1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Milletvekili neden kaçırılır...
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Milletvekili neden kaçırılır...

A+A-

Dün saat 19:15 sıralarında CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün bir grup PKK'lı tarafından kaçırıldı.ANF'de Hüseyin Aygün'ün HPG mensupları tarafından kaçırıldığı belirtiliyor. Bu durumda PKK resmi olarak kaçırılmayı üstlenmiş oluyor.

34 yıllık PKK tarihinde bir ilk... PKK ilk defa bir milletvekilini kaçırdı...

Hükümet, devlet siyasi partiler birbiri ardına açıklamalar yaptılar, açıklamalarda özetle durum ''üzüntü verici'' diye geçiştirildi.
CHP 5 milletvekilini bölgeye gönderdi, Vali klasik açıklamasını yaptı, milletvekilini bulmak an meselesi, enselerindeyiz ve ekledi. Asıl bombayı canlı yayında patlattı. ''Milletvekilinin kılına zarar
gelmeyecek''...

Sayın Başbakan "Bunlar beklediğimiz şeyler" diye açıklama yapıyor...
PKK olayı üstleniyor...
Tunceli Valisi; "Milletvekilinin kılına zarar gelmeyecek" diyor.

Yahu kardeşim kılına tüyüne zarar gelmeyeceğini nerden biliyorsun demezler mi?
60 kilometrelik ormanlık alandalarmış mış mış...
Operasyonlar aralıksız olarak devam ediyormuş, muş, muş.
 
İngiltere gibi, bu tip durumlara oldukça profesyonel bakan bir ülkede yaşasaydık, bu açıklamaları üst üste koyup, olayın tamamen bir komplo olduğu sonucuna çıkardık. Ancak İngiltere'de değil Türkiye'deyiz.
Sayın Başbakanın hiçbir yere oturtulamayan  açıklamaları, belli ki bakan, vali gibi kamu görevlilerinin de kafasını iyice karıştırmış. Devletin en üst düzeyinden gelen konuşmalar, iktidar sarhoşluğuyla iyice kontrolden çıkmış.

Sayın AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik; "Birkaç Mehmet şehit oldu diye meclisi toplayacak halimiz yok" diyor. Yahu siz aklınızı mı yediniz? Nedir bu haliniz.
Kabadayılığı ve raconu bırakın. Kurtlar Vadisi oyuncusu değilsiniz, Polat, Memati veya Abdühey  değilsiniz!
Sizler devletsiniz. Bunu anlamak çok mu zor?
 
Bu ülkede, 17 yıllık gazeteci olarak birçok şeye tanık oldum; ancak iktidardan mest olmuş yöneticilerin bu kadar abuk sabuk konuştuğuna tanık olmadım. Bu nedenle Başbakanın ve Tunceli Valisinin açıklamaları devlet ciddiyetinden süzülmüş açıklamalar olsaydı, bu olayın komplo
olduğu sonucunu çıkartırdım; ancak bu kuru kabadayı sözlerine alıştık.
Tamamen amatörce sarf edilen bu sözler, böbürlenmeden, kabadayılıktan
ve sokak ağzından öte bir anlama gelmiyor.

Detayların ardından gelelim meseleye...
CHP tarafından kaçırılmalarla ilgili bir rapor dikkatimi çekti...
İşte rapordan bazı ayrıntılar...

CHP'nin 26 sayfalık çalışması son bir yıla dair PKK kaçırmalarını yer,
tarih, kaçırılanların görevleri itibarıyla inceliyor.

Raporun en dikkat çeken verisi: 1990-2010 arasındaki 20 yılda kaçırdığı kişi
sayısı 154'ken, sadece son bir yılda 145 kişiyi kaçırmış.
 
2011: Temmuz (5), Ağustos (14). Eylül (335). Ekim (2), Kasım (24), Aralık (5)
 
2012: Mayıs (32) , Haziran (11), Temmuz (12), Ağustos (5)
 
CHP raporuna göre, PKK'nın kaçırdığı 121 kişiden 90'ı PKK tarafından serbest bırakıldı, 3'ü kaçarak kurtuldu, 2'si ölü olarak bulundu. 26 kişinin akibeti ise belli değil.

Bölgede kaçırılan PKK'nın elindeki 26 kişinin 8'i kamu görevlisi. (14öğretmen) 13 korucu, 9 asker, 5 muhtar, 1 kaymakam adayı, 1 polis, 1 mühendis, 1 avukat, 1 sağlık teknisyeni)

Diğer kaçırılanların 27'sinin işçi, 19'unun köylü, 10'unun sürücü, 6'sının çocuk 5'inin teknisyen, 2'sinin Ak Parti ilçe Başkanı, 3'ünün işadamı, 2'sinin vatandaş, birinin İngiliz turist olduğu vurgulandı.
26 kişini 8'i Diyarbakır, 8'i Hakkari, 6'sı Van, 3'ü Şırnak, 1'i de (Aygün'den önce) Tunceli'de kaçırıldı.

26 kişinin alıkonuldukları süre: 2'si 13 ay, 3'ü 12 ay, 1'i 11 ay, 1'i 10 ay, 5'i 8 ay, 2'si 2 ay, 7'si 1 aydır. Beş kişi son bir hafta içinde kaçırıldı.
PKK son iki yılda kaçırma eylemlerini artırarak, ülke gündemi belirlemeye çalışıyor.
 
Diyarbakır çevre ilçelerinden kaçırılanlar ise özetle şöyle;
26 Mayıs 2011'de ise Diyarbakır-Bingöl karayolunda Hazro Belediye Başkanı'nın oğlu ve aynı zamanda AKP İlçe 2. Başkanı Fuat Mehmetoğlu'nun arabası yakılmış ve kendisi kaçırılmış, 21 Haziran 2011'de serbest bırakılmıştır.

Benzer bir olay bu Mayıs'ta AK Parti Kulp İlçe Başkanı Veysel Çelik'in başına geldi oda kaçırılıp serbest bırakıldı.

Geçen yıl 10 Temmuz'da PKK'lı bir grup Lice-Bingöl karayolunu kesip astsubay Abdullah Söpçeler, uzman çavuş Zihni Koç ve sağlık memuru A.Turhan Uz'u kaçırmıştı.Ardından Sağıl Teknisyeni Aytekin Uz serbest bırakılmıştı.
 
6 Ağustos 2012'de Lice-Bingöl karayolu Tuzla köyü yakınlarında yol kesen PKK'lılar askerler Ramazan Başaran, Hadi İzli ve Reşat Çeçan'ı kaçırdı.
 
22 Mayıs 2012 (Lice'de 1'i kadın 10 köylünün kaçırılması. Serbest bırakıldılar.)
Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Bayırlı Köyü'nde PKK tarafından kaçırılan 10 köylü,
27 Mayıs günü serbest bırakıldı

2 Haziran 2012 Bingöl- Diyarbakır karayolunun Tabantepe Mevkii'nde yol kesen teröristler Diyarbakır- Trabzon yolcu otobüsünde bulunan 1 İngiliz turisti (James Masami Miyazaki-Ross) kaçırdı. İngiliz turist, 3 Haziran 2012'de Bingöl'ün Genç İlçesi kırsal kesiminde serbest bırakıldı.

7 Haziran 2012 (Diyarbakır-Lice'de 1'i asker 3 kişinin kaçırılması. Asker serbest bırakıldı.) Diyarbakır- Bingöl karayolunun 70'inci kilometresinde Fis Ovası mevkiinde yolu kesen teröristler, Erzurum Narman'daki birliğinden hava değişimi ile Gaziantep'in Araban İlçesi'ndeki ailesinin yanına giden jandarma er Ali Sabancı ile 2 kişiyi kaçırdı. Er Sabancı, 29 Haziran 2012'de serbest bırakıldı.
 
Örgüt halen bir kaymakam adayı,Kenan Erenoğlu,  üç asker ve bir polisi elinde rehin tutuyor
 
Raporlar ve resmi kayıtlarda Diyarbakır'da yaşanan kaçırılma olayları  böyle ise gayrı resmi kayıtları ne olduğu ise meçhul?
 
Yazımı CHP'li levent Gök ve BDP'li Sırrı Sakık'ın sözleriyle bitirmek istiyorum, her iki açıklama da hem oldukça dramatik, hem de ders niteliğinde.

Levent Gök şöyle diyor; "Bir milletvekilinin dahi güvenliğinin sağlanamadığı bir ortamda, Türkiye'de yaşayan milyonlarca insanımızın, ne can güvenliğinin kaldığı nede seyahat özgürlüğünün kaldığından söz etmemiz mümkündür"

Sırrı Sakık'ın açıklaması ise çok üzücü. Şöyle diyor Sakık; ""Üzgünüz olup bitenlerden. Hüseyin Aygün'le hayata aynı pencereden bakmıyoruz ama üzgünüz. Umuyoruz ve diliyoruz ki, bir an önce özgürlüğüne kavuşsun..."
 
"Aynı pencereden bakmıyoruz ama üzgünüz" Bu sözlerle Sakık, kendisinin de sıklıkla tekrarladığı, farklı düşüncelerin özgürlük ve zenginlik olduğu, sözlerine ne kadar yabancı olduğunu gösteriyor.
 
Hepimizin önünde uzun ince bir yol ve gidecek çok mesafe var...

Bu yazı toplam 12695 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT