1. YAZARLAR

  2. Ramazan TOPRAK

  3. nerde o günler!
Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

nerde o günler!

A+A-
temel konularda,
temel sorunlarda derinliği olmayanlar, 
konu/sorun önlerine geldiğinde yalpalamaya, 
bir o yana bir bu yana savrulmaya başlıyorlar..
hâl-i pürmelâl kabak gibi ortada olunca 
buna bi'kılıf uydurmak gerek.. 
hemencecik kılıfı dikiliveriyor, 
"yanlıştan dönmek erdem" denilip 
yanlıştan bile erdemlilik üretilmiyor mu, pes..! 
tâki yeni bir konu veya sorunla yüzleşilip 
sığlık ortaya çıkana dek.. çıkarılabiliyorsa tabii.. 
farklı biçimlerde/formlarda
"yanlışlardan dönülerek 
erdemliliğe! devam edilmesi" yok mu, 
kahrediyor bi'parça olsun düşünenleri.. 
elbette her daim buna sarılmıyorlar.. 
zaman zaman demagojik, 
sıkça popülist ve manipülatiflerine sarılıp 
savuşturulan salvolardan bile erdem üretiliyor.. 
üretilen erdemler konuyu veya sorunu 
ortadan kaldırmıyor, derinleştiriyor..
ne gam.. zaten o zamana dek erdemliler(!)
hedeflerin! bile aşmış duruma gelmiyorlar mı..?
bilge düşünür "sakallı celal"in, 
"bu kadar cehâlet ancak tahsille mümkün olur" 
sözünden ilhamla, 
bu kadar başarı(!) ancak 
özel bir beceri(!) ile mümkün olur.. 
savrulmayı erdeme dönüştürmek,
sığlığı derinlik diye pazarlamak 
az marifet mi, az beceri mi..? yoksa
lafazanlıkta derinlikten mi..?
öyle de olsa böyle de olsa başarıyorlar,
köşe başlarında, köşe taşlarıyla..
 
ha, yanlıştan dönmek erdem mi? evet, erdem.. 
peki, erdemli ile erdemsizi ayıran ne..? 
başka bir ifadeyle, 
erdemsizlikten 
erdemlilik çıkaranların 
foyasını boyasını çıkarabilmek,
aralarındaki farkı farkettirebilmek, 
mertlik ile nâmertlik arasındaki ince çizgiye
dikkat çekmek zorunlu.. çünkü
ikisi arasındaki fark, 
toplumca kazanmamız ile 
toplumca kaybetmemiz arasındaki farktır.. 
geleceğimizi aydınlatan çizgi ile 
geleceğimizi karartan çizgi arasındaki farktır.. 
 
keza, erdemli olanında 
yanlıştan dönülür, 
olumsuz sonuçları telâfi edilir, 
aynı yanlış bir daha tekerrür etmez.. 
erdemsiz olanında 
sözde yanlıştan dönülüp 
erdemlilik itibarı(!) bile temin edilir, 
sonuçları telâfi edilmediği gibi yanlışa devam edilir,
olabildiğince yanlıştan erdem devşirmeye devam edilir,
tâki kabak tadı verinceye, "yetti artık" denilinceye kadar.. 
toplumsal hafıza süresinin 20 küsur günle sınırlı olması, 
en büyük sığınağıdır böylelerinin.. 
ahh! bu süre aylara, hele 
bir de yıllara sâri olsaydı ne mi olurdu..? 
karanlık sığınaklara saklanmış yarasalar 
üçer beşer değil sürüyle kaçışırlardı, 
onları tutabilene aşkolsundu.. 
aahh! nerde o günler..!
 
ramazantoprak19@gmail.com
 
Ramazan Toprak
30 Kasım 2013 - Cumartesi
 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT