1. YAZARLAR

  2. Ramazan TOPRAK

  3. resmî görüş
Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

resmî görüş

A+A-
vesayetin kol gezdiği dönemlerde 
bir ab'li yetkili diyarbakır'ı gezerken 
yoldan çevirdiği bir vatandaşımıza, 
"devletten memnun musunuz?" diye sorar.. 
vatandaşımız çekingen bir ifadeyle, 
"valla begim, devletten çok memnunuz" der..
yabancının, 
"çekinmeyin, ben yabancıyım, 
devlet size eziyet ediyorsa rahatça söyleyebilirsin" 
demesi üzerine cesarete gelen vatandaşımız, 
sağa sola bakındıktan sonra ürkek bir ifadeyle, 
"valla begim, devletten yana çok dertliyiz" 
diyerek şikayetlerini sıralamaya başlar..
hikaye gerçek mi değil mi bilmiyoruz
ama gerçek olan bir şey varki, 
hikayeyle anlatılmak istenen
temâ, bütünüyle gerçek..
ve farklı yoğunlukta da olsa
ülkenin her yanında yaşanan, 
yaşatılan yalın, acı bir gerçeklik..
 
onurlu bir bireyin
şahsî görüşleri nedeniyle 
devlet karşısında suçlanması,
resmî görüşleri nedeniyle 
toplum içinde suskunlaşması,
yeterince utanılası bir manzara..
şahsî görüşü ve yaşamı ile 
resmî görüşü ve yalanı arasındaki 
gel-git'lere mâruz bırakılması olayında, 
vatandaşın şahsına düşen paylar ile 
yönetime düşen paylar konusu tartışılmış ve 
herkes payına düşeni almış olsaydı, 
asla tekrar etmeyecek bu manzaranın 
gerçek yüzüne, diğer ifadeyle traji-komedisine
ağlasak mı gülsek mi, belli değil.. veya
ağlayarak da gülebiliriz, gülerek de ağlayabiliriz, 
ya da (*+^.')..
 
ikiyüzlülüğe zoraki mâruz bırakılan insanımızdan 
tek yüzlülük, dürüstlük bekleme yanlışı
zevâhiri kurtarma adınaysa eğer
nelerin veya kimlerin zevâhiriymiş bu..?
vatandaşlarımız adınaysa veya 
resmiyet/devlet adınaysa eğer
basit yaraları bile kangrene dönüştüren, 
basit komediyi bile ağır trajediye dönüştüren 
bu oyunu göz göre göre devam ettirmek, 
oyunun sürmesine göz yummak, seyretmek,
nasıl bir aklın veya hangi aklın ürünü..? sanırız,
bu kadar önemsiz! ve basit! konuları 
göremeyecek ve düşünemeyecek kadar meşgul!
ve çok daha önemli! işleri olanların 
çişi pardon işi! olsa gerek bu.. yoksa 
çoktaan görürler!, düşünürler!, çözerlerdi!.. 
 
çift kişiliği suçlamayı kendine hak görenlerin
çift kişiliğe zorlamayı suç görmeleri gerekmez mi..? 
hadi ahlâkîdir deyip mahkemelerden vazgeçtik de 
kamu vicdanında olsun mahkum etmeleri gerekmez mi..? 
halkın içindeyken şahsî görüşleriyle sivrilen, 
bu görüşleriyle yönetimde zirveye tırmananların, 
iktidar/yönetim gücünü tanıdıktan ve tattıktan(!) sonra 
hızla evrilerek(!) resmî görüşlere sıkıca sarılmaları,
üstelik siyasi yelpazenin bi'ucundan ötekine 
şu'cu veya bu'cu veya o'cu olanların, ayırdımsız
fikrî, ideolojik olarak yanyana bile gelmeyenlerin
resmî görüşler etrafında saf tutmaları,
başka hangi anlama gelebilirki..?
demem o ki,
şahsî görüşleri sahiplenme,
iktidarı/gücü ele geçirmenin aracı olmuş..
resmî görüşü sahiplenme,
iktidarı/gücü elde tutmanın aracı olmuş..
kısır döngünün çaresi mi..? bilmem,
söylemeye gerek var mı..? 
*
önemli bir not..
hamiyetperverliğini yakînen bildiğim,
diyarbakır valisi sayın cahit kıraç'a çağrımızdır: 
24.10.2013 günü ulusal medyada yer alan habere göre,
diyarbakır'da mukim olup geçen yıl babası vefat eden.. 
evinde çalışacak başka kimse kalmaması nedeniyle 
okula gitmek yerine yatalak annesine bakabilmek için 
9 yaşında aile reisliğine soyunmak zorunda kalan.. 
topladığı çöpleri satarak eline geçen 
günlük 5-10 lirayla ev geçindirme derdine düşen.. 
sırtındaki çöp çuvalının altında 
küçücük bedeniyle ezilip kaybolan..
kocaman yürekli, minicik yavrumuz e.b'ye 
sahip çıkılmasını önemle istirham ediyoruz..RT.
 
 
Ramazan Toprak
25 Ekim 2013 - Cuma
 
Bu yazı toplam 9364 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT