1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Kürtleri mi kandırıyorsunuz, kendinizi mi...
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kürtleri mi kandırıyorsunuz, kendinizi mi...

A+A-

 

Gerçek miydi,
yoksa danışıklı bir dövüş mü  
bilmem ama 
Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in
“dağda ölene ağlamayan
insan değildir” sözleri,
barışa giden önemli kilometre taşlarından
biri olarak anılacaktır
tarihte.
“Ne var bunda,
alt tarafı bir cümle” deyip de,
geçemezsiniz.
Bu sözün üst tarafı da 
ortası da söylendiği an itibari ile
üstelik de bir emniyetçinin ağzından,
altı çizilecek kadar
önemlidir.
Bilen bilir,
bilmeyene bizim sözümüz.
Bu ülke evlatlarının 
içinde öldükleri üniformadan 
daha önemli olan
bu toprağın çocukları olmalarıdır.
Aynı Kürt çocuğu askerde ölürse “şehit”,
dağda ölürse “leş” diye anılırsa,
bölge halkıyla barışmanın
kolay olmadığını 
yıllardır görmekteyiz.
Daha önceki açılımın
çok küçük bir provası bu sanki.
O zaman da
“iyi şeyler oluyor” diye sevinmiştik
ama ardından 
hükümetin gizli ortağı MHP
ve CHP'nin ulusalcı tarafı
öyle bir tepki göstermişti ki,
eskisinden daha kötü olmuştu her şey.
Şimdi de Recep Güven'in sözlerini
önce “takdirle karşıladığını” söyleyen Bülent Arınç,
Başbakan Erdoğan yine aynı güçler
ve milliyetçi oyların kaybından korkarak
emniyet müdürüne “fırça atınca”,
aynı Arınç, Başbakan'ı haklı buldu. 
“Ne şiş yandı,
ne kebap yandı” diye düşünüyorsa
AKP kurmayları,
yanılıyorlar. 
Kürt sorununda gelinen nokta
on yıl öncekinden 
çok farklıdır.
Kürtlerin iki güzel lafa 
kanma dönemi
bitmiştir. 
Ama “olsun, kamuoyunu dört beş gün daha
meşgul ettik” diye mutluysanız,
hükümet olarak başarmışsınızdır.
Ok yaydan çıktı bir kere.
İnsanlara verilmesi gereken 
demokratik haklar,
direne direne verilirse,
direnenler bunu zafer ilan ederler.
KCK Davaları'nda ana dillerini 
kullanmak isteyen tutuklulara,
artık izin verileceği düşünülürse,
hasıl olan amaçtan 
hükümet değil, 
bu konuda diretenler prim sağlayacaktır.
Benim anlamadığım 
akaryakıta, doğalgaza gelen zamlar konusunda
ne sokaktaki vatandaşın
ne de muhalefetin tepkisine 
aldıran hükümet,
Kürt sorununun çözümünde
neden bir adım ileri gidip
üç adım geri gelmektedir.
Halkın oylarını 
cebindeki para etkilemiyor da,
bu konu mu etkiliyor?
Müslüman âleminin liderliğine soyunmak,
konu komşuyla olur olmaz
kavgalar çıkartıp, savaşın eşiğine getirmek yerine
enerjisini barışa verseydi
bu Meclis ve Hükümet
bu iş çoktan biterdi. 
Bilmem kaçıncı kez
anlaşılmış olmalı ki,
bu sorun ne demeçlerle
ne hamasi nutuklarla
çözülebiliyor işte. 
Bu kafayla devam ederseniz
ve şehit aileleri 
“vatan sağ olsun” diye haykırınca
ne kadar yüce bir millet olduğumuzla övünür,
kısa süreli mutluluklar yaşarsınız
belki ama
barış için son şanslar tıkanıyor,
süreniz azalıyor beyler,
bilesiniz.
Bu yazı toplam 9675 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT