1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Ne bilmediğinin Bilinci!
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ne bilmediğinin Bilinci!

A+A-

Sokrates'in dediği gibi '' ne ya da neyi bilmediğinin bilincinde olmak'' sadece bir erdeme veya olgun bir ahlak anlayışına işaret etmez; aynı zamanda bilinmeyeni bilinir kılmak arayışında bir imkan ve umudu da ima eder. Fatih Terim, ne bilmediğinin bilincinde değil, dolayısıyla durumu tümden trajik kılanda budur. Bilindiği gibi trajedi, hiç umut içermeyen durumun ifadesidir.

Fatih Terim, her şeyden önce kabul edilebilir, mümkün ve makul bir kurgusal oyun zekasına sahip biri görüntüsü vermiyor. İzlanda, Çek Cumhuriyeti ve Letonya maçları bu yargımın en önemli dayanakları. Her üç maçı da Terim belli bir kurgu olmaksızın oynadı ve futbolun temel prensipleri tarafından cezalandırıldı.

Gelin hep birlikte bir kez daha, Fatih Terimin bilmediği ya da ihmal ettiği oyunun temel kurallarını hatırlayalım.


Eğer biri sabit ve sınırlı (kaleci) ve geriye kalan 10 taşıyıcı insan birimine sahip iseniz, salt teorik olarak değil, aynı zamanda, “pratik” olarak da, sabit bir zeminde zaman ve alanı tayin eden taraf olmanız pekala mümkündür. Topun sizde kalma zamanını ve topun dolaşım alanını, “seçenek ve bağlantı” örüntüleriyle, sonsuz olasılıkların tehdidine rağmen sabitleyebilirsiniz.

Fatih Terimin oluşturduğu oyunlarda seçenek ve bağlantı hiç değer taşımaz. O sadece dikine doğru bağlantıları önemser.


Topun döngüsü, nihayet ona uyguladığımız kuvvetin oranı ve yine ona tayin ettiğiniz istikametin belirlediği bir yol haritasıdır. Top, sizin arzunuzla ya da niyetinizle doğrudan orantılı olarak “dolaşıma” giren bir nesnedir. Hükmeden değil, hüküm edilendir. Kısacası emrinize amadedir. Bütün mesela ona doğru komutlar verip vermediğinize bağlıdır. Bu yanıyla top aslında yuvarlak değil, “köşeli” olmaya daha yatkındır.

Fatih Terimin ''kurguladığı'' oyunlarda top her zaman en özgür nesnedir.


Rakibin belli bir kurgusallık içinde, “yapıp eylemelerinize” seyirci kalmayacağı ve müdahale edeceği, bir veri olarak, elbette bu önermenin içindedir. Burada önerilen her şey rakibin varlığına rağmendir. Rakip de en az sizin kadar her şeye eşit mesafede durur.

Fatih Terim sistem, strateji ve taktik düşünce yerine sadece rakip analiz verilerini ikame eder.


Futbol parasal getirisi çok yüksek bir etkinlik, dolayısıyla futbolun aslı unsurları “futbol dışı” yaşamsal etkinliklere zaman ayırmak zorunda değil. Hayatlarını idame etmek gibi bir başka türden “efor” gerektiren bir tehdit ve tehlike söz konusu değil. Tek iş, tek konsantrasyon odağı ve hazırlanmak için imrenilecek imkânlar!

Fatih Terimin takımları söz konusu büyük imkanlara rağmen nedense motivasyona bağımlı bir profil sergiler.


Eğer durum buysa, geriye sabit bir akış için onu temsil ve tarif edecek bir kurgusal düzeni örgütlemek ve “işlevsel bir örgüt” yaratmak kalıyor. Ve hiç uzağa gitmeden de Barcelona deneyimine yakından bakmak yeterli. Kim ne derse desin tam ve eksiksiz bir kurgusallığı Barcelona ile başlatmak zorundayız. Bu konudaki “söylemimiz” Barcelona'yı milat almak zorunda. Zaten Barcelona'nın kat ettiği mesafe, dünyanın geri kalan bütün takımlarını konum olarak eşitliyor.


Eğer bu tespit doğruysa temel olarak Türkiye Milli takımı ile “Batman Petrolspor” arasında bir fark yoktur. İkisi de geçmişi temsil ediyor, ikisi de geleneksel futbolun defacto karakteriyle oynayan takımlar, aralarındaki fark sadece derece farkıdır. Nitelik farkı değildir.


Topu bir kaleden yek diğer kaleye taşımak için önce pas seçeneklerine ihtiyaç var; çünkü adına pas bağlantısı denen şey, “iki seçenek” arasındaki alışveriştir. Bağlantılardan önce seçenekleri tayin etmek, neredeyse “ayet” değeri taşır. Türk futbolunun en büyük zaafı seçeneği önemsemeyen, sadece bağlantıya değer biçen ve ona inanan anlayıştır.


Seçenek, aklı temsil eder. Önceden çalışılmış emeği, çalışmanı ürünü olan “yeteneği” eğitip geliştirir. Bağlantı topu temsil eder ve akıldan çok topun anlık seyir defteri karalamaları gibidir. Üç beş parlak cümlenin etkisinde kalıp, sözü nereye bağlayacağını “unutan” genç yazar adayına benzer. Ya da final sahnesini unutan, unutkan senaristin garipliğine!


Sabit akışkanlık sabit seçenekler gereksinir. Hareket halindeki sabit seçenekler. Topun dolaşabildiği her alanda “hareket halinde” sabit seçenekler oluşturmadan Barcelona devrimine ortak olmak mümkün gibi durmuyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT