1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Pep Guardiola'nın sırrı (1)
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Pep Guardiola'nın sırrı (1)

A+A-

İki oyuncu arasındaki top/pas ilişkisinde ya bir senfoni orkestrasının belirleyici kesinliğine iman edersiniz ya da bir caz grubunun doğaçlama dünyası içinde “daha iyi bir bütüne” varmak için “uyumu” model seçersiniz. Caz grubunun biçimlendirdiği karmaşık uyum, ortak bir partisyona dayanarak çalmaktan değil, her müzisyene ait özgür müzikal ifadenin diğerleri için izlenmesi lazım gelen “kaynak” olmasından ileri gelir. Burada özgürlük ve bütünün çıkarı arasında bir çelişki yoktur ve her müzisyen yalnızca müziğin bütünlüğünde kendini kaybeder. Kaybolur. 
Pep Guardiola, Johann Cruyff ve Frank Rijkaard'dan devraldığı total futbol oyun mirasını çok isabetli bir tercihle, yüzelli yıldır sahnelenen ve çok kötü cazcı bir gurubun akordsuz karikatürünü andıran  geleneksel futbol oyun pratiğini geliştirmek yerine, bütün dehasını senfonik bir orkestrayı andıran neo-total futbolun hizmetine adadı. Neo-total futbolun tarihsel geri planına baktığımızda, hernekadar Johann Cruyff ve Frank Rijkaard'ın değerli katkılarını özenle teslim etsek bile, bu oyunu bitmiş, tamamlanmış bir ürün haline getiren Guardiola'nın ta kendisidir.
Futbolda basitlik fikrinin kuramsal babası hiç kuşkusuz Johann Cruyff'dur. Frank Rijkaard bu fikrin orta-saha oyununa taşınmasına öncülük etti. Ama bu fikrin bu oyundan talep ttiği yaratıcı çözümleri hücum ve defans uyarlamalarına ciddi, uygulanabilir, tekrarlanabilir  çözümler üretemedi. Guardiola, Frank Rijkaard'ın  çözüm bulamadığı defans ve ofans sorunlarını çözmekle kalmadı, oyunu 105x65'lik sahanın tüm alanlarına taşıyıp bölen, 90 dakikalık sürenin bütününde bu oyunu bir pas modeli ile taçlandıran gerçek yaratıcı mimarı oldu.


Bu yazımızda, Guardiola'nın bir tür icadı olarak kabul ettiğimiz, neo-total futbolun çok temel kimi ilke ve prensiplerinden sözedeceğiz. Kabaca bu ilke ve presipleri özetledikten sonra ileriki dönemlerde herbirine hakettiği değeri vererek, etraflıca yazma fırsatını bulabileceğiz.


Guardiola'nın ürettiği neo-total futbol oyununun merkez nesnesi toptur. Herşey top içindir ve topa sahip olmak esastır. Oyunun bütün aksiyonları topla sağlanacak oyun egemenliği için tasarlanıp kurgulanır. Dolayısıyla topla ilişkiyi anlamsızlaştıran bütü ilkel hareketler bu oyunun içinden özenle ayıklanır ve oyunun dışına atılır. Sözgelimi; çok net ve belirgin bir hücum avantajı imkanı  oluşmamışken, adı "kaleci atışı" olan o anlamsız vuruşlara izin verilmez. Çünkü kaleci aracılığıyla sahanın ortasına fırlatılan o vuruşların sizin takımınızda kalacağının hiçbir garantisi yoktur. Aynı nedenlere bağlı olarak, yine adı "orta" tuhaf ve belirsiz vuruşlara da izin verilmez. Adı üstünde "orta" bir garantinin güvencesi değildir. 


Binbir emek ve çabalarla rakip yarı-sahanın en uç kenarına taşınmış o topları, "orta kesmek" adıyla ifade edilen bir tür topun intihar girişimlerine hiçbir aklı başında futbol adamı müsaade etmez. Yine büyük emeklerle rakip için en ölümcül olabilecek alana taşınmış o topların, gol olmaya en elverişli pozisyon olma ihtimalleri bu kadar yüksekken, bir final vuruşu organizasyonu yerine adeta ortaya bırakılarak heba edilmesi çağdaş futbolun defterinden kovulması gereken bir harekettir.


En nihayetinde, adı "orta" olan bu aksiyonun sınırları ve amaçları hala belirsizliğini korumaya devam ediyor. "Orta kesmek"le kastedilen şey; kale direği ile penaltı noktası arasındaki hedef bölge midir yoksa rakip kaleci ile takım hücumcularının ortasına atılan nokta atışı mıdır ya da nihayet rakip savunmasıyla takım hücumcularının orta göbeğine savrulan hava fişeği midir? Sınırları ve amaçları o kadar belirsiz, özü itibariyle her seferinde garanti sonuçlar üretmeyecek bir aksiyonu futbol oyununun en etkili hareketi olarak adlandırmak, olsa olsa akla ziyan, bir düşünce fukaralığıdır. Neo-total futbolda "orta kesmek" kesinlikle final pasın asisti olarak ancak işlev ve değer görür.
Neo-total futbolun bir başka ilke ve prensibi; topun rakibe kaptırılması halinde topun gerisindeki oyuncular geriye doğru koşular yapmazlar. İlke olarak her geriye doğru koşu, aynı zamanda rakibe topla oynamak için alan ikram etmektir. Eğer sorun topun kaptırılmış olması ise; yine ilke olarak yapılacak en etkin davranış, geriye doğru koşmak değil kaptırılmış olan topu hemen orada kapma çabası içerisine girmektir.


Bu konuya devam ileriki yazılarımızda devam edeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT