1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Rüşvet ve hastaneler.
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Rüşvet ve hastaneler.

A+A-

'Parayı veren düdüğü çalar', 'Minareyi çalan kılıfını hazırlar', ' Ada bana adayayım sana',

'Ar dünyası değil kar dünyası'…

Rüşveti masumane gösteren birkaç atasözü böyle…

Rüşvet illeti, yüzyıllardır topulumun ahlaki ve vicdani yapısını tarumar ediyor. Haksızlığı galip kılıyor.

Yazık, günah…

Ülkemiz, rüşvet illeti sıralamasında ilk 5 ülke arasında yer alıyor.

Üçüncü dünya ülkelerinin bile önündeyiz, rüşvet dağıtım ve alımında…

Kamu görevlilerinin görevlerinin gereklerine aykırı bir işi yapması veya yapmaması maalesef ülkemize her yıl katlanan zararlar veriyor.

Her gelen hükümetin rüşvetle mücadelesi, ileriki zamanlarda rüşvetle bütünleşmeye dönüşüveriyor.

Dünya'da da Türkiye'de de rüşvet olgusu almış başını gidiyor. Kime çarpsa, kime selam verse bünyesine alıp cüsse büyütüyor!

Yazık, günah…

Rüşvet olgusunu hayatımızın tüm alanlarında görebiliyoruz.

Sınır yok…

Limit yok…

Rüşvet alıp vermek en önemli toplumsal hastalıklarımızdan biridir. Rüşvet ve yolsuzluk maalesef günlük hayatımızın bir parçası haline geldi.

Bir ihtiyaç olarak artık algılanıyor.

Su gibi, ekmek gibi, un gibi, şeker gibi…

Her kurumda bunu görüyoruz dedik. Gerçekten görüyoruz, görmezsek bile duyuyoruz. Ama belgesi olmadığı için resmen ilan edemiyoruz.

Rüşvetin belgesi olmaz zaten. Çömez ve çaylakların kendini ele verdiği tabi ki oluyor.

Peki sonuç?

Bir iki mahkeme akabinde tahliye…

Rüşvet ve yolsuzluğun kol gezdiği alanlardan biri de sağlıktır. Her nedense rüşvet daima hasta ki, hastanelerden ve sağlık alanlarından çıkışı pek mümkün olmuyor(!)

Evet, Diyarbakır'ın sağlığı bozuldu.

Rüşvet ve yolsuzluğun sadece hastane personeliyle alakalı olduğunu söylemek safdillik olur.

Siyasilerin parmağı var mı bilmiyorum. Ama, siyasilerin çorbacıları, boyacıları, askılıkları işin içinde diye dedikodular var.

Siyasilerin hepsi mi?

Tabi ki değil. Ama bazı siyasilerin isimleri sıkça kullanılıyor. Bu siyasetçiler farkında mı yoksa bazıları onları basamak ve merdiven olarak mı kullanıyor bilmiyorum.

Gerçi siyasetçilerin kadro, tayin, atama gibi işlerden zamanları kalır mı bilmiyorum.

Her söylenen doğru mudur?

Tabi ki her söylenen doğru değil. Karalama ve koltuktan indirme metodlarını artık çok iyi biliyoruz.

Karala, yerinden et, yerine geç…

Ohh ne güzel memleket…

Diyarbakır'ın sağlığı bozuk dedim.

Evet, sağlığı ciddi bir hastalık geçiriyor.

Kahvehanelerde, lokantalarda hatta kadınların 'altın' günlerinde bile hastanelerde yaşananlar konuşuluyor.

Yani ihale, rüşvet, yolsuzluk, kayırma, aktarma vs.

Ben altın günlerine katılmıyorum. Ama bu konuda gelen mailler var. Anlatılanlar var.

Hastanedeki ihaleler eğer altın günlerinde dahi konuşuluyorsa biz yanmışı, kül olmuşuz demektir abi..

İhale öncesi ihalenin büyüklüğüne göre ambar memurundan başlayıp devam ediyor rüşvet çarkı… Sonrasında müdür yardımcısı, ihale komisyon başkanı, hastane müdürü, başhekim yardımcıları ve akabinde başhekim…

Hepsi yapmıyor ama yapanlar var.

Mesela Diyarbakır'daki başhekim, başhekim yardımcıları, hastane müdür yardımcıları ve ambar memurlarının (bir çoğu) villaları var. Hemde 600-700 Bin TL'ye alınan villalar… Çoğu da komşu... Düşünsenize aynı hastanede başhekim sabah evden çıkıyor, memuru da karşıdaki villada…

Selamlaşma süper yani…

Diyarbakır'daki hastane ihaleleinde 'cemaat' ismi kullanılması moda oldu.

Birde bunların Diyarbakır temsilcileri var.

Örmeğin bir  tıbbi cihaz malzemesi alınacak hemen aradan bir ortak uyanık çıkar ve cemaat adına girer ve 'Şeyh izin verdi' ifadesini kullanır. Şeyh'in ismi geçince olay tamamdır.

Dolayısıyla cemaatten ise işlem tamam, değilsen karalara bağlan!

Cemaat denince akan sular duruyor. Yollar kesiliyor, yollar açılıyor.

Her şey Allah rızası için yani!

Pes doğrusu…

Menzil'e gelince ben 4 kez gittim, huzur buldum. Ancak ne müdür olma talebim ne de genel sekreterlik talebim olmadı şükür Allah'a...

Şeyh'in duasını almak müdürlüktende ötedir...

Peygamberimiz Hz Muhammed'in söylediği söz gibi 'Gerçekleri bilip te söylemeyen dilsiz şeytandır'

Biz söyledik, bakalım muhatapları ve otokontrol sahibi insanlar ne diyor?

Bekleyip görelim!!!

Bu yazı toplam 14876 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT