1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. Meclisteki Son Tartışma
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Meclisteki Son Tartışma

A+A-

     Son meclis tartışmasında Adalet ve Kalkınma Partisiyle Milliyetçi Hareket Partisi arasında geçen olay üzerinde durulması gereken bir konu.


     Birinci konu bana göre daha vahim bir konudur, yani Peygamberlik konusu, aslında Milliyetçi Hareket Partisini hiç ilgilendirmeyecek bir konu, ama Adalet ve Kalkınma partisi açısından bakıldığında gerçekten vahim bir konu olduğu inancındayım.


     Şundan çok eminim ki Sayın Başbakanın kesinlikle böylesi itikadı bir konuda asla müsamaha göstermeyeceğidir ve böylesi saçmalığa asla müsaade etmeyeceğidir. Ancak söz konusu sözü söyleyen insan alelade bir parti üyesi değildir. İl başkanlığı yapmış ve yerel seçimlerde İl Genel Meclisi Üyeliğine iki defa seçilmiş bir üst düzey partilidir. İl başkanı olmanın kriterlerini sorgulamak da ayrı bir konu olmalıdır, çünkü bir il başkanı il teşkilatının en üst merciinde partiyi temsil eden kişidir.


     Bu insanın böyle pervasızca konuşmasını sağlayan şartlar nelerdir ona bakmak lazımdır. Bu insan, itikadi konuda herhangi bir sapması olmayan ve olması da mümkün görünmeyen Parti Genel Başkanı için, bizim için ikinci bir peygamber gibidir, sözünü kullanmış olmasının arka planını irdelemek gerekir diye düşünüyorum. Bunu irdelemesi gereken de elbette Adalet ve Kalkınma partisi olmalıdır, biz nerde yanlış yaptık da, il başkanı düzeyindeki bir insan Genel başkanını Peygamber düzeyine yükseltmektedir. İkinci Peygamber gibi görebilmektedir. Bunu söyleyen insanın içini bilemiyoruz, ancak zahiren sapkınlık içinde olduğu aşikârdır.


     Adalet ve Kalkınma Partisi dönüp kendi teşkilatını çek etmesi gerekir, bu düşüncede olan başka birileri var mıdır diye, bu türden yaklaşanların arka planın da ne vardır diye, hangi haleti ruhiye ile bu şekilde bir ifade kullanılmıştır, izahı mümkün değil.


     Konu daha önce de gündeme geldiği halde, merkez teşkilatı niçin o zaman istifasını istememiş veya ihraç talebinde bulunmamıştır. Unutulmamalıdır ki bir şeye karşı aşırı bağlılık o şeye karşı insanı sağır kör ve dilsiz yapar. Sağır kör ve dilsiz olacak düzeyde bağlanılan şey ise müridin şeyhine olan bağlılığı mesabesindedir.


     İnsanı olduğunun üzerinde bir değerle kutsadığınız zaman, ona iyilik değil kötülük yapmış olursunuz. Derler ya” şeyh uçmaz, müridi uçurur “diye, İnanmış bir mümin olan Başbakan’a verilen bir kutsiyet, ona  ve söyleyene kötülükten başka bir şey getirmez. Peygamberimiz Hz. Muhammed(S.AV.) birçok hadisinde kul olduğunun üzerine vurgu yaparak, Hıristiyanların içine düştüğü(Baba-Oğul ve Kutsal ruh üçlemesi) hataya düşmemeleri için ümmetini ve insanlığı uyarmıştır. 

     Selam ve Saygılarımla  
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT