1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Perşembe Anayasa
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Perşembe Anayasa

A+A-

Yine aynı oyalama; “Anayasa...”

Siz baharı hissedebiliyor musunuz?
Bir kıpırtı var mı içinizde?
Havaların ısınması,
meyvalarin çiçeğe durması
tazeliyor mu içinizde
uzun ve soğuk bir kış boyunca
dondurduğunuz umutları...
Çocuklarınız için
güvenli bir gelecek
hayal edebiliyor musunuz?
Bu benzer sorulara yanıtınız “evet”se,
bize de öğretin yolunu,
“görmezlikten gelmenin”
o dayanılmaz hafifliğini.
Ben de tatmak isterim.
Siyasilerin gösterdiği “mutluluk iksiri”,
1921'den bu yana
aynı “yeni anayasa”,
biraz daha demokratik olsun diye,
“sivil anayasa” deniyor şimdilerde.
Sivil anayasa
“özgür düşüncenin”olduğu yerde
şekillenir.
Yani hazırlayanların
“apoletinin”olmaması,
yaptıkları ya da yapacakları anayasanın
“sivil”olmasını sağlamaz.
Militarist kafayla
“sivil anayasa” yapılamayacağını
bu millet defalarca gördü.
En yakınından başlayalım
(ki o da defalarca değişti),
1982 Anayasası'ndan yani.
Danışma Meclisi'nin
bugünkü Meclis'ten ne farkı vardı?
O zaman
“Milli Güvenlik Konseyi”
belirlemişti üyeleri,
şimdiki parlementoyu ise
siyasi parti liderleri.
Yani o zaman da
beş kişi karar veriyordu,
2011 seçimlerinde de
4 lider karar verdi.
Seçim sisteminde
halkın kararlarına yer verilmeden
oluşturulan bir parlemento,
kendilerini seçtirenlerin
emir ve direktifleri doğrultusunda
tartışmadan karar verecek.
Ve adı “sivil anayasa”olacak.
Ya farkında değilsiniz
bu defalarca sergilenen oyunun
ya da çok safsınız.
Bütün bu tartışmalar yapay ve
seçim yatırımına dönük,
yani yine oyalanıyoruz.
Daha ortada bir şey yokken
“tek dil, tek millet, tek devlet”
nutukları atıldığı andan itibaren,
“çuvalladık”demektir.
Sonrasında “dil sürçmesi” dese de,
bir de Başbakan buna
“tek din”ekledi ki,
o da tuz biberi ...
“Kırmızı çizgiler”
çizerek sivilleşilmez,
militaristleşilir.
Uzlaşma ortamı daha baştan
gövde ve güç gösterisine dönüşür.

......Başkanlık sistemine gelince.....

Fiilen zaten yaşıyoruz,
resmileştirsek ne olacak?
Şu anda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
arzu ve istekleri dışında,
bir şey yapılabiliyor mu?
“O dostsa birilerine dostuz,
düşmansa düşman”,
o hangi eğitim sistemini reva görüyorsa,
zaten o doğrultuda
çıkmıyor mu yasalar?
Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde
“Anaya Hukuku” dersimize giren
Prof.Dr Mümtaz Soysal ben yine
şu anki görüşlerimde ısrar ederken,
hatırladığım kadarı ile
demişti ki:
”Gerekli kontrol
ve denetim organları oluşturulmadan
başkanlık ya da yarı başkanlık sistemi  
demokrasiye zarar verir.
Dünyanın en demokrat insanına
yüzde 50 oy verirseniz,
ertesi gün aynaya bakar
ve güç sarhoşluğu ile
en antidemokratı olabilir...”
O zaman hiç olamazsa,
o organları oluşturalım da,
sağlıklı bir başkanlık sistemi olsun..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT