1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. On Yedinci Ölüm Yıldönümünde Sayın Turgut Özal
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

On Yedinci Ölüm Yıldönümünde Sayın Turgut Özal

A+A-


Türkiye Cumhuriyetinin sekizini Cumhurbaşkanı Turgut Özal 17 Nisan 1993 yılında vefat etti. Vefatının üzerinden tam 17 yıl geçti ve hala ölümünün üzerindeki sis perdeleri açılamadı. Yalnız ölümünün üzerindeki sis perdeleri değil yapılan suikast girişiminin de hala aydınlatılmadığı orta yerde durduğu görülüyor. Söz konusu suikastla ilgili Sayın Turgut Özal'ın sonuca ulaştığı söyleniyorsa da kamuoyuna açıklanamamıştır. Öyle görülüyor ki hiç açıklanmayacak ve bilenler de bu bilgiyi beraberlerinde mezara götüreceklerdir.

Her ne kadar Sayın Özal sağlığında bu bilgiye ulaşmışsa da, o dönemin koşullarını da göz önüne alarak, yeniden ortalığın karışmaması için açıklamamıştır. Ancak bu gün konjöktör tamamen farklıdır ve Ergenekon soruşturmaları gereği birçok konunun aydınlatılması için yargı elinden geleni yapmaktadır.

Aslında Ergenekon yapılanması ile ilgili çalışmalar yürüten Savcılığın Sayın Turgut Özal'ın hem ölümü üzerindeki sis perdelerinin kaldırılması ve hem de suikastla ilgili yeniden bir soruşturma açması, kamuoyunun kafasındaki soru işaretlerinin kalkması ve Tarihin gelecekte doğru okunmasının sağlanması açısından önemlidir.

Türkiye Cumhuriyetinin Celal Bayar'dan sonra ikinci sivil Cumhurbaşkanıdır Sayın Turgut Özal. Sayın Turgut Özal'la birlikte sivil Cumhurbaşkanlığı dönemi başlamıştır. O günkü müzmin muhalefetin muhalefetine rağmen, demokrasi işlerlik kazanmaya başlamıştır.

Sayın Turgut Özal nevi şahsına münhasır bir halk adamlığı, devlet adamlığı ve dindar bir Cumhurbaşkanlığı sergilemiştir. Türkiye'nin ufkunun genişletilmesinde, dünyaya açılmasında, çoğulculuğun yaygınlaştırılmasında ve siyah beyaz Türkiye'den tabiatın renklerinin tanındığı bir Türkiye'ye geçişte milat olmuştur.

Sayın Merhum Turgut Özal 1977 genel seçimlerinde ilk olarak Milli Selamet Partisinden İzmir'den Milletvekili seçilmek için aday olmuştu, o seçimde seçilemedi, ancak onu daha ileri düzeyde görevler bekliyordu. Kader çizgisi, Türkiye'nin kaderinde ona önemli bir rol çizmişti. Bu tür görevler ve rollerde insanların imtihanlarının elbette bir parçasıdır. Ne kadar başarılı olup olmadığı elbette yaratıcının takdirindedir. Ancak biz vatandaş ve birey olarak Cumhurbaşkanlığından daha memnunduk.

Bürokraside yıllarca çalışmış, müsteşarlıklar yapmış olduğu için devletin işleyişini iyi biliyordu, halkla da irtibatını kesmiyor ve halkın nabzının tutulması konusunda da sorunu yoktu. Sayın Turgut Özal Cumhurbaşkanlığından sıkılmış, Anavatan partisi de ne yazık elinden gitmişti, bu nedenle Yeni Partiyi kurdurdu ancak, Yeni partide beklenen performans gösterememişti. Anavatan Partisini kendi vizyonu ve misyonuna ters ellere geçince Anavatan Partisi de bitti veya bitirildi. Çünkü aynı düşünceyi paylaşan iki parti olamazdı, ikisi(Doğru Yol-Anavatan) birleşerek Demokrat Parti kuruldu.

Cenaze törenindeki, pankartlar ve katılım Sayın Turgut Özal'ın çaldığı mayanın tuttuğunu göstermiş ve milletin ne istediği ortaya çıkmıştı.
 Sayın Turgut Özal'a Allah'tan rahmet diliyorum. Allah her şeyi iyi bilen ve iyi gören olduğu gibi niyetleri de bilendir.
Selam ve Saygılarımla.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT