklerimizle ayakta durmayı başardık ama şimdilerde kapitalizmin sınır tanımayan ilkeleri mevcut kültürümüzü törpülemeye başladı ve tehlike çanları çalıyor. Neden derseniz ülkemizin şu anki mevcut yapısı bu kadar sınırsızlığa hazır değil. Yasalar olarak değil, eğitim olarak değil, ekonomik olarak değil. Düşünce yapınıza uygun bulamadınız mı? Kendiniz kurun. Ülkemizde STK' ların da çok eksikleri var ama bu kavram önem kazandıkça mevcutlarda iyileşmeler olacağına da inanıyorum...

Yeter ki, STK'lar kuruluş amaçlarından uzaklaşması, yeter ki, herkese adilane yaklaşsın, yeter ki, toplumun taleplerine kulak versin, kendi duydukları sesin sadece onlara kötü bir miras bırakacağından haberdar olsunlar. Kul hakkı yemek, evde etli dolma yemeye benzemez, Mahşer günü iki el yakanda olur, gözlerin fal taşı gibi dışarıya fırlar. öyle STK'lar var ki, canlarını dişlerine takarlar gece gündüz, kentleri için, vatandaşları için çırpınırlar, bunları herkes görür ve bilirde, ama öyle STK'larda var ki, talan etmeyi, savurur, dağıtmayı ve sadece çevresinde ona ses çıkarmayanlara yedirir. Atılan sahte imzalar, verilen sahte çekler, sahte sözler, kendisinin yapması gerekenleri de, başkalarının yapmasını beklerler hep, gerisini siz anlayın...  Buyur, devleti bekleme sen yap..
 
Saygı ve Sevgilerimle,

Bu yazı toplam 5881 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT