1. YAZARLAR

  2. Ramazan TOPRAK

  3. Meselâ dedik..
Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Meselâ dedik..

A+A-

Demokrasi, Yunanca'dan gelir,
Demos-halk ve kratos-idare'den..
Sözlük/lügât anlamı belli, halk idaresi demek..
Terim/ıstılâhî anlamını en basitiyle ifade edelim:
"Nasıl yönetilir?" sorusunun cevabıdır, demokrasi..
Buna göre.. nasıl yönetiliyoruz?
İyi mi, kötü mü, ehh işte mi..?
Demokrasiyle ne kadar ilintili, bağlantılı, orantılı?
Bu sorulara cevabınız karşı sorularla mı dolu?
Hiç de iyimser değil misiniz? O takdirde,
"Biz de meselâ deyiverir, çıkarız işin içinden"
Diyenler, işin içinden çıkabilirler mi bu kadar kolayca..
Hemencecik başkaca bir çözüm adresi göstererek,
Sorunları oraya havâle ediverince iş biter mi?

Cumhuriyet, Arapça'dan gelir..
Sözlük/lügât anlamı, toplum demek, çoğunluk demek..
Terim/ıstılâhî anlamı, çoğunluğun rejimi demek..
Toplumun seçtiği temsilcileriyle
Yönetimi belirlediği, şekillendirdiği rejim demek..
En iyi anlatan ifade, "kim yönetir?" sorusunun cevabıdır..

Gerçeğinde hâl böyle iken, sözde böyle iken,
Özde halk, toplum bu rejimin neresinde mi dediniz?
Bu konuda yoğun ve ciddi endişeleriniz mi var?
Sizi temsil  edenleri seçer gibi göründüğünüz halde,
Aslında sizin değil başkalarının seçtiğini mi düşünüyorsunuz?
Aslında şekillendirir, yönetir gibi göründüğünüz halde,
Gerçek durumun hiç de öyle olmadığını mı düşünenlerdensiniz?
Yönetenlerin yönetilenlere,
Kaf dağının tepesindeymişçesine baktıklarına..
Kendilerini oraya taşıyanlara burun kıvırdıklarına..
Varlık nedenlerini unutup başka nedenlere sarıldıklarına inanan..
Artık hiç de kaale alınmadığınıza.. yalnızca
Mecburiyet dönemlerinde pardon seçim dönemlerinde
Kaale alınıyor gibi yapılıp akabinde bi'sonrakine kadar
Unutulduğunuzu mu düşünenlerdensiniz..?
Rejimin, söylenenlerle hiç de uyuşmayacak şekilde işlediği,
İşletildiğini mi düşünenlerdensiniz? Kısaca, sizler de
İşletildiğinizi düşünüp iyimser olamayanlardan mısınız?
Böyle düşünenleri ciddiye almayıp es geçme adına
"Biz de meselâ demiştik, zaten" diyenlere
Şaka gibi gelse de ciddi bir uyarı yapalım:
"Dikkat! Dip dalgalar geliyor!"

Hukuk felsefesinde, rejimlerden ziyade
Rejimin, sistemin mantığı, mentalitesi, özü önemli..
Gelişmişlik ile gelişmemişlik arasındaki ince çizgi burada..
Az gelişmişlik veya geri kalmışlık göstergesi,
İşin, sistemin lâfızlarıyla oyalanma, lâflarıyla oyalama..
İşin, sistemin aslı-esasına gelindiğinde, özüne gelindiğinde,
Foyası da çıkar, boyası da çıkar,
Hiçbir derinliği, birikimi, çözüm zenginliği olmayanların..
Birkaç berrak yudum sonrası tortu gelmeye başlar,
Devam edemezsiniz içmeye, içiniz almaz..
Oysa hakiki bir kaynak öyle mi?
İçtikçe altından daha minerallisi, daha vitaminlisi gelir,
Arı-durusu gelir geriden, doyamazsınız içmeye..

Sorunlar karşısında çözümsüz kalanlar
Bütün suçu yasalara, sisteme yıkıyorsa
Çok da fazla kulak vermemeli böylelerine..
Elbette bunların da belli ölçüde payı var, ancak
Sorunun büyüğü rejimde, sistemde değil,
Sorunun büyüğü çözümsüz ve çaresiz kalanlarda..
Suçun büyüğü sorunların kaynağını, çözümlerin adresini
Kendilerinde değil de
Yasalarda, rejimlerde, sistemlerde arayanlarda..

Uzakdoğu atasözüdür,
"Yöneten iyi, kanuna ne gerek var!
Yöneten kötü, yine kanuna ne gerek var!"
Bir diğer özlü söz:
"İyi yasalar kötü yöneticiler elinde kötü sonuç verir,
Kötü yasalar iyi yöneticiler elinde iyi sonuç verir"
Sözü ne kadar döndürüp dolaştırsanız da, gelinecek nokta bu..
Sözün kısası ve özü:
Sorunların kaynağı da, çözümlerin adresi de
Yöneticilerin "yeterli" ya da "yetersiz" olmasında düğümlenir..
Düğümü çözmenin adresi ise
Yetersizleri çözme konumundaki "bilinçli toplum"..

Şimdi başa dönelim..
Sorunların kaynağını görme yeterliliği bulunmadığı gibi
Çözümlerde de adres ve yeterliliği olmayanların,
Konuların, sorunların öz'leri konusunda
Daha çok çözüm mü üreteceklerine, yoksa
Daha çok sorun mu üreteceklerine siz karar verin..
*
Yasalar, yas'lar değil çözümler/sevinçler üretmeli..!

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT