1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Quaresma & Gomez
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Quaresma & Gomez

A+A-

Ricardo Quaresma çok güçsüz olduğu için, adam eksiltme yeteneğini büyük oranda yitirmiş. Güce bağlı yetenekleri sınırlanan Quaresma, oyun içindeki aksiyonları artık ancak aklı ile daha çok gerçekleştirebilir. Ama Quaresma hayatının hiçbir döneminde, sözgelimi gençliğinde, en dinamik, en güçlü olduğu çağında bile aklını anımsayan biri değildi. Zaten bedensel yeteneklerine bir parça akli yetenek ekleyebilseydi hiç kuşku yok ki Quaresma'nın yolu İstanbul'a kolay kolay düşmezdi. Quaresma aklına pek müracaat etme ihtiyacı duymayan bireylerden biridir.

Eğer hücumcu iseniz ve adam eksiltme yeteneğinizde körelme başlamışsa, bu oyun içindeki faaliyet alanınız da sınırlanmış demektir. İlk bakışta insan Quaresma'nın çok temiz ayak içlerine sahip olduğunu sanır. Oysa bu büyük bir yanılgıdır, çünkü Quaresma kendi icadı olan trivela vuruşlarının parlak büyüsü uğruna ayak içlerini, bile isteye, deyim uygunsa ayıptır söylemesi, yamulttu.

Eğer kendi oyun planınızda israrla Quaresma'ya yer vermek istiyorsanız geriye yapacağınız tek şey kalıyor; Quaresma'nın size muz cumhuriyetinden kalma, ballı ortalar yapması için o'nun hareket alanında ritmini hiç bozmadan, mümkünse de hız almışken, önüne toplar yuvarlamaktır. Bu da Quaresma'nın yanı sıra, sırf Quaresma için görevlendirdiğiniz 3 kişinin  adeta bir Quaresma çetesi gibi çalışması gerekiyor.

Şimdi, en anlamlı soru şudur: Quaresma bütün bunlara değer mi? Daha doğrusu Quaresma'dan elde edebileceğinizi sandığınız maksimum yarar, böylesi bir organizasyon için harcayacağınız enerji, emek, düşünce ve zamana karşılık gelecek mi?

Gençlerbirliği maçıda Beşiktaş'ın sağ kanadının akciğerinden sürekli öksürük sesleri, hırıltılar geliyordu. Çünkü Beşiktaş'ın sağ kanat hücumlarının boğazında, adı Ricardo Quaresma olan, bir kılçık vardı. Bu öyle böyle bir kılçık değil; takımın enerjisini emip, yutan, sadece izleyicilerde bıkkınlık duygusu yaratmakla yetinmeyen giderek sevimsizleşen bir kılçıktı bu.

Ricardo Quaresma kılçığına biraz da Mario Gomez sarkaklığı eklenince, ilk yarı İbrahim Üzülmez'in Gençlerbirliği'ne gol atma becerisi gösterilemedi. Mario Gomez'in topla ilişkisi, daha doğrusu kendisine atılan topları kontrol etmek amacıyla sergilediği acemice hareketler açıkcası garipsenecek cinstendi. Tek hamlede topun yönünü istediği istikamete dönüştüremeyen Gomez, sırtı dönük yakalandığında ise topla birlikte yüzünü kaleye bir türlü döndüremedi.

Golden sonra Beşiktaş'ın yaşadığı panik atağa anlam vermek, bana kalırsa çok zordu. Takım neden soğukkanlılığını yitirdi? Oysa Beşiktaş oyununun arzuladığı en uygun koşullar oluşmuştu; Gençlerbirliği defans yapmaktan vazgeçmiş, arkada büyük ve boş alanlar bırakmaya başlamış, ama Beşiktaş o çok paslı, çok döngülü, dinamik oyununu terkederek, defans yapan bir takım haline dönüştü. Sebep?

Eğer Şenol Güneş, Quaresma tercihinde bu kadar israr edecekse, Quaresma'nın gerçekten bu oyuna katkısı olacağı aksiyonları da oyunun taktik düşünce planına dahil etmelidir. Bu maçta Şenol Güneş'in tercihlerinden kuşku duyma “hakkı”na sahip olmaya başladım.

Bu yazı toplam 8138 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT