1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Otomosyoncu 'ağalar'
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Otomosyoncu 'ağalar'

A+A-

Ağa dediğime bakmayın, “ağa” derken belli bir hem cinsi kastetmiyorum. Genellikle “ağa” dendiğinde aklımıza erkek gelir.
Bu yazımda“ağa” derken hastanelerdeki otomosyon görevlilerinin  “dokunulmazlarını” kastediyorum...

Hatırlarsınız10 -15 yıl öncesine kadar hastanelerde muayene olurken bir yandan da “sıkı fırçalar” yer, hatta bazen “en ağır hakaretlere” uğrardık. Ama hastalık derdinden ve hastane eziyetinden dolayı sesimiz pek çıkmazdı...
Zaten sabahın 5'inde sıralara girer, gün ağarmadan sıra kavgalarında helak olurduk. Böyle bir uğraşının ardından muayenenin boşa gitmemesi ve doktor tarafından kapı dışarı edilmemek için sesimiz çıkmazdı...
Yani meselenin özü, bazı doktorlar hastalarını azarlardı. Bağırır, çağırırlar o heyecanla doğru düzgün meramınızı bile  anlatamazdınız.
Çekinirdik!..
O zamanki trend böyleydi. Hele bir de film, tahlil vs. şeyler istediyse doktor, vay halinize. Söylediklerini anlamaz, bir daha sormaya da ebedi cesaret edemezdik...
O günleri unuttuk gitti. Ara sıra “kendi-ni kraldan çok kralcı” görenleri duyunca veya birebir şahit olunca anmadan geçemiyorum. Ancak o zamanlar doktorlardan tırsardık, bugün ise hastanede çalışan görevlilerden çekiniyoruz. Ne yediğimiz fırça kalıyor, ne de bize emir eri gibi buyurdukları işler. Yeni değil uzun zamandır benzer şikayetler alıyorum...
 
Bir süre önce şikayetler o kadar çoğaldı ki, bahsi geçen hastanenin Başhekim Yardımcısıyla uzun bir görüşme yaptık.'Genel Sekreterlik (CEO)öncesi' sonuçta sıkıntıyı kabul eden Başhekim Yardımcısı konuyu kesinlikle çözeceklerini söyledi.
Bu sadece bir örnek...
Sadece bir hastaneyle kısıtlı değil olanlar. Hemen hemen her hastanede kendini bilmez, kazandığı paranın hakkını vermeyen çalışanlar var.
Utanmadan servisine gelen hastaya iş buyuruyorlar...
Mesai saati içinde, mesai gününde hanımefendi izinli oluyor nasıl oluyorsa?
Yahu sana bağlı doktor senin servisine hasta yönlendiriyor. Hafta içi, saat 14.00 veya 11.00, ama görevli yerinde yok.
Soruyorsunuz nerede diye. Aldığınız cevap akıllara durgunlu veren cinsten: “O görevli bugün izinli!” Eee, yerine kimse bakıyor mu?
“Hayır bakmıyor!” Kardeşim doktor buraya yönlendiriyor, filmimiz çekilecek, alçımız alınacak, fizik tedavi vs...
Yapacak bir şey yok!
Nasıl olur, bu personelin cumartesi pazar izinleri var. Sabahın 5inde gelip gecenin yarısına kadar da çalışmıyorlar. Nasıl oluyor da hafta içi, mesai saatinde izinli oluyor? Akıl alacak gibi değil!..

Muayene oluyorsunuz. Doktor bilmem ne tahlili, filim veya fizik tedaviyle ilgili bir şey yazıyor. Gidip onu yaptıracaksınız.
Her zaman poliklinikle aynı katta olmayan diğer servise gidiyorsunuz. Orada görevli ve genellikle taşerona bağlı çalışanlarda bir afra bir tafra. Sanırsınız ki, bunlar başhekimdi daha önceden “rütbeleri sökülerek buraya sürüldü!..”
-Şunu yaptıracaktık...
“Arkadaş üçte gelecek, o zaman gelin!” Şaka mısınız siz. Hastanedeki işinizi erken bitirmek için sabah 9'a randevu almışsınız.
O saatte görevinin başında olması gereken personel yok. Neymiş efendim “üçte gelecekmiş!”
 Sabahın dokuz buçuğundan üçe kadar bekleyin. Sinirleriniz sağlamsa. Bu kadar mı? Hayır değil...
Benzer işlemler için farklı bölümlere gidiyorsunuz. Karşınızdaki küstahlık değişmiyor. Sadece “tarzları farklı!” Görevli sizinle konuşmuyor sanki “lütfediyor, köy bağışlıyor” sinirlenmemek imkansız!
Diyor ki orada ki görevli tüm kendini beğenmişliğini ve umursamaz halini takınarak: “isminiz sisteme düşmedi, yukarı çıkın muayene olduğunuz yere söyleyin sisteme tekrar girsinler...”
Yok ya, sen ne iş yapıyorsun...
Elinin altındaki telefonu “muhabbet rekorları” kır diye mi verdiler.
Hiç utanma sıkılma yok.
“Git yukarı söyle...”
Bu nasıl bir özgüven böyle!

Otomosyon görevlileri yerinden etmek adeta imkansız, yerini değiştirdiğinizde kıyametler kopuyor. Milletvekilleri, Bakanlar Başhekimi ararken 'Hastanede işler nasıl vatandaş memnun mu? yerine... Sen bu görevliyi nasıl yerinden alırsın diye başlıyor konuşmaya. Başhekim (pardon Başzavallı) garibim bin bir özür efendim yanlışlık olmuş sanırım hemen çözüyorum diyip telefonu kapatarak yanına aldığı yardımcılarıyla işi gücü bırakıp soluğu  otomosyoncunun yanında alıyor.

Otomosyon görevlisine sen burada daha başarılısın burada kalman hastanemiz açısından çokkkk ama çokkk önemli. Biz senden bu kadar memnunken nasıl senin yerini değiştirler naraları eşliğinde etrafındaki garibanlara ayar verir. Başzavallı gittikten sonra otomosyon görevlisinin havası bir milyon hastanede namını duymayan kalmıyor. İşte filanca otomosyoncu başkekimi ayağına getirtti. Otomosyoncu bana kimseler bişiy diyemez diye kibirlenir...

Zaten dönerleri yolunmuş canları burnunda istifa bile etmeyi düşünen Baş(zavallılar) otomosyon kurbanı oluyor hastanelerde…


Tabiki hastanelerin tüm görevlilerini aynı kategoriye sokmuyorum. Görevinin hakkını veriyor çoğu çalışan. Ama aralarındaki bazı “çürük elmalar” inanın vatandaşın sabrını deniyorlar sanki.
Hastanelerdeki doktorlar “birer melek” neredeyse. Bırakın insanları aşağılamayı olabildiğine güler yüzlü ve samimi davranıyorlar. “Annecim, ablacım, babacım, dedecim, kardeşim, dostum arkadaşım...” Hitaplar hep bu sıcaklıkta. Bilen bilir tıp en zor branştır. Doktor olana kadar insanın yarı ömrü gider. Onlar bu sıkıntılı zamanlarını unutup dört elle hasta memnuniyetindeyken bazı “hastane ağaları”nın bu sorumsuzluğuna ve vatandaşa davranışına anlam vermek imkansız! Bu şikayetlerde bana ulaşan isimler var. “Şimdilik” bu isimleri yazmıyorum...

Sağlık İl Müdürü Sait Avar'a ve hastane yönetimlerine bu yazım ihbar niteliğinde olsun. Hizmet için değil, vatan-daşa eziyet için mesai harcayanlara da gerekli uyarının yapılmasını bekliyorum!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT